DHBT Dersleri-151″Satanizm”

Sınav Defteri
Temmuz 11, 2020

Yahudi-Hristiyan geleneğine, özellikle de Hristiyanlığa karşı
başlatılan bir reaksiyonun adı olan Satanizme “Modern Protesto Hareketi” de denilebilir. Bugün geldiği nokta itibarıyla, başta Hristiyanlık olmak üzere, bütün dinlere ve dinlerin ortaya koymuş olduğu kutsal
değerlere karşı bir başkaldırışı temsil etmektedir. Bu itibarla Satanizm,
muhalefet ve başkaldırıya esas alarak, dinin ve dini olan her şeyin karşısında dolayısıyla Tanrının karşısında olanın yani şeytanın ve onun
temsil ettiği şeylerin yanında yer alma hareketidir. Aynı zamanda Satanizm’in özünde dini veya dünyevi hiçbir kanun ve kural tanımamak
da vardır.
Satanizm’in tarihi kimi bakış açılarına göre Orta çağa kadar götürülür. Hristiyan din adamları, özellikle günahkarları devamlı olarak şeytanla korkutmuşlar ve günah işlemeye devam etmeleri halinde şeytanın
onların ruhuna hakim olacağı düşüncesini yaymaya çalışmışlardır. Hristiyan din adamlarının bu tür tutum ve davranışları insanlardan bir kısmının -sırf bir tepki sonucu olarak- şeytanın yanında daha çok yer almasına sebep olmuş ve böylece şeytan adeta kahramanlaştırılmış ve zaman içerisinde pek çok şeytan yanlısı grup ortaya çıkmıştır. Fakat bunların günümüzde yeni çağ akımları/kültleri arasında görülen modern Satanizm’le doğrudan bir ilgisi yoktur.
A. Anton Szander LaVey
Günümüz Satanist anlayışını önemli ölçüde yansıtan Modern Satanizm hareketi 1960’larda ABD’ de başlamıştır. Bu hareketin kurucusu Anton Szander LaVey 0930-1997), 1966’da San Fransisko’da “Şeytanın Kilisesi”ni kurmuş ve onun baş rahibi olmuştur. Mensupları arasında “Kara
Papa” olarak da bilinen La Vey, kendisini böyle organize bir topluluk
meydana getirmeye sevk eden gerekçeyi de şöyle açıklamıştır:
Ben, cumartesi gecesi alem yaparken yarı çıplak vaziyette
dans eden kızların arkasından şehvet düşkünlüğü gösteren
bazı kimseleri, pazar sabahı aileleri ve çocukları ile birlikte kilise mahfillerinde oturmuş Tanrı’nın kendilerini bağışlamasını
ve onları şehevi arzulardan temizlemesini isterken; yine bir
sonraki cumartesi gecesi alemde ve diğer bazı eğlence yerlerinde tekrar eski hallerine döndüklerini görüyordum. İşte o
zaman Hıristiyan Kilisesinin insanları ikiyüzlülüğe sevk ettiğini ve insanın şehevi yapısının ortaya çıkabileceğini ve bu noktada, insan ne kadar temizlenirse temizlensin veya insan, kendisine doğru yolu gösteren ve onun kurtuluşunu esas alan herhangi bir din tarafından ne kadar kamçılanırsa kamçılansın, hiç önemli olmadığını anladım.
Anlaşılacağı gibi LaVey, Hıristiyanlığın ve onun Yahudilik’ten
devraldığı mirasın antitezi olarak hizmet edecek bir din oluşturmaya
teşebbüs etmiştir. Aslında LaVey’in böyle bir hareketi başlatmaktaki
amacı özel olarak Hıristiyanlığa fakat genelde bütün dinlere karşı, “insanlık dini, beden dini” gibi isimler de verilen “alternatif bir din” ortaya koymaktır.
B. Temel Özellikleri
a. Dokuz İlke ve Yirmi Bir Amaç
Satanizm’in, LaVey tarafından oluşturulan ve bir anlamda şeytanı
tanıtan dokuz ilkesine göre şeytan:
1. Yasak yerine müsamahayı temsil eder.
2. Dinsel hayaller ve boş umutlar yerine canlı varlığı temsil eder.
3. İkiyüzlü bir şekilde kendini aldatma yerine saf hikmeti temsll
eder.
4. Nankör kimselere boş yere gösterilen sevgi yerine, onu hak
edenlere karşı şefkat ve sevecenliği temsil eder.
5. Öbür yanağını çevirme yerine intikam almayı temsil eder.
6. Ruhsal vampirlere ilgi yerine, sorumluya karşı sorumluluğu
temsil eder.
7. İnsanı, tamamen başka bir hayvan gibi -bazen daha iyi, çoğu
kere de dört ayak üzerinde yürüyenlerden daha kötü olarak- temsil
eder. Çünkü insan, “Tanrı tarafından kendisine bahşedilen ruhi ve akli
gelişme ile” tüm hayvanların en kötüsü olmuştur.
8. Hepsi de fiziki, zihni veya heyecan uyandıran zevke götürdüğünden, tüm sözde günahları temsil eder.
9. Tüm bu yıllar boyunca onu işlerlikte tuttuğu için, kilisenin (şeytana uyanlar cemaatinin) en iyi arkadaşı olmuştur.
Satanizm’in, Order of Nine Angels (ONA) ekolüne ait olduğu belirtilen yirmi bir hedefi de şöyledir:

