DHBT Dersleri-150″Sayentoloji Kilisesi”

Sınav Defteri
Temmuz 10, 2020

Sayentoloji Kilisesi (Scientology Church) ismiyle ortaya çıkan
akım, yaygın dinsel geleneklerden farklı özellikleriyle dikkati çeker. Yeni Çağ dini hareketleri (new age movements) arasında yer alan Sayentoloji, sıradan bir Hıristiyan mezhebi olmaktan öte, genel özellikleri dikkate alındığında senkretik bir akım görünümündedir.
Kavram olarak Sayentoloji (Scientology) “yeni ilim, yeni bilgi yolu” manasında kullanılmakla birlikte genel anlamda dini karakterdeki
bir cemaatin, bir mezhebin adıdır. Kavramsal kullanımına 1951’den sonra başlanmış ve tüm hayatı, ruhu, zihni problemleri içine alan bir inanç
sistemi olarak görülmüştür.Sayentoloji, taraftarlarına psikoanaliz yöntemlerle dünyada olağanüstü bir yetenek, ölüm sonrası da ebedi saadet kazandırmayı vaat eder. Amaç, Hint geleneklerinde olduğu gibi ruhu reenkarnasyondan
kurtararak, ezelde var olduğu düşünülen sınırsız üstün yeteneklerini
tekrar kazandırmaktır. Kurucusu, kendisinin Budizm’in beklenen mehdisi Maitreya olduğunu söyler.
A. Ron Hubbard
Lafeyetta Ron Hubbard, 191 1 ‘de ABD Nebraska Tilden’de Deniz
Kuvvetlerinde subay Harry Ross ve annesi Dara May’in çocukları olarak
doğar.7 Çocukluğunu on yaşına kadar büyük anne ve babasının yanında geçirir. Oğlundan uzak kalan Uzakdoğu’daki babası oğlunun eğitim
ve öğrenimdeki eksikliklerini görerek onu yanına alır ve eğitimde kaybettiği zamanı telafi ettirmeğe çalışır.8 Ancak Ron’un Uzakdoğu’da hangi okula gittiği, hangi Budist büyüklerinden nasıl ders aldığı konularında bilgi yoktur.
1930 yılı güz döneminde Üniversiteye kaydolan Ron’un üniversiteden mezuniyetine dair hiçbir kayda rastlanmaz. Geçimini sinema senaryoları ve bilimkurgu hikayeleri yazarak kazandığı anlatılır. İkinci
Dünya savaşı esnasında Güney Pasifik donanmasında görevlendirildiği,
savaşa katıldığı ve yaralandığı, kısa bir tedaviden sonra Kuzey Atlantik’e
gönderildiği, burada torpido muhrip komutanı olarak hizmet gördüğü,
ağır yaralı olarak ülkesine döndüğü, psikiyatrik tedavi gördüğü, uzun
süren tedavisi esnasında psikiyatristlerle dostluk kurduğu ve ruhsal
problemlere ilgi duyduğu söylenir.Hastane sonrası Ron, spritualist/ruhçu akımlarla daha yakından ilgilenmiş, ruh ile ilgili çağdaş görüş ve teoriler üzerinde bilgi edinmiştir. Bir süre 1946’larda ilişki kurduğu Pasado Ordo Templi Orientis” (Doğu Mabet Cemaatı) isimli spritualist bir mezhep içinde bulunmuş, mezhebin ileri gelenleriyle aynı çatı altında ikamet etmiştir. Daha
sonraları görüş ayrılığı sebebiyle cemaatten ayrılmıştır. 1948 yılında psikoterapinin yeni bir teorisini savunan Dianetics: The Original Thesis
isimli kitabını yayımlamıştır. Sayentolojinin kutsal kitabı konumundaki bu eser öyle bir yankı uyandırmıştır ki 1954 yılı Şubatında Sayentoloji
Kilisesi ( Church of Scientology) ismiyle kurulan yeni hareketin temelini
oluşturmuştur.
Sayentoloji teşkilatının lideri olan Ron, çeşitli ülkelerde hakkında
gelişen menfi hava sebebiyle, 1958 yılında teşkilat idaresini ve Sayentoloji’nin geliştirilmesiyle ilgili araştırmaları “Yetmişler” olarak isimlendirilen bir meclise bırakmış, ölümüne kadar (1986) geri planda sakin bir
hayat sürmeyi tercih etmiştir. Onun ve karısı Mary Sue’nin Sayentoloji
Mezhebinin OT11 makamı dediği uluhiyet makamında olduklarına, tanrılaştıklarına inanılır.
B. Temel Öğretileri
