DHBT Dersleri-149″Moonculuk”

Sınav Defteri
Temmuz 9, 2020

A. Sun Myung Moon
Moonculuk, Sun Myung Moon’un (1920-) 20. asrın ikinci yarısında Hıristiyanlığı Doğu din ve gelenekleri çerçevesinde yeniden yorumlaması sonucu kurduğu Mesihçi nitelikte yeni bir senkretik dindir.6 Ocak 1920’de bugünkü Kuzey Kore’ de Konfüçyanist bir ailenin
çocuğu olarak doğan Moon, on yaşına gelince ailesinin Hristiyanlığı
benimsemesiyle Hıristiyan bir aile ortamında yetişmiştir. Moon on altı
yaşına geldiğinde İsa’nın kendisine gözüktüğünü ve onun tamamlayamadığı ilahi misyonu yerine getirme görevine seçildiğini ileri sürmüştür.
İlk vizyonu sonrasında Seul’e giderek Teknik Yüksek Okul’a kaydolan Moon, teolojisini oluşturmaya çalıştığı bu süreçte başta Musa, İsa,
Buda ve İbrahim olmak üzere pek çok dinsel şahsiyetle ve hatta Tanrı
ile görüştüğünü; onların kendisine yardımcı olduklarını savunmuştur.
1941 yılında Japonya’da Waseda Üniversitesi’ne elektrik mühendisi öğrencisi olarak kaydolmuşsa da bu okulu bitiremediği gibi Japonya’ da
görüşleri nedeniyle çeşitli kilise ve yerel yöneticilerin tepkilerini çekmiş
ve pek çok defa tutuklanmıştır. Son olarak 22 Şubat 1948’de beş yıllık
mahkumiyet kararıyla tutuklanmış ve Hungnam’da bir çalışma kampına
gönderilmiştir. Onun buradaki tutukluluk hali iki yıl sekiz ay sürmüş ve
sonunda Birleşmiş Milletler’ in Kore Savaşı’na müdahalesi sırasında 14
Ekim 1950’de Birleşmiş Milletler Güçleri’ne bağlı Amerikan askerleri tarafından özgürlüğüne kavuşturulmuştur. Serbest kalan Moon aynı yıl
güneydeki Pusan’a giderek yeniden vaazlarına başlamıştır. Moon hiçbir
dinsel nitelikli okuldan resmi anlamda bir ders almadığı halde 1 Mayıs
1954’te gittiği Seul’de yaygın ismiyle Birleştirme Kilisesi (Moonculuk)
adlı kendi kilisesini kurmuştur. Moon’un 197l’de ABD’ye gelip hareketin merkezini New York’a taşımasıyla Moonculuk ulusal ve uluslararası
düzeyde hızlı bir gelişim sürecine girmiştir. Diğer taraftan Kore, Japonya ve ABD’de kısa sürede ticarete el atan Mooncular, çeşitli alanlarda
yaptıkları yatırımlardan elde ettikleri büyük gelirleri ile hareketin gelişmesini sağlamışlardır. Mooncular özellikle üst düzey kimseler ve devletlerarası ticari ilişkileri ile adlarını kısa sürede tüm dünyaya duyurmuşlardır. ABD’nin 1970-SO’li yıllarda Sovyetler Birliği’ni tek rakip olarak
görmesi ve komünizmle sıkı mücadele etmesine paralel olarak Mooncuların da Cumhuriyetçi Parti ile yakın ilişki içerisinde yer alıp ideolojik
temelde komünizm aleyhtarı bir tutum içerisinde olması ve bunu eylem
planına taşıması Moon’a geniş ve rahat bir hareket alanı sağlamıştır.
Cumhuriyetçi Parti’nin iktidara gelmesini, sahip oldukları önemli basın
ve yayın organları ile devamlı destekleyen Mooncular bunun en güzel
örneğini de meşhur Watergate Skandalı sırasında Nixon’a verdikleri
güçlü destekle göstermişlerdir. Ekonomik yatırımları ile devamlı dikkatleri üzerine çeken Moon ve Mooncuların, Demokrat Parti dönemlerinde sıkıntıya düşmelerine karşın Cumhuriyetçilerin iktidara gelişlerinde geniş imtiyazlar elde etmelerinin altında yatan temel sebep buradan kaynaklanmaktadır. Vergi kaçakçılığına adı karışan Moon, çeşitli hapis ve
para cezalarına da çarptırılmıştır
B. Temel Öğretileri ve Uygulamaları
Moonculuğun öğretileri, Moon’a vahyedildiğine inanılan ve Kutsal Kitap olarak tazim gören ilahi ilkede (Divine Principle) ortaya konmuştur. 1957’de basımı yapılan bu eserde ifade edilen Mooncu öğretinin temelinde insanlığın yaratılışı, düşüşü ve yeniden kurtuluşu çalışmaları yatmaktadır. İnsanlığı, asli günahla gelen düşüşten kurtarma sürecinde kendisini gösteren Mesih öğretisi, Moonculuğun temel vurgusunu oluşturmaktadır.
Moonculuk, hemen hemen bütün dinsel geleneklerde yer alan ve
Hıristiyanlıkta ayrı bir öneme sahip olan insanlığın yaratılış ve düşüş
motifine getirdiği Hıristiyan temelli farklı ve bir o kadar da ilginç yorumlarıyla dikkatleri üzerine çekmektedir. Yaratılış, düşüş ve kurtuluş öğretisi, aynı zamanda Moonculuğun doktrine!, politik ve sosyal içerikli tüm