1. Acınacak şeye veya güçsüzlüğe saygı duyma, çünkü onlar güçlüyü hasta yapan bir hastalıktır.
2. Daima kendi gücünü test et, çünkü başarı gücün içinde yatar.
3. Mutluluğu galibiyette ara, fakat asla barışta arama.
4. Kısa süreli bir dinlenmeden yararlanmak, uzun süreli olandan
daha iyidir.
5. İnsanlara bir orakçı gibi yaklaş, çünkü bu şekilde sen tohum
ekeceksin.
6. Hiçbir şeyi ölümüne dayanamayacağın kadar sevme.
7. Kum üzerine değil, bilakis kaya üzerine bina inşa et ve bugün
veya yarın için değil, daha uzun süre için plan yap.
8. Daha fazlası için çalış, çünkü fetih hiçbir zaman tamamlanmamıştır.
9. Ve boyun eğmek, teslim olmaktansa ölümü göze al, öl.
10. Sanat eserlerini değil fakat ölüm kılıçlarını taklit et, çünkü büyük sanat onda yatar.
11. Kendini, yine kendinin üzerine yükseltmeyi öğren, böylece
her şeyin üstesinden gelirsin.
12. Yaşayanların kanı, yeni yetişenlerin tohumu için iyi gübre olur.
13. Kafataslarının en yüksek piramidi üstünde duran kimse daha
öteleri görebilir.
14. Sevgiyi bertaraf etme, bilakis onu bir sahtekar gibi ele al, fakat
daima doğru ol.
15. Büyük olan her şey acı (keder) üzerine bina edilmiştir.
16. Sadece ileriye değil, fakat yukarıya doğru da çalış, çünkü büyüklük en yücede yatar.
17. Kırıp bozan ve aynı zamanda yeniden meydana getiren taze
güçlü bir fırtına gibi ol.
18. Bırak hayat sevgisi bir amaç olsun, fakat senin en büyük amacın büyüklük olsun.
19. İnsanoğlu dışında hiçbir şey güzel değildir; fakat hepsinin en
güzeli kadındır.

