DHBT Dersleri-142″Başlıca Budist Mezhepleri”

Sınav Defteri
Temmuz 2, 2020

Budizm’de Hinayana ve Mahayana olmak üzere iki temel mezhepten söz edilebilir. Bunların ilk olarak ne zaman ortaya çıktıkları belli değildir. Ancak onların daha miladın ilk yıllarında var oldukları bilinmektedir.
Güney Budizm’i olarak da anılan Hinayana mezhebi, Sri Lanka,
Birmanya, Tayland, Vietnam ve Laos gibi Güney Doğu Asya ülkelerinde
yayılmış ve bugüne kadar gelmiştir. Temelde bireysel kurtuluşu savundukları için Mahayanistler tarafından Hinayana denilen bu ekol mensupları, kendilerini “atalarının öğretilerine sadık kalanlar” anlamında
Theravada diye isimlendirir ve Budda’nın öğretilerine en sadık kalanların kendileri olduğunu iddia ederler.
Öte yandan Mahayana mezhebi, Kuzey Budizm’i olarak anılır.
Çünkü Tibet, Çin Japonya ve Kore gibi ülkelerde varlığını sürdürmüştür. Hinayana mezhebinin aksine kendi içinde daha fazla çeşitliliğe sahiptir. Bünyesinde Lamaizm, Çin Budizm’i ve Zen Budizm gibi birbirinden oldukça farklı anlayışları barındırır. Öyle ki Tibet Budizm’inde dünyadan el-etek çekmek en önemli dindarlık kriteri kabul edilirken, 12.
asırdan sonra rahip Nichiren’in görüşleri etrafında oluşmaya başlayan
Japon Budizmi’nde, başka insanların refahı ve mutluluğu için çalışmak
en önemli dini ibadet olarak kabul edilir ve Japon kalkınmasının temel
dinamiklerinden birinin bu düşünceden kaynaklandığı kabul edilir. Dahası Mahayana mezhebi, yayıldığı bölgelerin yerel kültürlerine kolayca
adapte olmasıyla da dikkat çeker.

a. Hinayana ve Mahayana Arasındald Benzerlilder
1. Dinin amacı, eşyanın özüne dair yanılgının giderilerek mutlak
aydınlanmanın elde edilmesi, bireyin acı ve elemden kurtarılarak sonsuz ve mutlak aleme girişinin temin edilmesidir.
2. Alemin bir başlangıcı ve sonu yoktur. Ayrıca bir Yaratıcıdan da
söz edilmez. Her şey nedensellik/bağımlı varoluş yasası çerçevesinde
oluşur ve yok olur. Yani varoluş geçici ve görecelidir.
3. ‘Ben’, ‘Ego’, ‘Ruh’ veya ‘Atman’ olarak isimlendirilen ve eşyanın
özünü oluşturan sabit bir cevher yoktur.
4. Nedensellik/bağımlı varoluş yasası sadece ahlak alanında değil, aynı zamanda fiziki alemde de geçerlidir. Dünyadaki her var oluş
böyle bir yasanın varlığını açıkça ortaya koyar.
5. Eşyanın hakikatine dair yanılgı/bilgisizlik evrensel acı ve ıstırabın temel nedenidir. Budda’nın önerdiği sekiz dilimli yol ve diğer ahlaki
kurallar bireyin maruz kaldığı acı ve ıstırabı giderir.
b. Hinayana ve Mahayana Arasındald Farldar
i. Bağımlı Varoluş Yasası
Hem topyekün varoluşun hem de bireysel varoluşların nedeni
kabul edilen on iki basamaklı bağımlı varoluş yasası Budizm’ de iki açıdan önemlidir. Birincisi, fen om enler aleminin geçici ve göreceli doğası
onun sayesinde açık olarak ortaya çıkmış olur. İkincisi, doğum, ölüm,
yaşlılık, hastalık gibi fenomenler dünyasına ait bütün sıkıntıların belirli
şartlara bağlı olarak ortaya çıktığı ve bu şartların ortadan kalkmasıyla
dünyevi sıkıntıların da ortadan kalkacağı düşüncesidir.
Hinayana ekolüne göre bağımlı varoluş yasası eşyayı 1uşturan
atomların (dharmas) ortaya çıkmaları ve yok olmalarını düzen eyen bir
çeşit nedensellik yasası olarak algılanır. Mahayanistlere göre ise bu, iki
bin beş yüz yıl önce dile ·getirilmiş bir çeşit izafiyet teorisidir; yani eşyanın ve onu oluşturan temel unsurların (dharmaların) varoluşunun gerçek ve sabit değil, bilakis geçici ve göreceli olduğunu ifade eder.

