DHBT Dersleri-141″Budizm’de İbadet”

Sınav Defteri
Temmuz 1, 2020

Budizm’de ibadetin objesi Budda’dır. Budda, ilk dönemlerde
mutlak aydınlanmaya kavuşmuş bir insan olarak algılanmasına karşılık,
zamanla duyular dünyasının ötesinde algılanamaz bir varlık şekline dönüşmüştür. Nitekim Dharma-Kaya (Hakiki-Beden), Tathagatha-Garbha (özünde aydınlanma nüvesi bulunan varlık), Avalokitişvera (gözetleyen Rab), Amitabha (sonsuz nur) veya Budda (aydınlanmış veya ermiş) kavramlarından her biri, alemin ötesinde duyularla algılanıp tanımlanamayan Budda için kullanılan kavramlardan bazılarıdır. Budda’nın
kimliği konusundaki bu farklılıklar, doğal olarak Budist ekollerin ibadet
anlayışlarını etkilemiştir. Bazılarınca meditasyon veya derin düşünme
yegane ibadet biçimi olarak algılanırken, diğerleri dindarın günlük hayattaki her türlü eylemini ibadet sayar. Başka bir deyişle ibadet, sadece
belirli bir şekille bağlantılı değildir. Zira bir Budist’in günlük yaşamındaki tüm faaliyetleri de ibadet olarak görülebilmektedir. Bununla birlikte
müstakil belirlenmiş ibadet zamanları ve mekanları da elbette mevcuttur. İbadet mekanlarının başında viharalar gelir.Vihara, Budist dini yapıları için yaygın olarak kullanılan isimlerden biridir ve manastır, tapınak veya türbe şeklinde tercüme edilebilir.Theravada geleneğine ait bir terim olmakla birlikte tüm Budist ekollerce kullanılır. Tibetliler ise bu terim yerine “ayrı yer” anlamına gelen
gompa terimini tercih eder. Viharalar genelde kampus veya külliye
şeklinde inşa edilmiş yapılardır ve içerisinde bir kimsenin günlük tüm
ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik imkanlar mevcuttur. Bir viharada şu
bölümler yer alır:
1. Genel ibadet Salonu: Budda heykelinin yer aldığı ana bölümdür. Kudsiyeti dolayısıyla Budda heykeli odadaki her şeyden yukarıda
yer alır. Onun hemen önünde sandalyeler ve sangha üyelerinin puja
esnasında oturmaları için hazırlanmış özel bir platform vardır. Salonların düzenlemesi hem sembolik hem de işlevseldir. Budistler burada, giriş kapısının tam karşısına yerleştirilmiş Budda heykelinden ilham alarak keşişlerce okunan ilahileri dinlerler.
Viharalar çok renkli yapılardır; tezyinat ve çevre düzenlemesi konusunda hiçbir fedakarlıktan kaçınılmaz. Budistler tapınağa gelirken
Budda için özenle hazırlanmış çiçekler getirirler. Mahayana anlayışının
hakim olduğu bölgelerde daha ziyade manevi temizliğin sembolü olan
Lotus çiçeğine rağbet ediliyor olsa da tapınağa her türlü Çiçek getirilebilir. Tapınaklarda ibadet öncesinde zaman zaman mumlar veya geleneksel bitki yağı ya da özel olarak hazırlanmış tereyağı lambalarıyla ışık takdimi yapılır. Ayrıca, ibadet salonunun hoş kokması için çeşitli tütsüler
yakılır. Mahayana Budistleri çiçek, tütsü ve ışık takdimine ayrıca yiyecek, içecek, müzik ve çeşitli hediye takdimleri de ilave ederler.
2. Meditasyon Odası: Ana salona göre daha az bilinen bir mekandır ve viharadaki herhangi bir oda bu amaçla kullanılabilir. Odada zihnin üzerine yoğunlaşacağı bir nokta veya duvar tablosu yer alabilir. Ayrıca burada meditasyonu yönetecek üstad için hazırlanmış ayrı bir sandalye veya minderlerle kaplanmış ayrı bir platform da bulunabilir. Salikler genelde platformun önünde üstadın karşısında oturarak meditasyon
yaparlar. Zen Budizm’inde ise meditasyon yapanlar genelde yüksekce
bir platformda yüz yüze oturarak meditasyonu tercih ederler.
3. Misafirhane: Genelde keşişlerin konaklaması için yapılan bu
bölüm, Budizm’ deki dini amaçlı hemen her yapının ayrılmaz bir parçasıdır.
4. Kutsal Emanetler Binası: Sanskritçe stupa denilen bu yapıya