20. Tüm kuruntu ve yalanları bir tarafa bırak, çünkü onlar gücü
engeller.
21. Öldürmeyen kimse daha güçlü yapar.

b. Tanrı ve Şeytan
Satanistler inanç, düşünce ve tanrı anlayışı bakımından üç gruba
ayrılabilir: Bazı Satanistler, Yahudi ve Hıristiyan geleneğindeki şeytanı,
bu dünyanın gerçek tanrısı, hayat gücü ve ‘sağlıklı’ doğal içgüdülerle
aynı anlama sahip bir varlık; Tanrı’yı ise insan doğasını ve bedeni zararlı bir şekilde baskı altında tutmayı teşvik eden kötü bir varlık olarak görmektedir. LaVey’in temsil ettiği en ‘liberal’ Satanizm kanadına göre Satanistlere ait tüm sembolik sistem, insanların kendi dünyevi ve maddi
yönlerini suçluluk hissine kapılmadan kabul etmelerine yardım eden
bir mit ve ritüelden çok farklı değildir. Diğer gruba göre şeytan kötülüğün prensidir; bu grup şeytan uğruna şeytanı kabul etmekte ve ölümden sonra onun karanlık ülkesinde ödüllendirilmeyi ummaktadır.
Anlaşılacağı gibi, LaVey’in temsil ettiği Satanizm tanrıtanımaz (ateist) bir anlayış üzerine bina edilmiştir. Ona göre Tanrı tamamen insan
uydurmasıdır. LaVey, Tanrı hakkındaki görüş ve düşüncelerini şu sözleriyle açıklamıştır:
Tanrı düşüncesi, insan tarafından yorumlandığı şekliyle, asırlar boyunca o kadar değişmiştir ki Satanist, kendisine en uygun gelen tanımı basitçe kabul eder. İnsan, kendi tanrılarının
onu yaratması yerine, daima o kendi tanrılarını yaratmıştır.
Tanrı bazılarına göre iyi kalpli, diğerlerine göre de korkunçtur.
Sataniste göre tanrı, ona hangi adla hitap edilirse edilsin veya
tamamen isimsiz olarak çağrılsın, tabiatta dengeleyici faktör
olarak görülür. Bu, evrene nüfuz eden ve dengeleyen etkili
güç, yaşadığımız toprak küresi üzerindeki et ve kandan oluşan
yaratıkların mutluluk veya ıstırabı konusunda dikkat edemeyecek kadar kişisel olmaktan çok aktır.
LaVey, yine mensuplarına en yapmış olduğu bir konuşmasında, tanrı hakkındaki düşüncesini daha açık ve net olarak şu şekilde
ifade etmiştir:Her şeyden önce dürüst olalım. Tanrı diye bir şey yoktur. İnsanın kaderi konusunda hüküm verecek veya lanet okuyacak
hiçbir ilah da yoktur. Sizi kurtaracak tanrı siz kendiniz olabilirisiniz. Bu ‘Yeryüzü’ dışında cennet veya cehennem de yoktur.
Yalnız bir kurtarıcı vardır. O da sizin kendi aklınız, bedeniniz
ve ruhunuzdur. Şeytani asır üzerimize gelip çatmıştır. Bunu
kabul edin, onun avantajından yararlanın ve “Yaşayın” ki kötü
olan geçmişte kalmıştır.
LaVey’e göre “bütün ruhi karakterli dinler de insan uydurmasıdır.”
Dolayısıyla Satanizm’in mensuplarına göre tanrı diye bir varlık olmadığı
gibi, bu dünya hayatının dışında bir hayat, cennet veya cehennem de
yoktur.
LaVey, şeytan konusundaki görüş ve düşüncelerini de şöyle açıklamaktadır:
Şeytan ve onun işleri uzun bir zaman dilimi içinde pek çok şekil almıştır. Son zamanlara kadar Katoliklere göre Protestanlar,
Protestanlara göre de Katolikler şeytandı. Her ikisine göre de
Yahudiler şeytandı. Keza Doğuluya göre Batılı bir şeytandı. İnsanın, başkalarını kötüleyerek kendisini yüceltme şeklindeki
kötü alışkanlığı uygunsuz bir fenomen olmakla birlikte, açıkçası onun duygusal mutluluğu için yine de gereklidir. Bu davranış usulleri gücünü kaybetmiş olmasına rağmen, hakikatte
herkese göre bir grup, kötünün somut örneğini temsil eder.
Ancak, bir kimse, başka birisinin kendisini hatalı, kötü veya
dünya işlerinde bir amaç için kullanılabilir olarak kabul ettiğini düşünse bile böyle bir düşünce çabucak zihinden çıkarılıp
atılır. “Kötü adam” damgasını taşımayı çok az kimse ister. Fakat durun! Bizler tarihte, kötü adamın sürekli olarak kahramanlaştığı yegane dönemlerden birini yaşıyoruz. Kahraman
karşıtlığı kültü, başkaldıranı ve kötülük edeni yüceltmiştir.