ii. Nirvana
Nirvana’nın ifade edilemezliği, ancak duyusal arzuların topyekün
yok edilmesiyle yaşanabilecek bireysel bir hal olduğu, bunun sürekli
bir sükunet ve huzur temin ettiği konusunda Hinayana ve Mahayana
ekolleri hemfikirdir. Ayrıca bu halin tanımlanması hususunda da benzer
tarifler ve çabalar dikkat çeker. Örneğin, nirvana’nın ölümsüzlük, değişmezlik, yok olmazlık, doğum-ölüm ve yeniden doğuş döngüsünden
ezeli olarak kurtuluş, en son gaye, serin ve sakin mağara, karşı sahil,
kutsal şehir, sığınak veya fırtınalı denizdeki sakin ada olarak tanımlanması da her iki ekolde aynıdır. Başka bir deyişle, hem Pali Kanon’da
hem de Mahayana’ya ait metinlerde nirvana’nın bireysel arzuların sona ermesi veya aşkın bir hikmet ve barış hali olarak tanımlanması söz
konusudur.
Bununla birlikte Hinayanistler, nirvana’nın sonsuz, elde edilebilir ve samsara halinin karşıtı bir durum olduğu konusunda ısrarcı davranırken, özellikle Madhyamika, nirvana halinin tahmin edilemeyeceği, onun sonradan elde edilen bir hal olmadığı ve en önemlisi nirvana
ile samsara arasında bir farklılık olmadığını savunur. Onlara göre nirvana, bilincin berraklaşması, nefsin dharma-kaya’nın iradesine mutlak
teslimiyeti, egoizmin kaybolup bireyin dış dünyaya karşı sevgi ve merhametle dolması veya bireyin mutlaklaşmasıdır.
iii. İdeal Kişi ve Özellikleri
Hinayanistlere göre ideal kişi arhat, Mahayanistlere göre boddhisattvadır. Başka bir ifadeyle birincilere göre nihai amaç bireysel aydınlanma iken ikincilere göre evrensel kurtuluştur. Sözlük anlamı itibarıyla
“değerli” veya “bütün düşmanlarını (şehvet, nefret, aşırı dünya tutkusu
gibi) yenmiş kahraman” olan arhat, nihai kurtuluşa ulaşmış kutsal kişi
demektir. Boddhisattva ise mutlak aydınlanmaya erişmiş veya ramak kala kendini diğer insanların kurtuluşuna adayan kişiyi ifade eder. O potansiyel Budda’dır. Dharma-kaya bilincinin beşeriyetteki tezahürüdür.
Bu farklılık, bazen “Hinayanistlerin amacı nirvanaya ulaşmak,
Mahayanistlerin amacı ise mutlak hikmet ve evrensel sevgiyi ifade eden
buddalık derecesine kavuşmaktır.” şeklinde de ifade edilebilir.

iv. Nirvanaya Ulaşma Vasıtaları
Hinayanistler, bireyin mh veya neft (pudgala) denen bir bene
(personaliteye) sahip olmadığını idrak etmesiyle nihai kurtuluşa ulaşabileceğine inanırlar. Buna karşılık Mahayanistler, nihai kurtuluş için sadece pudgalanın değil, onu oluşturan unsurların (dharmas) da sabit bir
cevher olmadıklarının idrak edilmesiyle nihai kurtuluşun gerçekleşebileceğini iddia ederler.
v. Nirvana Yolundaki Engeller
Hinayanistlere göre şehvet, nefret, açgözlülük ve hırs gibi arzular
hakikati örttüğü için kişi niroanaya ulaşamaz. Bunlardan kaynaklanan her
türlü eylem de niroana yolunda bir engeldir. Eşyanın ve benin gerçek olmadığı, geçici ve anlık olduğu idrak edilince, dünyaya karşı bütün arzular
sona erer, hakikati örten perdeler kaybolur ve niroana gerçekleşir.
Mahayanistlere göre ise hakikati örten sadece arzular değil, onun
yapısına dair bilgisizliğimizdir. Çünkü ona karşı tavrımız ve arzularımız
bundan kaynaklanır. Eğer kişi niroanayı arzuluyorsa sadece dünyevi
arzulardan değil, aynı zamanda onun mahiyetiyle ilgili cehaletten de
kurtulmalıdır.
vi. Dharma Anlayışı
Hinayanistlere göre eşyayı oluşturan en küçük parça, atomlar veya onun daha küçük parçaları diyebileceğimiz dharmalardır. Alem ve
içindekiler, en küçük ve en temel gerçeklik kabul edilen dharma atomlarının sürekli akışıyla oluşmuştur. Mahayanistlere göre ise bunların varlığı gerçek değil, muhayyeldir, zihinsel bir kurgudur. Yani biz öyle varsayarız. Çünkü eşya sunyadır, gerçekliği yoktur.
vii. Budda Anlayışı
Budda’nın mpa-kaya adı verilen tarihsel bede11l!!lıı-gerçek Budda olmadığı konusunda her iki mezhep hemfikirdir. Ayrıca onun yoga
sayesinde elde ettiği ve böylece dünyevi kısıtlamalardan uzak kaldığı,
istediği her yerde ve zamanda görünebildiği nirmala-kaya şeffaf/ruhani bedeni konusunda da fikir ayrılığına rastlanmaz. Tartışmalar gerçek
Budda kabul edilen dharma-kayanın mahiyetiyle ilgilidir.

