DHBT Dersleri-137″Hinduların Kutsal Metinler”

Sınav Defteri
Haziran 27, 2020

Hint kutsal literatürü, Vedalar, Brahmanalar, Aranyakalarve Upanişadlaradıyla bilinen onlarca ciltlik bir koleksiyondan oluşur. Bunlara vahyedilen veya ilham edilenler anlamında sruti türü eserler denir.
Bunların yanı sıra destanlar, sutralar, puranalarve dinsel hukuk alanında yazılmış kanunnameler de vardır ki bunlara da akledilen, düşünülerek kaleme alınan eserler anlamında smriti denir.
A. Sruti
a. Vedalar
“tlahi bilgi” manasına gelen Sanskritçe Veda terimi ‘bilmek’ kökünden türeyen bir isim olup “ilahl veya kutsal bilgi” anlamına gelir ve
Hindu dininin temelini oluşturan kutsal metinleri ifade eder. Dilleri
Sanskritçe olan bu kitapların yaygın olarak MÖ 1 500-1000 yılları arasında
kaleme alındıkları kabul ediliyor olsa da kesin olarak ne zaman ortaya
çıktıkları ve kompoze edildikleri bilinmemektedir. Bir kısım Hindologlar bu metinlerin MÖ 1 500 yılından önce kaleme alınmış olabileceğini iddia ederken, diğerleri onların, bu tarihlerde İndus vadisini istila eden ve
zamanla bütün Hint Yarımadasına hakim olan Ariler tarafından yazılmış
olduğunu savunur. Her dört metnin de Tanrı Brahma’ dan bir nefes şe –
linde sudur ettiğini veya önce rişılere vahyedildiği ve daha sonra yazı a
geçirildiğini savunanların yanı sıra, sadece Rig-Veda’nın vahiy eseri olduğunu, diğerlerinin ondaki ilahilerden veya onlardan ilham alınarak
söylenilen ve muhtelif amaçlar için bir araya toplanmış metinler olduğunu iddia edenler de epeyce fazladır. Günümüz Muhafazakar Hindularına göre ise onların hepsi vahiy eseridir ve rişi adı verilen azizlerce
kaleme alınmıştır; dolayısıyla insan eseri değildir.
Her bir Veda, mantra ve brahmana isimleri verilen iki ana bölümden oluşur; Mantralar, şiir formunda manzum biçimde kaleme alınmış dua veya çeşitli tanrısal varlıklara övgüleri, Brahmanalar ise mensur olarak kaleme alınan ve Mantralarda sözü edilen olayları ve vazifeleri açıklayan kutsal metinlerdir. Dolayısıyla ilahi formundaki metinlerin, Brahmana türü nesirlerden daha eski olduğu söylenebilir.
Rig-Veda: Rig-Veda Samhita on bölümden müteşekkildir. Hint düşüncesinin en eski ve en klasik kutsal metni kabul edilen bu eserde yer
alan ilahiler Agni, Surya, Varuna, lndra, Maruti gibi tanrısal varlıklara hitap
etmekte ve onların gücü ve kudretiyle ilgili bilgiler içermektedir. Bu tanrıların her biri benzer şekilde her şeye gücü yeten, mutlak güçy�,kµgrete
sahip birer tanrı olarak ele alınmakta6 ve sonuçta, Rig-veda ilk bakışta politeist bir tanrı anlayışını savunur görünmektedir. Ancak yukarıda işaret
edildiği gibi aynı kutsal metinde, “insanlar onu Indra, Mitra, Varnna ve
Agni, hatta güzel Garntman olarak isimlendirdiler. Halbuki hakikat tekdir, azizler onu farklı isimlerle çağırmaktadırlar.”7 gibi beyitlere de rastlanmakta ve Rigveda’nın tanrı anlayışını bir çeşit politeizm olarak tanımlamak zorlaşmaktadır. Bundan dolayı bazı araştırmacılar Rig-Veda’daki tanrı anlayışını Kathenotheizm veya Henoteizm olarak isimlendirmiştir. Kathenoteizm, çoktanrıcı bir yapı içerisindeki her bir tanrının, aynı ve tek