Sayentoloji akımının temel felsefesi Budizmde de görüldüğü üzere tefekkür ve ruhsal aydınlanmaya dayanmaktadır. Ruh ve madde kesin hatlarla ayrıştırılmakta ve kişinin mutluluğunun tekrar eden bedenlerden kurtulmasında görülmektedir.
Ron’un binlerce satırlık yazılarına oranla, uluhiyet ile ilgili sözleri
yok denecek kadar azdır. Tanrı ve insan ruhları cevher bakımından insanlarla aynı fakat makam yönünden insanlardan ayrıdır; onlar tabiatüstü alemlerde oturan varlıklardır. Sayentoloji ifadesine göre kendisine
tanrı ismi verilen varlıklar, 8. dinamiğe, “Ulu Varlık” dinamiğine, makamına ulaşan ruhlardır. Bu dinamiğe ulaşabilen her ferdi ruh, ‘tanrı’
olur. 12 Bu sebeple de Tanrı’nın veya tanrıların insanların hidayetleriyle
ve yaratılışlarıyla hiçbir ilişkisi yoktur; Tanrı’ya inanılıp inanılmamasının, ibadet edilip edilmemesinin, mutlak Tanrı’nın olup olmamasının da
bir önemi yoktur. Diğer dinlerin bahsettiği Tanrı, varsa dahi yeterince
bilinmeyen bir varlıktır. Sayıları ise pek çoktur. Sayentolojistlere göre
tanrıların da aydınlanmaya ve kurtuluşa ihtiyaçları vardır.
Hubbard, Eski Çağ din felsefelerinde izlerine rastlanan çoktanrıcı
kurtuluş öğretilerinin ıslah edicisi ve çağdaş reformcusu olduğunu söyler.
Ona göre hakikate en yakın din olan Budizm dahi, Budda’nın öğretisin den çok uzaklaşmış, hidayet rehberi olma özelliğini kaybetmiştir. Zaten
Budda da bulduğu yolun güçlüğü karşısında manen fazla ilerleyememiş,
Sayentolojide ifade edilen aydınlanma makamını biraz geçebilmiştir. ı3
Sayentolojiye göre varlığın temelini ruhlar oluşturur. Tefekkürleri
ile ruhlar ezelde maddeyi yaratmışlar ve maddeyle ilişkilerinden canlılar
dünyası meydana gelmiştir. Ruhlar bazı elektronik dalga boylarından
etkilenirler. Ruhların etkilendiği bu dalga boylarının ve yayılma yöntemlerinin ayrıntılı keşfinden sonra onları kontrol etmek ve şartlandırmak mümkün olacaktır. Ruhlar yüksek adalet duygusuna sahiptir. Onlar
kendi aralarında toplanarak cemaat teşkil edebilirle, duygusal temaslara
sevinebilirler, acı duyabilir, sakatlanabilir ve parçalanabilir. Ancak Ruhlar düşünme ve fiillerinde örnek kullanmazlar; yani bir şeyin nasıl çalıştığını, ne olacağını kendiliklerinden bilirler. Onlar aralarında kavga da
ederler ve birbirleri üzerine enerji akımları ve kütleleri fırlatırlar. ı4
a. Tenasüh ve Ruhun Dünyadaki Hayatları
Hubbard’a göre tenasüh (inkarnasyon) teorisi karmaşık bir problemdir. Hint dinlerinde görüldüğü üzere ruhun balık, yılan, kuş, insan
ve benzeri fiziki vücut sahibi bir canlı olarak doğduğu inancı, yanlış anlamalar sonunda ortaya çıkmış bir kanaattir; gerçekle ilişkisi yoktur.15
Ruh canlının hayati bir parçası olarak canlıyla birlikte doğmaz, o ancak
meydana gelmiş ve doğmuş bir canlıya hulul eder. Otomobil ve sürücüsü örneğinde olduğu gibi sürücü otomobile fabrika çıkışından sonra biner, otomobil sürücüsüyle birlikte imal edilmez $ürücü otomobilin bir parçası da değildir. Aynı şekilde ruh da vücudun bir parçası değildir.
Vücut ruhla birlikte meydana gelmez, genellikle ruh vücuda doğduktan
sonra nüfuz eder, ölünceye kadar da ondan ayrılmaz. Canlı bedende
ruh ve genetik varlık olmak üzere iki ayrı varlık bulunur.
i. Genetik Varlık
Canlılardaki genetik varlık bir taraftan fiziki vücutların şekillerini
ve karakterlerini geleceğe taşırken diğer taraftan da kalp atışlarını ve vücudun genel biyolojik ahengini düzenler. Istırapları yok etmeğe,
zevkleri arttırmağa çalışır hatta kedi, köpek ve benzeri herhangi bir hayvanın ‘aklını’ meydana getiren bir varlık olur. Ölüm esnasında da ruhun
