DHBT Dersleri-128″Yahudiliğin Tarihsel Gelişimi”

Sınav Defteri
Haziran 18, 2020

Yahudilik, tarihini Hz. ibrahim’le başlatır. Yahudi geleneğine göre
Hz. İbrahim ilk Yahudidir. Hz. İbrahim, Tevrat’ın ifadesine göre Keldanilerin Ur şehrinde2 dünyaya gelmiştir. Babası Terah (İslam kaynaklarında Azer), ailesini alarak Harran’a göç etmiştir. Tanrı, daha sonra, Hz. ibrahim’e Kenan bölgesine gitmesini emretmiştir. Bunun üzerine Hz.
İbrahim, ailesini ve kardeşinin oğlu Lut’u yanına alarak Kenan’a gitmiştir. Daha sonra, Kenan’da kuraklığın baş göstermesi üzerine Mısır’a giden ve bir süre orada kalan Hz. İbrahim, .Mısır firavununun verdiği hediyelerle zengin olarak tekrar Kenan’a dönmüştür. Yanında, eşi Sara’nın
cariyesi Hacer (Hagear) de vardır.
Hz. İbrahim’in yaşı ilerlemiş olmasına rağmen eşi Sara’nın, kısırlığı sebebiyle çocuğu olmamıştır. Bu durumdan rahatsız olan eşi Sara,
Hz. İbrahim’e cariyesi Hacer’le evlenmesini teklif etmiştir. Hz. İbrahim,
Hacer’le evlenmiş ve bu evlilikten Hz. İsmail dünyaya gelmiştir. Hacer’in Hz. İbrahim’e bir oğul vermesi Sara’nın kıskançlığına yol açmıştır.
Bunun üzerine Tanrı, meleklerini misafir kılığında Hz. İbrahim’e göndererek Sara’nın bir erkek çocuk doğuracağını müjdelemiştir.
Sara, kendi oğlu dünyaya gelince Hacer’e ve oğlu Hz. İsmail’e daha fazla kıskançlık duymaya başlamıştır. Kıskançlığı gittikçe artan Sara,
Hz. ibrahim’den Hacer ve oğlu Hz. İsmail’i yanından uzaklaştırmasını
istemiştir. Tanrı, Hz. tbrahim’e, Sara’nın sözünü dinlemesini, soyunun
Hz. İshak’ta yüceleceğini bildirmiştir. Ayrıca onunla bir de ahit yapmış,
Hz. İsmail’in soyunu mübarek kılıp bir millet yapacağını vaat etmiştir.
Bunun üzerine Hz. İbrahim, Hacer ile oğlu Hz. İsmail’i Paran denilen
yere götürüp bırakmıştır. Yahudi geleneğinde bu olay, Hz. İsmail’in Hz.
ibrahim’in seçkin soyundan çıkarılması olarak yorumlanmaktadır. Midraş türü Yahudi kaynaklarında ise daha da ileri gidilerek Hz. İsmail hakkında uygunsuz anlatımlara yer verilmektedir. Örneğin Midraşik bir
eser olan Sifrede, Hz. İsmail’in Hz. ibrahim’in hayırsız oğlu olduğu belirtilmekte ve şunlar söylenmektedir:
Babamız İbrahim hayata geldiğinde, hayırsız evlatlara sahip
oldu: İsmail ve Keturahoğulları. Bunlar, önceki nesillerden daha kötü idiler …
Yine Hz. İsmail, Kabalacıların kutsal kitabı niteliğindeki Zohar’da
sünneti dolayısıyla kusurlu bulunmakta ve şöyle denmektedir:
Sünneti sayesinde İsmail, İshak doğmadan kutsal ahde girdi.
İsmail’in gökteki temsilcisi dört yüz yıl Tanrı’nın huzurunda
durdu ve İsmail’i savundu. O, dedi: Sünnet olanın senin isminde payı var mıdır? Evet, dedi Tanrı. O, o halde İsmail’e ne oluyor? O sünnet olmadı mı? Niçin onun İshak gibi senin adında
payı yoktur? Tanrı cevap verdi: İshak kurala göre, İsmail ise
kural dışı sünnet oldu. İsrailoğulları sekizinci günde kendilerini bana bağladılar, fakat İsmailoğulları uzun zaman benden
ayrı kaldılar.