tanrının farklı isimlerle çağrılması veya bu tanrılardan her birinin farklı zaman ve ortamlarda yüce tanrı olarak algılanması olarak tanımlanmaktadır.
Rig-veda’nın son kitabı içerik ve üslup bakımından diğer bölümlerden kısmen farklıdır. Zira burada ilk bölümlerden farklı olarak kainatın yaratıcısının Hiranyagarbha (Altın yumurta) veya Pragapati (Brahma) adı verilen Yüce Tanrı olduğu; diğer ikincil tanrıları bunun yarattığı
ve dolayısıyla kurban ve takdime sunulmaya en layık tanrının sadece o
olduğu açıkça beyan edilir.8
Yajur-Veda: Yajur-Veda tamamen kurban törenleriyle ilgili bir
kutsal metindir. O, Vedalarda emredilen dini tören ve ayinleri düzenlemekle görevli adhvaryas rahiplerinin el kitabıdır; kurban törenleri, büyü ve tılsımlar ile tören esnasında okunacak dualar konusunda bilgi verir. Rig-Veda’dan alınmış bir kısım ilahilerin yanı sıra bunları açıklayan
nesir kısımlar da vardır. Söz konusu bu metinlerin manzum bölümüne
mantra, nesir bölümüne ise brahmana adı verilir. Yajur- Veda’nın özellikle brahmana bölümünü Yahudilikteki Talmuda benzetebiliriz.
Yajur-Veda’daki yorumları asıl metinden ayırarak onu yeniden
düzenleme gayretleri sonucunda Siyah (Krişna) ve Beyaz (Sukla) YajurVeda olmak üzere iki farklı metin ortaya çıkmıştır. Bunlardan TaittiriyaSamhita adı da verilen eski nüshanın, daha Mö 3. yüzyıllarda bilindiği
ve kullanıldığı kabul edilir. Yajnavalkya Vagasaneya’ya nispetle Vagasaneyinler denilen ikinci metin ise sistematik oluşu ve gerçek metinle yorumların birbirinden daha kolay ayrılabilir oluşundan ötürü daha fazla
tercih edilir ve Sukla-Yajur diye isimlendirilir. Buradaki krişna-sukla
(siyah-beyaz) ayırımı ilk anda iyi ve kötü büyü veya tılsımı akla getirse
bile, anlaşılabilir ve sistematik eser ile bu niteliklerden mahrum kitap
şeklindeki bir ayırımı ifade eder.
Sama-Veda: Bu kutsal metin Hindu dinsel törenlerinde veya özellikle soma adı verilen törenlerde okunan ilahileri ihtiva eder. Tamamı manzum bu ilahilerin bir kısmı, Yajur-Veda’da olduğu gibi Rig-Veda ilahilerinden aynen alınmıştır. 1549 beyitlik manzum bölümün yanı sıra nesir olarak
kaleme alınmış bölümleri de vardır. Buradaki dua ve yakarışların büyük
çoğunluğu Soma’ya, Agni’ye veya lndra’ya yazılmış ilahilerden oluşur.
Sama-Veda’nın manzum kısmı (mantra) edebiyat ve dinsel tarih
bakımından dikkate değer görünmese bile manzum metinlerin tefsiri
mahiyetindeki brahmanalarverdikleri zengin malumat yönüyle Hindu
dinsel tarihi açısından oldukça önemli kabul edilir.
Atharva-Veda: Kronolojik bakımdan diğer Vedalardan oldukça
sonra kompoze edildiği kabul edilen Atharva-Veda Samhita, tıpkı Yajur-Veda ve Sama-Veda gibi, dini ayin ve törenlerde okunan dua ve yakarışları içeren bir ilahiler koleksiyonudur. Her ne kadar diğer metinler
göre oldukça geç bir tarihte kompoze edilmiş olsa da, metinde yer al n
konular bakımından insan düşüncesinin ilk devrelerine ait fikirler er
alır. Kitapta yer alan ilahilerin yaklaşık altıda biri Rig-Veda ilahilerinden,
özellikle onuncu bölümden alınmıştır. Dolayısıyla bu büyü ve tılsım kitabının Rig-veda’nın X. Mandalasından hemen sonra veya onunla aynı
dönemde kaleme alınmış olabileceği kabul edilir.