Yine LaVey’e göre ‘şeytan’ kelimesi Hıristiyanlık’tan önce çok kötü bir anlama sahip olmamıştı. Dolayısıyla ona ve ona tabi olanlara göre
şeytan, kırmızı bir kıyafete bürünmüş, boynuzları ve kuyruğu olan ve
günahkar insanları dürtmek üzere elinde saman tırmığı tutan klişeleşmiş bir yaratık olmayıp insanların, içyüzünü kavramaya henüz yeni başladıkları karanlık güçlerdir. Aynı zamanda şeytan, dünyevi işlerin işleyişinden sorumlu olan, fakat bilimin ve dinin herhangi bir izahını yapamadığı, tabiatta gizli karanlık güçten başka bir şey değildir. LaVey’in anladığı şeytan, “ilerleme ruhu, medeniyetin gelişmesine ve insanlığın
ilerlemesine katkıda bulunan tüm büyük hareketlerin telkin edicisidir.
O, özgürlüğe götüren isyanın ruhu, özgürlüğe kavuşturan bütün sapıklıkların somut örneğidir”.
Pek çok Satanist de şeytanı, çatal tırnakları, dikenli kuyruğu ve
boynuzları olan antropomorfik bir varlık olarak kabul etmez. O sadece
bir tabiat gücünü; hiçbir dinin karanlıktan çıkaramadığı için o şekilde
isimlendirilmiş olan karanlık gücü temsil eder. Bu güç için teknik terminoloji kullanmaya bilimin gücü yetmemiştir. O, baglantı kurulamamış bir
haznedir. Satanistler bu bilinmeyene ‘şeytan’ demeyi tercih etmişlerdir.
Şeytan, tanrı, yarı tanrı, şahsi kurtarıcı veya ona ne denilirse denilsin, yeryüzündeki her dinin kurucuları tarafından sadece insanın yeryüzündeki
güya kötü fiil ve davranışlarına nezaret etmesi için icat edilmiştir. Görüldüğü gibi Satanistler, şeytanın kendisinden ziyade onun “başkaldırı, isyan ve meydan okuma” gibi bazı özelliklerini benimsemiş ve bu özelliklerinden dolayı onu kendilerine bir sembol olarak seçmişlerdir.
C. Belli Başlı Satanist Gruplar
Belli başlı Satanist gruplar arasında Geleneksel Satanizm, Hellfire
Clup, Left Hand Patlı, Sinister Patlı, Order of Nine Angels (ONA), Modern Satanizm, Temple of Set ve benzeri örgütler yer almaktadır.
Geleneksel Satanizm, Hıristiyanlığın şeytan anlayışı, inanç esasları, bazı ibadet ve ayinleri, ahlak ve felsefesi, hayat ve dünya görüşü esas
alınarak onların üzerine bina edilen, fakat tamamen Hıristiyanlık karşıtı
bir görüş ve düşünceye sahip bulunan bir grubun temsil ettiği anlayıştır.
Geleneksel Satanistlere göre Satanizm, gerçek şahsi tehlikeyi göze almayı gerektiren bir maceradır. Üyeliğe yeni kabul edilen bireyler bu
macerada kendilerini psişik, akli ve ruhi yönden, kapasitelerinin son sınırına ve hatta ötesine götürecek gerçek “meydan okuma”ları kabul
ederler. İlk başlarda bu macera, bireylerin ‘gizli’ ve ‘karanlık’ (bilinme-
;
yen) yanlarını keşfetmelerini ve ayrıca ‘esrarlı’ ve büyü ilgili tören ve
ayinlere açıktan katılmalarını gerektirir.
Geleneksel Satanistlere göre Satanizm’in amacı, her şeyden önce
gururlu, güçlü, karakterli, anlayışlı bireyler oluşturmaktır. Oluşturulan bu bireyler, çoğunluğun ötesine geçer ve böylece daha yüksek bir sınıfı
teşkil ederler. Gerçek Satanist gruplar boyun eğen, itaat eden, çökmüş,
zayıf iradeli müntesipler istemez, öylelerinin peşine de düşmezler. Onlar seçkin, önceki kimlik ve kişiliğinden tamamen sıyrılmış, hiçbir kanun ve kural tanımayan yepyeni bireyler oluşturmaya çalışırlar. Yine
Geleneksel Satanistlere göre Satanist, gerçek hayata katılmak suretiyle
amaçlarını gerçekleştirir, üstünlük ölçülerini, başkalarının çoğu kere
geçmeye can attığı mevkii meydana getirir. Hakiki Satanist, gerçek hayatta, bir ‘canavar’ (yırtıcı hayvan) veya ‘katiller’ , ‘savaşçılar’ , ‘kanun kaçakçıları’ gibi olmalıdır.
D. Şeytana Tapınma Ayini: Black Mass
Satanistler tarafından şeytana tapınma adı altında icra edilen
Black Mass, aslı itibarıyla, Roma Katolik Kilisesinde, ölmüş kimselerin
hatırasına düzenlenen ayine verilen isimdir. Ayinde siyah elbiseler giyildiği için ona bu isim verilmiştir. Aynı zamanda Roma Katolik Ayini olan