(thetanın) fiziki vücudu terk etmesinden çok daha sonra cesetten ayrılır.
Fiziki vücudun ölümünü en sonuna kadar görür ve yaşar.
Genetik varlığın önemli özelliklerinden biri hücresel tecrübeleri
kaydetmesidir. Geçmişteki sayısız hayatlarından en son hayata kadar devam eden fiziki vücutların bütün tecrübe kayıtları onda saklanır. Şuur veya
gayri şuur halinde, aynı anda elli çeşit algıyı kaydedebilir. Bu sebeple anne
karnındaki bir cenin, dışarıda olup bitenleri de duyar. Annedeki peklik,
barsak bozuklukları, kusmalar, spor temrinleri, yüksek kan basıncı, düşük
teşebbüsleri ve benzeri her şeyi, embriyodaki genetik varlık algılar ve kaydeder. Hatta genetik varlıkta döllenme öncesi kayıtlar da yer alır. Çünkü
sperma gayet şuurludur, uzun bir yolculukla yumurtaya nasıl ulaşacağını
ve nüfuz edeceğini bilir. Onunla karışarak yeni bir muhteva olur.16
ii. Ruh
Vücudun iradesi ve ‘beni’ ise ondaki ruhtur. Ruh aslında 36,5 derecede çalışan bir karbon-oksijen makinesinin mühendisidir. Vücuttaki
mekanı, vücudun dış kısmındadır. Başın herhangi bir yerine doğrudan
doğruya temasla, akla tesir eder, yol gösterir. Ruh için en kötü yer ise
vücudun iç kısmıdır. En iyi yeri başın üst ve arka tarafıdır. İstediğine göre yerini değiştirebilir. Bedenin ölümüyle de vücudu terk eder. Sahip
olacağı bir başka beden arar.
C. Dianetics
Sayentoloji mezhebinin kültsel kısmına Ron’un verdiği bir isimdir.
Kelimeyi ‘Dia Nous’ (akıl) ve ‘Ethics’ (ahlak ilmi) kelimelerinin senteziyle
türetmiştir. Mezhebin teknik ve kült kısmıdır. Akıl ve ruha yönelik bir ilim
olduğu iddia edilir.17 Okkültizm ve psikiyatri karışımı bir öğretidir. Heri
sürülen yöntemle bütün ruh ve psikosomatik hastalıkların tedavi edilebileceği, zeka ve kabiliyetlerinin normalin çok üzerine çıkartılabileceği, hatta körün tekrar görebileceği, kötürümün yürüyebileceği iddia edilir.
Yine herkesin öğrenebileceği bir yöntem olduğu söylenir. Sağlık kuruluşlarının muhalefetlerini kırmak için de, psikiyatri, psikanaliz, hipnotizma
ve psikoloji olmadığı, kendisine has bir ilim olduğu ifade edilir.18
a. Eııgramlar
Kişinin şuur dışı hallerindeki kontrolsüz (reaktiD aklın kayıtları olmaktadır. Kontrollü (analitik) aklın devre dışı kalmasıyla, reaktif akıl faaliyete geçer. Çevrede bulunan bütün sesleri ve vücudun algılayabildiği
1 her şeyi ses, koku, dokunma, ışık vs. hepsini bütün teferruatıyla hafızaya
kaydeder. İşte bu gayri şuur halindeki reaktif aklın kaydettiği, bütün bu
algı kayıtları engramları teşkil eder. Normal bir hafıza kaydı ile yani şuurlu analitik akıl kayıtlarıyla, şuursuz reaktif akıl kayıtları olan engramlar
arasında büyük fark vardır. Bir engram daima organizmanın bir kısmına
veya bütününe nüfuz eder ve onun sağlıklı çalışmasını önler. Ruhun sınırsız yeteneklerini gölgeleyenler ve çeşitli hastalıkların kaynakları bu
bedensel hayıtlardır. İdeal sağlığa kavuşma da bunlardan kurtulmaktır.
Bilim-kurgu özellikli Sayentoloji kilisesi başta ABD olmak üzere
dünyanın birçok ülkesinde örgütlenmiştir. Tüm dünyada yürüttüğü misyon çalışmalarını Türkiye’ de de sürdürmektedir. Ron Hubbard’ın bazı kitapları Türkçe’ye çevrilmiş sanal ortamda çeşitli Türkçe siteler oluşturulmuştur. Kült ve cemaat oluşturma çalışmaları devam etmektedir. Gelirlerinin büyük bir kısmı psikoterapi kurslarından ve kitap satışlarından elde
edilmektedir. Almanya örneğinde olduğu gibi bazı ülkelerde zaman zaman Sayentoloji akımına karşı yasaklamalar gündeme gelmektedir.