öğreti ve anlayışlarının da temelini oluşturmaktadır. Öğretiye göre Adem ve Havva’yı tam mükemmelleşmemiş biçimde yaratan Tanrı’nın
amacı, Adem ve Havva’nın mükemmelleşmelerini sağlayıp bunları Tanrı’nın gerçek birer oğlu ve kızı haline getirmektir. Böylece Tanrı ile doğrudan iletişim kurabilecek niteliklere sahip Gerçek Ebeveyn konumundaki bu mükemmel eşlerin evlenmeleri ile tanrı merkezli iyi bir soy ağacı başlatılmış olacaktır. Bununla birlikte llahi ilkede sunulan öğretiye
göre Havva daha mükemmelleşmesini tamamlamadan, kenpisine hizmetçi olarak verilen Başmelek konumundaki Lüsifer ile cin l ilişkiye
girmiş ve bu ilişki sonucunda da Kabil doğmuştur. Bu ilişki sort sında
şeytan konumuna düşen Havva’nın daha sonra yine kendisi gibi henüz
mükemmelleşmemiş durumdaki Adem’i kandırması ve onunla da ilişkiye girmesi, yanlışa bir yanlışı daha eklemiştir. İlk ilişkisi ile Lüsifer’den
aldığı kötü unsurları Adem’e taşıyan Havva, yanlış kişi ile ve vakitsiz
olan bu ilişkisi sebebiyle fiziksel, yine vakitsiz olan ikinci ilişkisi ile de
manevi düşüşe yol açmıştır. Böylece girilen ilişkiler neticesinde Tanrı
yerine şeytan merkezli bir insanlık soyu başlatılmıştır. Bununla birlikte
bu süreçte ilk ilişkiden doğan Kabil ve soyu kötülüğü; ikinci ilişkiden
doğan Habil de soyu ile birlikte iyiliği temsil etmektedir. Havva’nın Lüsifer ile ilişkisi yanlış kişi ile olduğundan ve Lüsifer’den kötü unsurları
alarak Adem’e taşıdığı ikinci ilişkisi de vaktinden erken olduğu için fiziksel ve manevi düşüşe yol açmıştır. llahi ilkede geniş biçimde yer
alan bu öğretiye göre insanlık bundan böyle Tanrı yerine şeytan merkezli bir soy ağacında asli suçu taşır hale gelmiştir.
Öğretiye göre insanlığın düşüşten kurtuluşu ancak Mesih konumunda asli günahı olmayan mükemmel bir insan ve onun evleneceği
mükemmel bir eş sayesinde gerçekleşebilir. İsa bu konumda Mesih olarak gelmiş ve çarmıhta kanını dökerek fiziksel düşüşe denk gelen fiziki
kurtuluşu sağlamıştır. Fakat evlenip yaratılışta tasarlanan ideal bir eş ile
Gerçek Ebeveynlik konumuna erişemediği ve ideal aileyi kuramadığından misyonunu tamamlayamamıştır. Dolayısıyla insanlığın kurtuluşu
Mesih’in ikinci gelişi ile mümkündür.
Bu bağlamda Mesihlik öğretisine yoğunlaşan Moon, Uzakdoğu’nun dinsel ve kültürel motiflerinin ve düşünce akımlarının da etkisiyle Kutsal Kitap’ı yeniden fakat saliklerinden farklı biçimde yorumlayarak kendisini Mesih olarak ortaya koymaya, farklı bir bedenle ve farklı bir isim altında İsa’nın ikinci gelişi olduğunu yaymaya girişmiştir. Kendisini İsa’nın ikinci gelişi olarak sunmanın başlangıçta kendisine yönelteceği eleştiriler karşısında bunu tedrici olarak ve muğlak biçimde yapan Moon, 1992’de Hıristiyanların beklediği ikinci Mesih olduğunu kamuoyuna açıkça ilan etmiştir. Dahası Adem ve İsa’nın başaramadıklarını
başarıp Gerçek Baba olduğunu, 1960’ta evlendiği son eşi (Mooncu literatürde hiç bahsedilmese de Moon’un ilki 1940’ta olmak üzere üç evliliği daha vardır) Hak Ja Han’ın da Gerçek Anne olduğunu ve dolayısıyla
onların kutsadığı kimselerin günahlardan arınarak şeytani soy ağacından tanrısal soy ağacına geçtiğini ilan etmiştir.
Moonculara göre Moon mükemmelliğini tamamlamakla Tanrı ile
doğrudan iletişim kurabilecek bir konuma ulaşmıştır. Kurtuluşa ulaşmak sadece ona intisap etmekle mümkündür. Aksi halde kurtuluş
mümkün değildir. Geçmiş dönemlerdeki Yahudi ve Hıristiyanlar geçmişin kutsal kitabı olarak verilen Eski ve Yeni Ahit’e uymaları şartıyla kurtuluşa erme hakkını elde etmişlerse de bugün için Eski ve Yeni Ahit dönemi sona ermiş ve içinde bulunduğumuz Tamamlanmış Ahit dönemi
için yeni sözler olarak llahf ilke verilmiştir. Dolayısıyla bu dönemin tüm
insanları kurtuluş için yeni tanrısal sözler olarak llahf ilkeyi benimsemek ve Moon’a tabi olmak durumundadır. Mooncuların kendine özgü ibadet ve bayramları bulunmaktadır.
Onların Hıristiyan ibadethaneleri olarak kiliselerle bir bağlantısı yoktur.