Sri Lanka’da dagoba, Uzak Doğu’da pagoda, Tibet’te ise chorten ve caitya gibi değişik isimler verilir. Ayrıca, çok farklı şekillerde bina edilseler
bile temelde konik kubbeleri ve abartılı iç ve dış süslemeleriyle Budist
mimarisinin özgün niteliklerini yansıtır. Stupalar başlangıçta sadece
Budda’nın yakılan cesedinden arta kalanların saklandığı yerler olarak
kabul edilmiş ve hala pek çok Budist tarafından böyle kabul edilmektedir. Ancak zaman içerisinde stupaların kral veya büyük manevi liderlerin yakılan cesetlerinden arta kalan kalıntıların saklandığı yerler haline
geldikleri de bilinen bir gerçektir. Oldukça yaygın başka bir rivayete göre Budda’nın kutsal kalıntıları önce sekiz stupaya dağıtılmış, Asoka zamanında ise bu bakiyeler inşa edilen binlerce (yaygın rivayete göre
84.000) yeni stupaya taksim edilmiştir. Bundan dolayı her stupa az bile
olsa mukaddes emanete sahip bir mekan olarak algılanır.
5. Özel Olarak Düzenlenmiş Avlu: Her viharada genişçe bir avlu
ve avluda da mutlaka kutsal bodhi ağacı vardır. Bu ağaçlar genelde
Bodh Gaya’daki tarihl ağacın tohumlarından veya dallarından üretilir.
Yine avlularda, keşişlere hayat çarkının sürekli dönüşünü hatırlatan,
yaprağını döken başka ağaçlar da yer alır. Ayrıca birçok viharada hem
estetik kaygılar hem de içerisinde Budizm’in diğer bir sembolü haline
gelen nilüfer çiçeği yetiştirmek için özel havuzlar da yer almaktadır. Havuzdaki nilüferler Buddalar veya Boddhisatvalara benzetilir. Çünkü bu
nilüferler, tıpkı bu yüce ruhların, insanların acı ve elem içinde kıvrandıkları bu samsara okyanusunda nirvanaya ulaşarak mutluluğu yakaladıkları gibi, her yaprağın çürüyüp kokuştuğu bir ortamda hayat bulur ve
bakanlar için neşe ve sevinç kaynağı olur. Başka bir deyişle, lotus çiçeğinin temizliği ve saflığı Budist din adamlarının durumuna benzetilir.
Tapınaklarda yaşayan keşişler, Budda heykelinin yer aldığıana
salonu ve meditasyon odasını kutsal metinleri okumak, ibadet/dua etmek ve meditasyon için kullanabilirler. Sıradan halk ise istediği zaman tapınağa gidebilir, bunun için özel bir gün veya zaman söz konusu değildir. Hergün vihara ve tapınaklara giden Budistler olduğu halde çoğunluk ayda iki kez, yani “uposatha” denilen hilal ve dolunay günleri
tapınaklara gider. Ayrıca Budizm’ de cemaatle ibadete veya meditasyona
katılmak da zorunlu değildir. Muhtemelen böyle bir anlayışın sonucu
olarak, neredeyse her Budist aile, evinin bir odasını meditasyon veya ibadet odası olarak tanzim eder. Onlar her gün sabah uyanınca “Dilerim
ki tüm varlıklar cehaletten kurtulur.”, elbise giyerken de “Dilerim ki tüm
varlıklar ahlak elbisesini giyer.” anlamlarına gelen mantraları veya duaları da defalarca tekrar ederler. Aynı şekilde yemeğe başlamadan önce,
yeni bir eve taşınınca veya benzeri başka durumlarda söylenmesi gereken sözler ve okunması gereken daha pek çok dua ve mantra söz konusudur. Bu konuda en önemlisi, bir Budist için günlük yaşamının her
anında aklıselimle davranmanın ve serinkanlı olmanın da bir çeşit ibadet olarak görülmesidir. Budistler, din1 sorumluluklarını genelde orada
yalnız başına yerine getirir ve sadece yıllık bayramlarda bir veya iki kez
viharaya veya manastıra gider. Batı ülkelerinde ise insanların festivallere katılımını arttırmak amacıyla din1 törenlerin çoğunlukla pazar gününe denk getirildiği de dikkati çeken bir husustur.
Tapınaklara veya diğer kutsal mekanlara giden Budistler, her şeyden önce ayakkabılarını çıkararak kutsal mekana saygılarını gösterirler.
Tapınağa girince, önce Budda heykeli selamlanır ve ardından tapınağın