DHBT
22 Kasım 2020 Pazar
ÜYELİK

Üye OlŞifremi Unuttum

2018 YILI 9500 KUR’AN KURSU ÖĞRETİCİSİ, İMAM HATİP VE MÜEZZİN KAYYIM ALIMI TABAN PUANLARI 2018 Yılı 9500 Kur’an Kursu Öğreticisi, İmam Hatip ve Müezz... Devamı

Tüm hepsinde aşağıda verilen şekilde ki gibi olacaktır.   KPSS Genel Yetenek : %15 KPSS Genel Kültür : %15   DHBT 1 : %30   DHBT 2 : %40   Ortaöğreti... Devamı

Merakla beklenen 2018 DHBT sınavı 09. Aralık Pazar günü Ösym tarafından  belirlenen sınav merkezlerinde gerçekleştirilecek. Sınav sonuçları ise 04.01... Devamı

KPSS SONUÇLARI NE ZAMAN AÇIKLANACAK? ÖSYM tarafından yapılan duyuru ile KPSS sonuçlarının açıklanma tarihi netlik kazandı. ÖSYM’nin sınav takvi... Devamı

a) DHBT, çoktan seçmeli test olarak uygulanacaktır. b) DHBT’nin ilk bölümü (DHBT-1) temel din bilgisisorularından oluşacaktır ve tüm öğrenim düzeyler... Devamı

Tüm hepsinde aşağıda verilen şekilde ki gibi olacaktır.   KPSS Genel Yetenek : %15    Dini Haberlerim KPSS Genel Kültür : %15   DHBT 1 : %30   DHBT 2... Devamı