b. Bralımanalar
Hindulara göre Brahmanalar, tıpkı Veda ilahileri ve Upanişadlar
gibi vahiy eseri kitaplardır ve şruti kategorisinde yer alan temel eserlerdendir. Hindu Talmudu da denilen Brahmanalar, Vedalarda bildirilen
kurban törenlerini izah ve tefsir eden nesir tarzındaki kutsal yazılardır.
Bunlara Brahmana denilmesiyle ilgili olarak, onların Tanrı Brahma adına icra edilen törenler ve dualarla ilgili olması veya bu dini törenlerin icrasında brahminler adı verilen din adamlarına yol göstermek gayesiyle
kaleme alınmış olması gibi nedenler ileri sürülmüştür. Brahmana ifadesinin, brahmin rahiplerinin sözleri anlamına geldiği de ileri sürülmüştür.
Bu metinlerde kurban ve diğer dinsel törenlerle ilgili açıklamaların yanı sıra Hindistan’ın geçmişi, eski adetleri ve felsefi sisteminin kuruluşu hakkında değerli bilgiler yer alır. Bundan dolayı Hint tarihi bakımından da önemli bir coğrafi ve tarihi kaynak olarak kabul edilir. Bununla birlikte, ilgisiz konuların veya olayların birbiriyle özdeşleştirilmesi gibi mantık dışı çıkarsamaları, aşırı sembolik anlatımları, varoluşu
monist çerçevede açıklamak uğruna sarf edilmiş aşırı gayreti ve henüz
olgunlaşmamış felsefi görüşleri de Brahmanalarda bulmak mümkündür. Bu durum doğal olarak onların hem kullanımını hem de anlaşılmasını önemli oranda zorlaştırmaktadır.
Tıpkı Vedalar gibi Brahmanaların da ne zaman kompoze edildikleri kesin olarak belli değilse bile, onların muhtemelen Rig-Veda Samhita’ dan hemen sonra, yani MÖ 1000 – MÖ 500 yılları arasında kompoze
edildikleri düşünülmektedir.
En eski Brahmana metni, Mö 7. yüzyılda kompoze edildiği kabul
edilen ve Rig-Veda’nın yorumu niteliğindeki Aittereya Brahmana’dır.
Bunun yanı sıra yine Rig-Veda’ya ait Kaushitaki Brahmana, Taittiriya
Samhita’ya ait Taittiriya Brahmana, Vajasenayı Samhita’ya ait Satapatha Brahmana da önemli ve klasik hüviyeti haiz Brahmana metinleri arasındadır. Bilhassa Satapatha Brahmana, sistematik oluşu bakımından Hindular arasında bugün yaygın olarak kullanılmaktadır.
c. Aranyakalar
Hint kutsal kitap koleksiyonundan olan Aranyaka literatürünün,
genel Hint düşüncesi içerisindeki yerini tam olarak tayin ve tespit edebilmek için, Hindu inancına göre insan hayatının ” caturashrama” adı
verilen dört devreye ayrıldığını hatırlamak gerekir. Öğrencilik, aile hayatı, ormanda inziva-riyazet devresi ve dilencilik dönemlerinden oluşan
bu dört basamaklı sürecin üçüncüsünde, yani ormandaki inziva-riyazet
döneminde birey, ailesi ve dünya hayatını tamamen terk ederek ormanlara veya aşrama denilen inziva merkezlerine çekilmekte ve kutsal yerleri ziyaret etmektedir.9 Aranyaka denen metinler, bu münzeviler tarafından okunmakta ve üzerinde tefekkür edilmektedir. Brahmanalar ile
Upanişadlar arasındaki bir dönemde yazıldıkları varsayılan Aranyakalarda kanlı kurban törenleri ile bunlara ait tasvir ve kuralların yerine
“om” gibi gizemli heceler, dilli törenlerin gerçek anlamını kavrama ve
“mutlak varlık” üzerinde tefekkür gibi felsefi konular ve uygulamalar ön
plana çıkar. Başka bir ifadeyle, Aranyakalarla birlikte Hint düşünce sisteminde somuttan”·soyuta doğru bir dönüşüm ve gelişme göze· çarpar;
artık bundan böyle ilk dönemlerdeki kurban törenleriyle tanrının/tanrıların öfkelerini yatıştırma veya onların rızasını kazanma ve sonuçta da
kurtuluşa ulaşma anlayışının yerini, tefekkür vasıtasıyla önce hakiki bilgiye sonra da kurtuluşa ulaşma düşüncesi almıştır.
Konu bakımından Brahmanalar ve Upanişadlaria çok yakından
ilgili olan bu metinlerden bugün elimizde mevcut olanların adedi dörttür. Bunlar, Brihadaranyaka, Taittereya, Aittereya ve Kaushitaki Aranyaka’dır. Bazen Brihadaranyaka Upanişad olarak isimlendirilen Brihad Aranyaka, Satapatha Brahmana’yla ilgili bir metin iken Aittereya
Upanişad, aynı isimle anılan Brahmana’nın bir parçasıdır. Öte yandan
Kaushitaki Aranyaka’yı teşkil eden üç bölümden sonuncusu aynı zamanda Kaushitaki Upanişad diye anılmaktadır.
d. Upanişadlar
Hint düşüncesinin dayandığı en önemli kaynak veya Hint felsefesine dair en berrak düşüncelerin yer aldığı kutsal metinler olarak tanımlanan Upanişadlar, Hint kutsal literatürü içerisinde en son kom e
edilen kutsal metinler olarak bilinir. Sayıları 235, 170, 150 veya 108 olarak belirtilen Upanişad metinlerinin Mö 8. yüzyıldan başlayan ve MS