Tevrat’a göre Hz. İsmail on üç yaşında, Hz. İshak ise sekizinci gününde sünnet olmuştu. Zohar’da bu sünnet olayı, Hz. ishak’ın seçilmişliğinin işareti olarak kullanılmıştır. Gerçekte Hz. İsmail’in on üç yaşında
sünnet olmasının, onun kendi suçu olmaması gerekir; zira sünnet Hz.
İbrahim’e farz kılındığında Hz. İsmail on üç yaşına gelmiştir. Yine bu
mantığa göre Hz. tbrahim’in Tanrı’ dan daha uzak olması gerekir. Çünkü Hz. İbrahim doksan dokuz yaşında sünnet olmuştur. Zohar’ın başka bir
yerinde ise Hz. İsmail’in doğumu İsrailoğulları için talihsizlik sayılmıştır.
Bu hususta Rabbi Hiyya şunları söylemiştir: “İsmail’in doğduğu ve sünnet olduğu zamana yazıklar olsun … ”
Hz. İbrahim’in yaşadığı en önemli ve en ağır tecrübe, kurban imtihanıdır. Tevrat’ta ve Kur’an-ı Kerim’ de anlatıldığına göre Allah, Hz. İbrahim’ den ihtiyarlık yaşlarında sahip olduğu biricik oğlunu kendisi için
kurban etmesini istemiştir. Tevrat, bu oğlun Hz. İshak olduğunu belirtmektedir. Kur’an-ı Kerim ise herhangi bir isim belirtmez. Ancak Safüit
suresi 100-1 12. ayetlerdeki anlatımın siyak ve sibakından bunun Hz. İsmail olduğu anlaşılır. Zira.Hz. İbrahim, kurban imtihanından başarıyla
çıktıktan sonra ödül olarak Hz. İshak’la müjdelenmiştir. İbrani dini geleneği bakımından da bu doğrudur. Çünkü İbrani geleneğine ve Tevrat’a
göre her şeyin ilki Tanrı’nın hakkıdır. Tevrat, Hz. 1brahim’in ilk oğlunun
Hz. İsmail olduğunu söyler. Buna göre Hz. İbrahim’in kurban imtihanıyla denendiği oğlunun Hz. İsmail olması gerekir. Ancak daha sonraki
Yahudi yorumları, Hz. İsmail’i Hz. İbrahim’in seçkin soyundan çıkarmak için, onun cariyeden doğma olduğunu ileri sürerek Hz. İshak’ı ilk
oğul olarak göstermiştir.
Bütün bu farklılıklar bir yana, Hz. İbrahim’ in yaşadığı bu ağır tecrübe onu Yahudilerin, Hıristiyanların ve Müslümanların atası yapmıştır.
Bugün kimilerince “İbrahim! dinler” olarak da adlandırılan her üç dinin
mensupları onu kendilerinden saymakta ve ona büyük bir saygı göstermektedirler.
Tevrat’a göre Hz. İbrahim’in neslini devam ettiren Hz. İshak’ın da
iki oğlu vardı. Bunlardan birinin adı Esav, diğerinin adı Yakub’ dur. Esav
ile Hz. Yakub arasında doğdukları günden beri çekişme vardı. Bu çekişme, ilk oğul olmakla ilgiliydi. O zamanlar İbraniler’de ailenin ilk oğlu
olmak ayrıcalıklar getirmekteydi. Babanın otoritesi ve malının büyük
bir kısmı ilk oğula kalıyordu. Hz. İshak, yaşlanıp gözleri görmez olunca,
ilk doğan Esav’a bereket duası etmek istedi. Fakat Hz. Yakub, annesinin
de yardımını alarak babasına kendisini Esav olarak tanıttı ve onun bereket duasını aldı. Böylece, Esav’ın hakkı olan ilk oğulluğun imtiyazını ele
geçirmiş oldu. Tanrı, Hz. Yakub’un ilk oğulluğunu onaylayarak onu
mübarek kıldı. Onu, büyük bir neslin atası yaptı. Bu durum, Esav’ın Yakub’a kin beslemesine yol açtı. Esav’ın intikamından korkan Hz. Yakub,
Harran’a, dayısı Laban’ın yanına gitti. Orada dayısının iki kızıyla evlendi. Hz. Yakub’un, dayısı Laban’ın iki kızından ve cariyelerinden on iki
oğlu oldu. İsrailoğullarının on iki kabilesinin kökeni, Hz. Yakub’un bu