bir köşesine çekilerek meditasyon yapılır ya da eller göğüsler seviyesinde birleştirilerek secdeye gidilir ve uzunca süre secde pozisyonunda kalınır. Bu hareket genelde Budda, Dharma, Samgha adına en az üç defa
tekrar edilir. Bodh Gaya’yı ziyaret edenler ise aynı hareketi defalarca
tekrar ederler.
Budda için özenle hazırlanmış çiçekler, kaseler içindeki rengarenk mumlar ve farklı kokular saçan tütsü çubukları Theravada geleneğinin en temel sunum maddeleridir. Mahayana Budistlerinin ise puja
adını verdikleri yedi aşamalı bir ibadetleri vardır. Burada hamd, değişik
takdimeler sunma ve ibadet bir aradadır. Bu ayrıntılı ibadet şu aşamalardan oluşur:
Secde: Tapınakta bir heykel veya ikon şeklinde temsil edilen
Budda veya Boddhisatva’ya kendini teslim etmek ve saygı göstermek
için yapılan davranışlar bütünüdür. Takdimeler sunmak: Çiçek, ışık, tütsü, hediyelik eşya, yiyecek,
içecek ve müzikten oluşan yedi parçanın tapınaktaki heykele sunulması işlemidir. Bunlar bazen bir kaseye konularak takdim edilir.
Günah itirafı: Kişinin yaptığı veya aklından geçirdiği kötü fiilleri
ve düşünceleri itiraf etmesi ve sonrasında Budda veya Boddhisatva’dan
geleceğe yönelik yardım istemesidir.
Sevinç gösterisi: İtiraf sayesinde ortaya çıkan ve insanın haz aldığı
bir durumdur. Bu, Budda ve Boddhisatva sayesinde kötülükten uzaklaştırmanın ve iyiliğin farkına varmanın bir göstergesi olarak kabul edilir.
Niyaz etme: Dharma çarkının ebediyyen dönmesi için Budda ve
Boddhisatvalatdan yardım dilemek anlamına gelir.
Budda ve Boddhisatvalann dünyada aktif kalmalarını isteme:
Mahayanistler bunu sadece kendileri için değil tüm varlıkların adına talep ettiklerini söyleyerek, Theravada geleneğinden farklı düşündüklerini göstermek isterler.
Hediye vermek: Puja esnasında ziyaretçilerden elde edilen malların hepsi, bütün varlıkların iyiliğine adanır. Böylece, halk arasında bir
paylaşım sağlanarak dini vecibenin gurur ve bencillik için yapılmadığı
gösterilmiş olur.
Budizm’de topluca icra edilen zorunlu bir ibadetin olduğu söylenemez. Genelde keşişler tapınaklarda veya manastırlardaki salonlarda
dini ibadetlerini icra ederken diğer Budistler dini sorumluluklarını, müsait oldukları zaman evlerinde veya tapınaklarda yerine getirirler. Dualar çoğunlukla kutsal metinlerin orijinal dili/Palice ile yapıldığından
birçok katılımcının yapılan duaları anladığını veya ona iştirak ettiğini
söylemek mümkün değildir. Bununla birlikte son yıllarda çok sayıda
Budist’in Pali dilini öğrenme arzusunda olduğu da ‘
dikkat çeker.
a. Bayramlar (Festivaller)
Budist ibadet takvimi de diğer pek çok dinde olduğu gibi ay takvimine göre belirlenir. Buna göre her ayın birinci (hilal) ve .on beşinci
(dolunay) günleri uposatha günüdür. Uposatha “ziyaret etmek” manasına gelir. Bu günlerde Budistler viharalarda oruç tutan, dua eden meditasyon yapan keşişlere katılır. Ayrıca hilal ve dolunayı takip eden sekizinci günler de -uposatha günleri kadar olmasa bile kutsal günler arasında sayılır ve özellikle ruhbanların bu günlerde diğer iki gün gibi oruç
tutmaları tavsiye edilir.
Dini bayramlara ait kutlamalar ve bu günlere atfedilen önem değişik ekollere mensup Budist ülkelerinde farklılıklar gösterir. Bunların
derecesi hakkında bilgi vermek amacıyla Theravada geleneğini takip
eden Birmanya ile Mahayana geleneğine mensup Japon Budistlerine ait
bayramlar aşağıda çizelge olarak verilmiştir.
Dini bayramlar, din adamları ile sıradan halkın bir araya geldiği
müstesna günlerdir. Halk, bayram vesilesiyle tapınaklara gelirken çeşitli
yiyeceklerin yanı sıra, tabak çanak, çeşitli elbiseler ve şemsiye gibi eşyaları da hediye olarak getirir. Ruhbanların maddi ihtiyaçlarının önemli bir
kısmı bu şekilde karşılanır.