1700 yıllarına kadar uzanan uzun bir dönem içerisinde kompoze edildikleri tahmin edilmektedir. Bununla birlikte temel ve klasik olarak kabul edilen Upanişadlar’ın Mö 800 – Mö 400 yılları arasında meydana getirildikleri kabul edilir. Ancak onların en eski el yazma nüshaları da MS
1000 yıllarından öncesine gitmez.
Şah Cihan’ın büyük oğlu Dara-ŞükCıh, 1657 yılında “derya-yı tevhit”
diye nitelendirdiği Upanişadlar’dan elli tanesini Sırr-ı Ekber adıyla Farsçaya çevirtmiştir.10
Upanişad terimi, çoğunlukla “yanlış ve doğru, batıni veya gizli
izah”, “batıni izahlardan elde edilen bilgi”, “bu tür bilgileri elde edebilecek kişilerin uyması zorunlu kurallar veya yerine getirmeleri gereken
din! törenler” veya “bu tür bilgileri ihtiva eden literatüre isim” anlamlarında kullanılmaktadır. Temel/Klasik Upanişadlar, Brihadaranyaka,
Chandogya, Taittiriya, Kausitaki, Kena, Jsa, Katha, Svetasvatara,
Mundaka, Mandukya, Maitrive Prasna Upanişaddan oluşur.
Bütün bu metinlerin amacı, ” Tat tvam ası” (sen osun) veya “Aham
brahma asmı” (Ben Brahma’yım) şeklindeki kısa bir cümlede özetlenebilecek halin her din mensubunca idrakine yardımcı olmaktır. Başka bir
ifadeyle, insanoğlunun benlik duygusundan sıyrılarak, kendisinin evrensel ruh olan Brahman ile ayniliğini kavrayabilmesine yardımcı olacak
bilgileri ona sunmaktır. Bundan ötürü Upanişadlar, insanoğlunu arzu ve
isteklerinin elinde oyuncak olmaktan kurtarıp, ona ilah! bir vasıf kazandıracak gizli bilgileri ihtiva eden eserlere verilen isimdir denilebilir.
B. Smriti
Bu kategoride yer alan eserlere gelince; bunlar Vedaların aksine,
kaynağı bakımından beşer! olan ve hikaye, destan, efsane veya kanunname formunda kaleme alınmış metinlerdir. Akıcı anlatımları, kolayca
hatırlanabilir içerikleri ve en önemlisi kastla ilgili sınırlamaların dışında
olmalarından ötürü Hint din! ve sosyal hayatında Vedalardan daha etkilidir. Özellikle yaklaşık yüz bin beyitlik Mahabharata destanının yedi
yüz beyitlik küçük bir bölümünü oluşturan Bhagavat-gita din! hayattaki etkisi ve şöhreti bakımından bu dinin yegane kutsal kitabı gibidir. Ramayana ve Mahabharata destanları, Hint kültürünün en önemli
iki destanıdır. Yazarları ve kompoze ediliş tarihleri kesin olarak bilinmemekle birlikte, asırlarca şifahi olarak aktarıldıktan sonra tahminen Mö 4-
2. yüzyıllar arasında mevcut formlarını aldıkları, MS 1. veya 2. asırda ise
yazıya geçirildikleri düşünülmektedir. Ramayana destanında, kahraman
Rama’nın şahsında itaatkar bir oğul, sadık bir koca, cömert bir kardeş,
cesur bir savaşçı, kısacası mükemmel bir insan ve ideal bir Hindu portresi sunulmaktadır. Destan, böyle bir kahramanın haksız biçimde sürgün edilişi, eşi Sita’nın kötü kral Ravana tarafından kaçırılışı ve maymun
yüzlü tanrı olarak bilinen Hanuman’ın yardımıyla tekrar kurtarılışını hikaye eder. tık olarak aziz Valmiki, daha sonra ise Tulsidas tarafından yazıya geçirilen bu destan, yaklaşık yirmi dört bin beyitten oluşur.
Mahabharata destanı ise dünyanın en uzun destanıdır. Öyle ki
Homeros’un llyada ve Odyssa’sından yedi kat daha büyüktür. Akraba
Kavrava ve Pandava sülaleleri arasındaki hükümranlık mücadelesini hikaye eden destan, Hint dini düşüncesi hakkında inançtan ibadete, mitolojiden felsefeye uzanan çok geniş bir yelpazede bilgi sunar. O, bir destan olmasının yanı sıra Manu Kanunnamesı’nde yer alan kuralların
yaklaşık yüzde seksenini ihtiva etmesinden dolayı aynı zamanda didaktik bir eserdir. Bu nedenle onun, Hinduizm’in soyut ve metafizik esaslarını destan tarzında ele alarak bunların halk tarafından kolayca anlaşılmasını ve özümsenmesini sağlayan bir eser olduğu söylenebilir. Bilhassa Bhagavat-gita olarak bilinen bölümü, ruhun mahiyeti ile karma-yoga, }nana Yoga ve bhakti-yoga gibi kurtuluş yollarına dair verdiği bilgiler dolayısıyla apayrı bir önemi haizdir ve Hindu dini hayatı açısından
son derece önemli bir eserdir.
Puranalara gelince; onlar dünyanın yaratılışı ve Tanrı’nın değişik
bedenlere girerek (avatara) insanlık tarihine müdahalelerini anlatan mitolojik eserlerdir. Toplam sayıları otuzu aşan bu eserlerden bilhassa on
sekiz tanesi, Hint mitolojisi kadar onun tarihi, felsefesi ve coğrafyası
hakkında da önemli bir kaynaktır.
Dharma-şastralar ise Hint dini kurallarını belirleyen veya açıklayan smriti kategorisindeki son eser türüdür. Onlar da tıpkı destanlar ve
Puranalar gibi değişik şartlar ve farklı zamanlarda dini hükümlerin nasıl uygulanacağı konusunda Hindulara rehberlik eder. Bunların en meşhuru Manu Kanunları adıyla tanınan Manu-smiriti adlı kanunnamedir.