Hinayanistlere göre dharma-kaya, Budda’ya dair bütün özelliklerin toplamıdır. Dolayısıyla “Budda’ya sığınırım.” diyen kimse de tarihin belli bir döneminde yaşamış ve ölüp gitmiş Gautama Budda’ya değil, Dharma-kaya Budda’ya sığınmış olur. Bu konuda Mahayana ekolünde ise Budda formunda tecelli eden bizatihi Tanrı’dır. İnsanlara
karşı sevgi ve merhametinden ötürü zaman zaman farklı biçimlerde
tecelli etse bile dharma-kaya onun asli ve değişmez tabiatını ifade
eder. O, insanlık tarihine müdahaleye karar verdiğinde önce Nirmalakayaya (şeffaf/ruhani bir forma) daha sonra rupa-kaya, yani gerçek
dünyevi bir varlık formuna girer. Başka bir ifadeyle, Gautama Budda
Dharma-Kaya’nın yeryüzündeki yüzlerce tezahüründen biridir. O, ne
ilk ne de sondur. Tarihte pek çok Budda olduğu gibi o, gelecekte de
gelecektir.
viii. Genel Din ve Dünya Görüşü
Hinayanistler, Budda’nın beşeri yönüne önem verir ve genelde
rasyonalist bir dünya görüşüne sahiptir. Onların temel amacı, Budda’nın açıkladığı sekiz dilimli yolu eksiksiz izleyip nihai kurtuluşa ulaşmaktır. Nihai kurtuluş, öncelikle dünyevi sıkıntılardan kurtuluşu ifade
eder. Buna karşılık Mahayanistler, Budda’yı her türlü varoluşun kaynağı, ilahi sevgi veya mutlak gerçeklik olarak görür ve Hıristiyanlıktaki inkarnasyon veya Hinduizm’ de avatara anlayışlarına benzer tarzda onun
insanlara olan düşkünlüğünden ötürü yeryüzüne indiğini düşünürler.
ibadet anlayışları ve ibadet biçimleri de doğal olarak farklılaşmıştır.
Çünkü onlara göre Budda, sadece kurtuluş yolunu gösteren bir rehber
değil, bir bakıma ibadetin kendine yöneldiği, samimi insanlara her konuda yardım etmeye hazır bir Tanrı’ dır. Dahası o Avalokitesvara, Amitabha ve Maitreya’dır.

DHBT
22 Kasım 2020 Pazar
ÜYELİK

Üye OlŞifremi Unuttum

2018 YILI 9500 KUR’AN KURSU ÖĞRETİCİSİ, İMAM HATİP VE MÜEZZİN KAYYIM ALIMI TABAN PUANLARI 2018 Yılı 9500 Kur’an Kursu Öğreticisi, İmam Hatip ve Müezz... Devamı

Tüm hepsinde aşağıda verilen şekilde ki gibi olacaktır.   KPSS Genel Yetenek : %15 KPSS Genel Kültür : %15   DHBT 1 : %30   DHBT 2 : %40   Ortaöğreti... Devamı

Merakla beklenen 2018 DHBT sınavı 09. Aralık Pazar günü Ösym tarafından  belirlenen sınav merkezlerinde gerçekleştirilecek. Sınav sonuçları ise 04.01... Devamı

KPSS SONUÇLARI NE ZAMAN AÇIKLANACAK? ÖSYM tarafından yapılan duyuru ile KPSS sonuçlarının açıklanma tarihi netlik kazandı. ÖSYM’nin sınav takvi... Devamı

a) DHBT, çoktan seçmeli test olarak uygulanacaktır. b) DHBT’nin ilk bölümü (DHBT-1) temel din bilgisisorularından oluşacaktır ve tüm öğrenim düzeyler... Devamı

Tüm hepsinde aşağıda verilen şekilde ki gibi olacaktır.   KPSS Genel Yetenek : %15    Dini Haberlerim KPSS Genel Kültür : %15   DHBT 1 : %30   DHBT 2... Devamı