b. Dua ve Meditasyon
Budistler dua ederken, dua tekerlekleri veya tespihleri kullanırlar.
Çakra adı verilen tekerlekler dharma ve samsara çarklarının dönüşlerini sembolize ederken, dua tespihlerine malas adı verilir. Bunlar Hindu
ve Sihlerin tespihleri gibi yüz sekiz taneden oluşur. Sayının yüz sekiz olma nedeni, Budizm öncesi dönemlere uzanır, hatta antik Hint astrolojisine dayanır. Tespihler odun veya kemik gibi herhangi bir materyalden
yapılabilir. Ancak bodhi ve sandal ağaçlarından yapılmış tespihler ayrı
bir önemi haizdir. Bilhassa Bodh Gaya’yı ziyaret eden bütün Budistler
için bodhi ağacından yapılmış tespihler en değerli hediyedir.
Dua tespihleri sayesinde, yapılan secdelerin ve okunan mantralann sayısı karıştırılmaz. Okunan mantralar kişinin düşüncesini bir
noktaya, özellikle ibadet objesine yoğunlaştırmasını sağlar. Bazı Budistler, yüz sekiz taneli tespihlerin büyük oluşu, çok ses çıkarması ve secde
esnasında elde tutulmasının zorluğu gibi sebeblerden ötürü yirmi yedi
taneli malaları tercih ederler.
Özellikle Tibet Budizm’inde kullanılan dua tekerlekleri “Dharma
çarkını döndürme” vasıtalarından biridir. Bu tekerleklerin iç ve dış kısımlarında Aum mani padme hum (Nilüferdeki mücevhere selam olsun) mantrası yazılıdır. Tibetliler bu mantrayı günlük hayatta karşılaştıkları hemen her durumda okurlar. Örneğin mezarlıkların yanından geçerken, bir cenaze gördüklerinde veya hasta birini ziyaret ettiklerinde
bu mantra okunur.
Meditasyon, Hint dini hayatının en önemli unsurlarından ve bu
bölgede ortaya çıkan bütün dinlerde var olan bir ögedir. Tıpkı diğerleri
gibi Budist meditasyonun amacı da bireyi öncelikle zihinsel sükunete
kavuşturmaktır. Böylelikle zihni rahatsız eden herşey ortadan kaldırılmış olur. Meditasyon denilince akla öncelikle sakin bir yer gelir, fakat
kalabalık içerisinde veya yoğun trafikte de meditasyon mümkündür.
Rahat oturma becerisi kazanma ve nefesi kontrol etme uygulamaları ile
dış dünyaya karşı duyarsızlaşma gibi egzersizlerin de amacı aslında meditasyona hazırlıktır. Çünkü eğitilmemiş zihin sürekli daldan ala atlayan maymunlar gibidir. O da durmadan konudan konuya atla
durur;
bir türlü sonu gelmeyen arzular, nefretler ve hayaller onu her \zaman
meşgul eder. Zihin zaman zaman bunların farkına varsa ve bu durumdan rahatsızlık duysa bile, böyle bir halde, arzu edilen nihai amaca ulaşmak mümkün değildir. Ancak duyulmaya başlayan rahatsızlıklar, bireyin iyi yolda olduğunun göstergesidir. Bundan dolayı, yapılan her şeyi
bilinçli yapmak ve etrafta olup bitenlerin farkında olmak salt meditasyon tecrübesinin alt basamakları kabul edilir.
Zihinsel dinginliğe ulaşma, sadece dünyevi kaygı ve sıkıntıların
sona ermesi ve bireyin sürekli haz ve mutluluk halini yakalaması değil,
gerçekte acı ile hazzın, sevinç ile mutluluğun bir ve aynı olduğunun farkına varmasıdır. Bu durum insanı niroanaya yaklaştırır. Sonuçta ise
dünyadan çekilme değil dünyada faydalı olacak bir sakinliğe ulaşma
söz konusudur. İki çeşit meditasyon vardır.
1. Samadhi (sakinleşme, sükunete ulaşma): Sürekli zihinsel konsantrasyonu ve suje-obje ayırımının tamamen ortadan kalktığı mutlak
kilitlenmişlik halini ifade eder.
2. Vipassana (Herşeyin iç yüzünü kavrama): Konsantre olma her
şeyin içyüzünü görme ve eşyaların gerçek mahiyetini kavrama yeteneğini arttırır. Nihai amaç ise tüm varlıklar için samsaranın ortaya çıkardığı memnuniyetsizlikleri ortadan kaldırma ve herkesin niroanaya ulaşmasını sağlamaktır.
c. Kutsal Mekanları Ziyaret
Tüm dini geleneklerde olduğu gibi Budizm’de de birtakım kutsal
mekanlar vardır. Fakat zorunlu dini ibadetler arasında hac ibadeti yoktur. Bundan dolayı Budistler için bu kutsal mekanları ziyaret etmek, isteğe bağlı nafile ibadetlerdir. Bununla birlikte ünlü bir gurnyu veya öğretmeni ziyaret etmek, çok uzaktaki kutsal bir mekana gitmekten daha