Mass’ın Satanistler tarafından inkarcı bir tutum içerisinde ve alaycı bir
tarzda taklidine de Black Mass denilmiştir. “Şeytan’a Tapınma Ayini” diye de ifade edilen Black Mass, Roma Katoliklerinde “Ekmek-Şarap Ayini” olarak bilinen “Mass”a alternatif olarak düzenlenen bir ayindir. Ayinde kullanılan unsurlar ve din1 kavramlar tamamen Hıristiyanlık’taki
Mass’tan alınmış, fakat aslından ve kutlanış amacından saptırılarak inkarcı ve hakaret içeren bir tutum içerisinde uygulamaya konulmuştur.
Özellikle ayinde lsa’nın ve Tanrı’nın isminin geçtiği yerlere, bu isimler
çıkarılarak şeytanın ismi konulmuştur. Bu ayinde, Hıristiyanlıktaki tüm
semboller ve dini merasim tersine çevrilmiştir. Ayinde icra edilen Mass
kurbanı da, Tanrı yerine şeytana sunulmaktadır.
E. Satanik Semboller
Satanistler tarafından kullanılan sembollerin başında, çok eski bir
geçmişe sahip olan ve değişik zamanlarda farklı gruplar tarafından şeytanı temsil etmek üzere kullanılan, “Satanik keçi sureti” diye de nitelendirilen ve genellikle bir keçi başıyla temsil edilen Baphomet’in sureti
gelmektedir. Bu suretin, keçinin üretken verimliliği yanında, tabiatta
mevcut olan “karanlık güçleri” temsil ettiği de söylenmiştir. Buna aynı zamanda “Günah Keçisi” de denilmiştir. Ayrıca bu keçi suretinin, mason
localarında kullanılan keçinin aynısı olduğu da ifade edilmiştir.
Satanistler tarafından kullanılan sembollerden birisi de, ortasında
keçi başı bulunan ve ters çevrilmiş olan beş köşeli yıldızdır (pentagram). Normalde yıldızın yukarıda olan üç ve aşağıda bulunan iki ucu-
/
nun, insanın ruhsal yapısını sembolize ettiği söylenir. Fakat Satanizm,
insanın içgüdüsünün veya ruhi tabiatının aksini temsil ettiğinden, beş
köşeli yıldız, keçinin kafasına kusursuz bir şekilde uydurulmak için ters
çevrilmiştir. Böylece, yıldızın yukarıya çevrilen ve keçinin boynuzları ile
örtüşen iki ucu bazı dinlerdeki ikili anlayışı, aşağıda kalan diğer üç ucu
da inkar edilen veya ters çevrilen teslis inancını temsil eder. Aynı zamanda bir tılsım olarak kabul edilen ve keçi kafası ile sembolize edilen
Baphomet sembolü, özellikle vaftiz edilen kimseler ve bazı Satanistler
tarafından muska olarak da takılmaktadır.
Satanistler’in kullanmış olduğu sembollerden bir diğeri de ters
çevrilmiş haçtır. Haçın ters çevrilişi, Hıristiyanlık’ta dini bir sembol
olarak kullanılan ve başta İsa’nın, insanları ezeli günahlarından kurtarmak üzere kendisini feda etmesi olmak üzere pek çok anlama gelen haçın ve onun etrafında oluşan inanç ve telakkilerin reddedilişi
anlamına gelmektedir. Satanist ayinlerinde giyilen elbise yakılan
mumlar ve benzeri eşyalarda özellikle tercih edilen siyah rengin de tabiatta mevcut olan “Karanlık Güçler”i temsil ettiğine inanılmaktadır.
Siyah rengin bu önemi sebebiyle Satanistler genellikle siyah kot, siyah
tişört vs. giymektedirler.
Batı’da Satanizm’in yayılmasında “Şeytan Kilisesi” gibi isimler altında faaliyet gösteren Satanik gruplar ve internet siteleri başta gelmektedir. Bunun yanında LaVey gibi Satanizm’in önde gelen isimlerinin Satanizm’in inanç ve felsefesini oluşturan kitaplarının da Satanizm’in yayılmasında önemli ölçüde rolü vardır. Ayrıca bazı Satani gruplar “Not
Like Most”, “The Raven”, “The Cloven Hoof”, “The Black Flame”, “Diabolica”, “Azazel”, “Canada’s Satanic Forum” gibi aylık ve yıllık dergiler
yayımlamaktadırlar. Müzik CD ve kasetleri de Satanizm’in propagandasında kullanılmaktadır. Özellikle Satanik Black Metal orkestraları tarafından yapılan müzik parçaları gençleri Satanizm’e çekmede birer tuzak
görevi yapmaktadır. Suicide Song ve Iyric gibi müzik türleri ile de şeytana ve şeytani güçlere dua edilmektedir.