İbadetler ev veya bu işe tahsis edilmiş yerlerde yapılır. İbadet yerinin mimarisi önemli değildir. Yeter ki burada Gerçek Anne ve Gerçek Baba olarak Moon ve eşinin resmi asılı olsun. En önemli ibadet, cemaatle kadın-erkek birlikte yapılan haftalık pazar ayinidir. Bu ayini genellikle eski bir üye
idare eder. Hıristiyanlıktaki pazar ayininden tamamen farklı olarak yapılan tören sırasında Gerçek Ebeveynler’e ve Moonculuğa bağlılığı ifade
eden sekiz maddelik Vaadler’in okunmasına dikkat edilir. İbadet sırasında
çeşitli ilahiler de okunur. Vaadler her ayın ilk günü ve bayramlarda da
okunur. Sabah-akşam yapılan günlük ibadetlerde ilahi ve dua ile llahf 11-
ke’den pasajlar okunur; bunların Mooncu bakış açısıyla yorumları yapılır.
Evlilik öncesi üç veya yedi gün, diğer günlerde de arzu edildiğinde tutulan orucun süresi yirmi dört saat olup, su ve şekersiz kahvenin
orucu bozmadığına inanılır.
Kurtuluşu cemaatine intisapta bulan ve cemaat dışındakileri şeytanın hükümranlığı altında gören Moon, cemaatin tek ve tartışmasız lideridir. Üyeler onu Mesih ve Gerçek Baba, eşini de Gerçek Anne olarak
kabul ederler. Onlara itaat esastır. Merkez dışında, bölgesel temsilciler
ve misyonerler aracılığıyla cemaatin bir arada tutulması sağlanır. Üyeler
en açık ve yaygın ifadeyle tüm dünyada ‘Mooncular’ olarak bilinir. Kendilerini Moonculuğa adayanlar genellikle bulundukları ülkenin merkezi
yerlerinde yaşarlar ve tüm vakitlerini cemaate maddi destek sağlama ve
üye kazandırmaya harcarlar.
Tanrısal Krallığın kurulmasında işe toplumun en küçük yapı taşı
olan aileden başlayan Moon, her bireye kendisini örnek almalarını ve
gerçek birer anne ve baba olmalarını telkin eder. Günahsız i eal çocuk
yetiştirmek ancak bu şekilde mümkün görülür. Bu bağlamda vlilik müessesesi, önem verilen bir kurumdur. Mooncuların cemaat dından biri
ile evlenmesine müsaade edilmez. Farklı dinsel, dilsel ve kültürel geri
plana sahip bekar Mooncular, harekete en az üç yıl hizmet etmeleri, bu
sürede en az üç kişiyi Mooncu yapmaları ve son olarak da erkeklerin
yirmi beş, bayanların da yirmi dört yaşına ulaşmış olmaları şartıyla (bu
şarta sonraki dönemde esneklik getirilmiştir) Moon tarafından belirli tarihlerde bir araya getirilir ve yine onun tarafından eşleştirilerek evlendirilir. Üyeler kalp gözünün açık olduğuna ve kendileri için en iyi seçimi
yaptığına inandığı Moon’un bu tercihine ses çıkarmaz. Bu şekilde daha çok büyük stadyumlarda gerçekleştirilen ve Mooncular adına adeta bir
şov ve boy gösterisi haline dönüşen toplu nikah törenleri, ulusal ve
uluslararası görsel ve yazılı basın yayın organlarıyla tüm dünyaya sunularak Moonculuğun tanıtımı yapılmaya çalışılır. Moon, 1960 yılındaki
evliliğinin ardından toplu nikah törenlerini başlatmış ve aynı yıl on iki
çifti kutsayarak evlendirmiştir. Mooncuların toplu nikah törenleri bundan sonraki yıllarda da devam etmiştir.
Tek eşlilik esas olup zina, ilk insanda düşüşe yol açtığı ve topluma zararı olduğu gerekçesiyle büyük bir günahtır.
C. Cemaat Yapılanması ve Etkinlikleri
Moonculukta Kutsal Kitap ve Uzakdoğu kültür ve gelenekleri temelleri üzerine senkretik yapıda teolojik bir sistem ortaya konmaya çalışılırken, aynı zamanda aktif biçimde ideolojik yapılanma içerisine de
girilmiştir. Mooncular, komünizmi hedef almış ve llahf ilkede de yer
bulan komünizmle mücadele çerçevesinde çeşitli düzeylerde öğrenci
dernekleri, vakıflar ve değişik kuruluşlar kurarak bunları aktif çalışma
içerisine sokmuşlardır. Bu da o dönemde tek rakibi Sovyetler Birliği
olan ABD’nin dış politikası ile uyuşunca, Mooncuların iktidarlarla yakın
ilişkileri ve neticede geniş bir hareket alanı ortaya çıkmıştır.
Mooncuların öne çıktıkları bir başka alan da bir kısmı uluslararası
nitelikteki Moonculara ait çeşitli dinsel ve kültürel vakıflar ile düzenlenen ulusal ve uluslararası nitelikte konferans, sempozyum ve seminerlerdir. Moonculara ait Uluslararası Din Vakfı, Uluslararası Dostluk Vakfı