hayırlı bir iş olarak kabul edilir. Mecburi olmasa da kutsal mekanları ziyaret etmek, buraları mesken edinmiş keşiş ve keşişelere yardım etmek,
çok iyi bir davranış olarak kabul edilir. Budizm’deki başlıca ziyaret yer1.ei-i Budda’nın hayat hikayesine göre belirlenmiştir. Buna göre onun
doğduğu, aydınlanmaya ulaştığı, ilk vaazını verdiği ve öldüğü yerler
olan Lumbini, Bodhgaya, Sarnath ve Kushinagar başlıca kutsal mekanlar olarak kabul edilir.
Lumbini: Budda’nın doğduğu yerdir ve günümüzde Nepal sınırları içerisinde Hindistan’a yakın bir bölgede yer alır. Buraya Mö 3. yüzyılda imparator Asoka tarafından bir sütun diktirilmiş ve üzerine “Budda
burada doğdu.” yazılmıştır. Ayrıca yine burada sonradan Budizm’ in değişik ekollerince tapınaklar inşa edilmiş ve bu tapınaklarda çeşitli geleneklere bağlı keşişlerin hizmet vermesi sağlanmıştır. Burayı ziyaret
eden Budistler de keşişlerin icra ettiği dualara eşlik ederler ve onların
önderliğinde meditasyon yaparlar. Ayrıca, Budda’nın ayak izlerini takip
etmek suretiyle tapınakları tavaf ederler.
Bodhgaya: Budda’nın tahminen otuz beş yaşlarında iken aydınlanmaya kavuştuğu yerdir. Günümüzde Budistlerce en sık ziyaret edilen bu yer Hindistan’ın Bihar eyaletindeki Gaya şehrine on beş km.
uzaktadır. Budda’nın altında aydınlanmaya ulaştığı kabul edilen Bodhi ağacı da hala ayaktadır. Bu ağacın hemen yanına Mö 3 veya 2. yüzyılda 59 metre yüksekliğinde Mahabodhi (Büyük Aydınlanma) tapınağı inşa edilmiştir. Dünyanın her tarafından gelen Budistler burayı ziyaret ederek Bodhi ağacı ve Mahabodhi tapınağını tavaf eder ve secdeye
kapanırlar. Ayrıca Bodhi ağacı altında meditasyon yaparlar ve tapınak
merkezinde yer alan Budda heykelini çiçeklerle donatırlar. Akşamları
da yine bu tapınak ziyaret edilir. Bodhgaya’yı ziyaret eden Budistler
yeniden doğduklarına, yani geçmiş günahlarının affedildiğine ve Budda’nın inayetini kazandıklarına inanırlar. Buraya gelenler en az bir iki
ay burada kalmaya gayret ederler, bilhassa yaşlılar son nefeslerini burada vermeyi arzularlar. Bugün Bodhgaya’da değişik ülkelere ait pek
çok tapınak, ziyaretçiler için misafirhaneler ve turistler için de oteller
vardır. Hindistan’daki Agra ve Banaras kadar önemli bir dini turizm
merkezidir.
Sarnath: Budda’nın aydınlanmaya ulaştıktan sonra beş müridine
ilk vaazını verdiği yerdir. Uttar Pradeş eyaletinde Varanasi şehrinin on
km kuzeyinde yer alır. Burada ilk vaazını verdiği merkez vihara olan
Mulaganghakati dışında onlarca tapınak mevcuttur. Budistler toplu halde bu tapınağı ve mensup oldukları ülkelerin tapınaklarını ziyaret ederek keşişlerin önderliğinde değişik ibadetlere iştirak ederler. Ayrıca rehber keşişler tarafından Budizm tarihi ve Sarnath’ın dini önemi hakkında
bilgilendirilirler. Yine, tarihi önemi ile geyiklerin koruma altına alındığı
bir de hayvanat bahçesi vardır. Sarnath, dünyanın değişik yerlerinden
gelen Budistlerin yanı sıra, Hindu hac merkezi Varanasi’ye ola yakınlığından dolayı birçok yerli ve yabancı turistin ziyaret ettiği bir/ er haline
dönüşmüştür. Kushinagar: Uttar Pradeş eyaletinde Kasia şehri yakınlarında yer
alan ve Budda’nın öldüğü kabul edilen yerdir. Burada Budda’nın Nirvana’ya ulaşması anısına inşa edilmiş bir tapınağın yanı sıra yine değişik
geleneklere ait manastırlar da vardır.
Günümüzde dünyanın dört bir yanındaki Budistler için bu kutsal
mekanları kapsayan paket turlar organize edilmektedir ve bu organizasyona katılan bir Budist, Budda’nın ayak izlerini sürdüğüne ve böylelikle
hac ibadetini yerine getirdiğine inanır. Keşişler de bu gezilere rehberlik
ederek katılımcıları Budda, Dharma ve Sangha hakkında bilgilendirirler. Bu seyahatlere Budistler kadar diğer dinlere mensup insanların da
iştirak ettikleri bir gerçektir. Bundan ötürü bu bölgeler, günümüzde sadece Budistlerin değil, farklı dini geleneklere mensup insanların ziyaret
ettiği turistik bölgeler haline gelmiştir.