DHBT
22 Kasım 2020 Pazar
ÜYELİK

Üye OlŞifremi Unuttum

2018 YILI 9500 KUR’AN KURSU ÖĞRETİCİSİ, İMAM HATİP VE MÜEZZİN KAYYIM ALIMI TABAN PUANLARI 2018 Yılı 9500 Kur’an Kursu Öğreticisi, İmam Hatip ve Müezz... Devamı

Tüm hepsinde aşağıda verilen şekilde ki gibi olacaktır.   KPSS Genel Yetenek : %15 KPSS Genel Kültür : %15   DHBT 1 : %30   DHBT 2 : %40   Ortaöğreti... Devamı

Merakla beklenen 2018 DHBT sınavı 09. Aralık Pazar günü Ösym tarafından  belirlenen sınav merkezlerinde gerçekleştirilecek. Sınav sonuçları ise 04.01... Devamı

KPSS SONUÇLARI NE ZAMAN AÇIKLANACAK? ÖSYM tarafından yapılan duyuru ile KPSS sonuçlarının açıklanma tarihi netlik kazandı. ÖSYM’nin sınav takvi... Devamı

a) DHBT, çoktan seçmeli test olarak uygulanacaktır. b) DHBT’nin ilk bölümü (DHBT-1) temel din bilgisisorularından oluşacaktır ve tüm öğrenim düzeyler... Devamı

Tüm hepsinde aşağıda verilen şekilde ki gibi olacaktır.   KPSS Genel Yetenek : %15    Dini Haberlerim KPSS Genel Kültür : %15   DHBT 1 : %30   DHBT 2... Devamı