ve Uluslararası Kültür Vakfı bünyesinde yapılan çalışmalara katılan değişik dinsel ve kültürel arka plana sahip akademisyenlerin çoğunun
Moonculara sempati besleyen kimseler olması dikkat çekicidir. Buralara
çağrılan akademisyen, gazeteci ve iş adamlarına Moonculuğun iyi bir
tanıtımı yapılmaktadır. Bayan Moon da zaman zaman ABD’ de ve ABD
dışında verdiği konferanslarla eşine destek vermektedir. Onun çoğunlukla kadınlara yönelik konferanslar serisinin bir halkası da 1993’te İstanbul’da gerçekleşmiştir.
Sun Myung Moon Enstitüsü, Birlik Teoloji Fakültesi ve Song Hwa
Teoloji Fakültesi başta olmak üzere çok sayıda çeşitli düzeylerde eğitim
kurumlarına sahip olan Moonculuğun önemli bir ayağını da kendilerine
ait güçlü medya organları oluşturmaktadır. Başta The Washington Times ve The Middle East Times olmak üzere ulusal ve uluslararası nitelikte çok sayıda nitelikli gazete, Paragon House ve Rose of Sharon gibi
güçlü yayınevleri, çeşitli dergi ve video şirketleri yanında Washington
ve Manhattan televizyon merkezleri, Moonculuğun ulusal ve uluslararası düzeyde tanıtımını yapmaktadır.
Moon kilisesinin kurulmasının ardından ticarete el atılmış ve hareket kısa sürede bir ticari holding haline gelmiştir. Bu da doğal olarak
Moonculan, emlak, endüstri ve yatırımlarıyla, bir kiliseden çok finansman
kurumunu andırdığı şeklindeki ithamlarla karşı karşıya bırakmıştır.
Kilisesini kurmasının ardından taraftara ihtiyaç duyan Moon, başlangıçta ilk üyelerini bizzat kendisi eğitmiş ve onları uluslararası alanda
faaliyet gösterecek hale getirmiştir. Daha 1957’de otuz ülkede faaliyet
göstermeye başlayan Mooncuların 1994’te faaliyet alanı yüz altmış ülkeyi aşmıştır. Özellikle basın yayın, ticaret ve çeşitli dinsel-kültürel faaliyetler altında çalışmalarını sürdüren Mooncular, geniş ve kapsamlı uluslararası toplantılarda özellikle barış, diyalog ve hoşgörü gibi temalara
yoğunlaşmaktadırlar. Bununla birlikte tek gerçek din olarak kendisini
gören ve kurtuluşu kendisine intisapta bulan Mooncu öğretinin temel
kaynaklarında diğer dinlere yönelik aynı hoşgörüyü ve çoğulcu yaklaşımı görmek mümkün değildir. 3
Diğer taraftan Mooncuların Yahudi ve Hıristiyanları geçmiş dönemler için ilah! vahye mazhar olmuş gerçek birer din salikleri olarak
görmüş olmaları, onları diğer dinlere öncelemekten ve kendi mesajını
yaymada onların desteğini alma düşüncesinden çok öteye gitmemektedir. Zira Moon’un “Misyonumuz başarıya ulaşıncaya kadar Kutsal Kitap’tan alıntı yapmalıyız ve llahf ilkeyi açıklamak için onu kullanmalıyız. Hıristiyan kilisenin mirasını aldıktan sonra ise Kutsal Kitap olmaksızın öğretilerimizi aktaracağız.” ve yine onun “Bizler Hıristiyanlar olarak
Baba’nın, Oğul’un ve Kutsal Ruh’un adıyla dua ettik. Şimdi Gerçek Ebeveynlerin adıyla dua etmeliyiz.” şeklindelü sozteri,4 onun Hıristiyanlığı
dahi mesajını ulaştırmada bir araç olarak gördüğünü ortaya koymaktadır. Hıristiyanlar nazarında Moonculuk, lsa’nın ikinci geliş hakkını gasp
etmiş sapkın birisinin kurduğu sapık bir harekettir ve onun Hıristiyanlıkla hiçbir alakası yoktur. Mooncuların dünyada potansiyel hedef kitlesi Hıristiyanlar başta olmak üzere bütün insanlıktır. Dünyanın çeşitli bölgelerinde pek çok ülkede faaliyetlerini sürdürmekte olan Mooncular, yaklaşık üç-dört milyon taraftarı ile özellikle
ABD, Kore ve Japonya’ da yoğunlaşmış durumdadırlar.
Mooncular Türkiye’ye yönelik faaliyetler de yürütmektedirler.
1980’li yılların başından itibaren Türkiye’de kısa aralıklarla düzenlenen
uluslararası nitelikte seminer ve konferanslarla etkinliklerde bulunmaya
çalışmışlardır. Çeşitli zamanlarda Türkiye’den önde gelen akademik ve
siyasi çevre ile iş dünyası ve gazetecilerden oluşan gruplar ABD ve benzeri ülkelerde düzenlenen seminer ve tanıtım toplantılarına götürülmek
suretiyle Moonculuk lehine bir kamuoyu oluşturulmaya çalışılmıştır.
Türkiye’ye yönelik çalışmalar, hazırlanan çeşitli kitap, kitapçık ve broşürlerle de desteklenmektedir.