DHBT
22 Kasım 2020 Pazar
ÜYELİK

Üye OlŞifremi Unuttum

2018 YILI 9500 KUR’AN KURSU ÖĞRETİCİSİ, İMAM HATİP VE MÜEZZİN KAYYIM ALIMI TABAN PUANLARI 2018 Yılı 9500 Kur’an Kursu Öğreticisi, İmam Hatip ve Müezz... Devamı

Tüm hepsinde aşağıda verilen şekilde ki gibi olacaktır.   KPSS Genel Yetenek : %15 KPSS Genel Kültür : %15   DHBT 1 : %30   DHBT 2 : %40   Ortaöğreti... Devamı

Merakla beklenen 2018 DHBT sınavı 09. Aralık Pazar günü Ösym tarafından  belirlenen sınav merkezlerinde gerçekleştirilecek. Sınav sonuçları ise 04.01... Devamı

KPSS SONUÇLARI NE ZAMAN AÇIKLANACAK? ÖSYM tarafından yapılan duyuru ile KPSS sonuçlarının açıklanma tarihi netlik kazandı. ÖSYM’nin sınav takvi... Devamı

a) DHBT, çoktan seçmeli test olarak uygulanacaktır. b) DHBT’nin ilk bölümü (DHBT-1) temel din bilgisisorularından oluşacaktır ve tüm öğrenim düzeyler... Devamı

Tüm hepsinde aşağıda verilen şekilde ki gibi olacaktır.   KPSS Genel Yetenek : %15    Dini Haberlerim KPSS Genel Kültür : %15   DHBT 1 : %30   DHBT 2... Devamı