DHBT
22 Kasım 2020 Pazar
ÜYELİK

Üye OlŞifremi Unuttum

2018 YILI 9500 KUR’AN KURSU ÖĞRETİCİSİ, İMAM HATİP VE MÜEZZİN KAYYIM ALIMI TABAN PUANLARI 2018 Yılı 9500 Kur’an Kursu Öğreticisi, İmam Hatip ve Müezz... Devamı

Tüm hepsinde aşağıda verilen şekilde ki gibi olacaktır.   KPSS Genel Yetenek : %15 KPSS Genel Kültür : %15   DHBT 1 : %30   DHBT 2 : %40   Ortaöğreti... Devamı

Merakla beklenen 2018 DHBT sınavı 09. Aralık Pazar günü Ösym tarafından  belirlenen sınav merkezlerinde gerçekleştirilecek. Sınav sonuçları ise 04.01... Devamı

KPSS SONUÇLARI NE ZAMAN AÇIKLANACAK? ÖSYM tarafından yapılan duyuru ile KPSS sonuçlarının açıklanma tarihi netlik kazandı. ÖSYM’nin sınav takvi... Devamı

a) DHBT, çoktan seçmeli test olarak uygulanacaktır. b) DHBT’nin ilk bölümü (DHBT-1) temel din bilgisisorularından oluşacaktır ve tüm öğrenim düzeyler... Devamı

Tüm hepsinde aşağıda verilen şekilde ki gibi olacaktır.   KPSS Genel Yetenek : %15    Dini Haberlerim KPSS Genel Kültür : %15   DHBT 1 : %30   DHBT 2... Devamı