DHBT
22 Kasım 2020 Pazar
ÜYELİK

Üye OlŞifremi Unuttum

2018 YILI 9500 KUR’AN KURSU ÖĞRETİCİSİ, İMAM HATİP VE MÜEZZİN KAYYIM ALIMI TABAN PUANLARI 2018 Yılı 9500 Kur’an Kursu Öğreticisi, İmam Hatip ve Müezz... Devamı

Tüm hepsinde aşağıda verilen şekilde ki gibi olacaktır.   KPSS Genel Yetenek : %15 KPSS Genel Kültür : %15   DHBT 1 : %30   DHBT 2 : %40   Ortaöğreti... Devamı

Merakla beklenen 2018 DHBT sınavı 09. Aralık Pazar günü Ösym tarafından  belirlenen sınav merkezlerinde gerçekleştirilecek. Sınav sonuçları ise 04.01... Devamı

KPSS SONUÇLARI NE ZAMAN AÇIKLANACAK? ÖSYM tarafından yapılan duyuru ile KPSS sonuçlarının açıklanma tarihi netlik kazandı. ÖSYM’nin sınav takvi... Devamı

a) DHBT, çoktan seçmeli test olarak uygulanacaktır. b) DHBT’nin ilk bölümü (DHBT-1) temel din bilgisisorularından oluşacaktır ve tüm öğrenim düzeyler... Devamı

Tüm hepsinde aşağıda verilen şekilde ki gibi olacaktır.   KPSS Genel Yetenek : %15    Dini Haberlerim KPSS Genel Kültür : %15   DHBT 1 : %30   DHBT 2... Devamı