on iki oğluna dayanmaktadır.
Hz. Yakub, Harran’ da uzun bir süre kaldıktan sonra tekrar atalarının yurdu Kenan’a döndü. Tevrat’ın anlatımına göre Hz. Yakub, dönüş
yolunda önemli bir tecrübe yaşadı ve bu tecrübe sonucunda İsrail adını
aldı. Onun soyu bu olaydan sonra atalarının adıyla anılmaya başladı.
Onlara kimi zaman İsrail, kimi zaman da İsrailoğulları denildi. Hz. Yakub’a İsrail adının verilişi Tevrat’ta şöyle anlatılır:
Yakub o gece kalktı; iki karısını, iki cariyesini, on bir oğlunu
yanına alıp Yabbuk Irmağı’nın sığ yerinden karşıya geçti. Onları geçirdikten sonra sahip olduğu her şeyi de karşıya geçirdi.
Böylece Yakub arkada yalnız kaldı. Bir adam gün ağarıncaya
kadar onunla güreşti. Yakub’u yenemeyeceğini anlayınca,
onun uyluk kemiğinin başına çarptı. Öyle ki, güreşirken Yakub’un uyluk kemiği çıktı. Adam, “Bırak beni, gün ağarıyor.”
dedi. Yakub, “Beni kutsamadıkça seni bırakmam.” diye yanıtladı. Adam, “Adın ne?” diye sordu. O, “Yakub.” dedi. Adam,
“Artık sana Yabup değil, İsrail denecek.” dedi, “Çünkü Tanrı’yla, insanlarla güreşip yendin. Yakub, “Lütfen adını söyler
misin?” diye sordu. Adam, “Neden adımı soruyorsun?” dedi.
Sonra Yakub’u kutsadı. Yakub, “Tanrı’yla yüz yüze görüştüm,
ama canım bağışlandı.” diyerek oraya Peniel (Tanrı’nın yüzü)
adını verdi. Yakub Peniel’den ayrılırken güneş doğdu. Uyluğundan ötürü aksıyordu. Bu nedenle İsrailliler bugün bile uyluk kemiğinin üzerindeki siniri yemezler. Çünkü Yakub’un uyluk kemiğinin başındaki sinire çarpılmıştı (Tekvin, 32: 22-32).
Hz. Yakub’un, oğlu Hz. Yusuf’a karşı derin bir sevgisi vardı. Kardeşleri, Hz. Yusuf’u kıskandılar ve onu bir kuyuya attılar. Mısır’a mal götüren bir ticaret kervanı Hz. Yusuf’u kuyudan çıkardı ve Mısır’da firavunun memuru Potifar’a sattı. Daha sonra Hz. Yusuf, Tanrı’nın yardımıyla
firavunun sarayına maliye nazırı oldu. Mısır’ın bütün ekonomisi Hz. Yusuf’a teslim edildi.
Hz. İbrahim zamanında olduğu gibi Kenan’da tekrar kıtlık baş
göstermişti. Mısır’da erzak bulunduğunu haber alan Hz. Yakub, oğullarını Mısır’a gönderdi. Bunlar, Mısır’da Hz. Yusuf’la karşılaştılar. Hz. Yusuf, Mısır’a gelmesi için babasına haber gönderdi. Bunun üzerine Hz.
Yakub, kabilesini de yanına alarak Mısır’a gidip yerleşti. Fakat Hz. Yusufun ölümünden sonra Mısır’da durum değişti. Tahta geçen yeni firavun israiloğullarını köleleştirdi; lsrailoğulları, dört yüz sene Mısır’ da köle olarak kaldı.

DHBT
22 Kasım 2020 Pazar
ÜYELİK

Üye OlŞifremi Unuttum

2018 YILI 9500 KUR’AN KURSU ÖĞRETİCİSİ, İMAM HATİP VE MÜEZZİN KAYYIM ALIMI TABAN PUANLARI 2018 Yılı 9500 Kur’an Kursu Öğreticisi, İmam Hatip ve Müezz... Devamı

Tüm hepsinde aşağıda verilen şekilde ki gibi olacaktır.   KPSS Genel Yetenek : %15 KPSS Genel Kültür : %15   DHBT 1 : %30   DHBT 2 : %40   Ortaöğreti... Devamı

Merakla beklenen 2018 DHBT sınavı 09. Aralık Pazar günü Ösym tarafından  belirlenen sınav merkezlerinde gerçekleştirilecek. Sınav sonuçları ise 04.01... Devamı

KPSS SONUÇLARI NE ZAMAN AÇIKLANACAK? ÖSYM tarafından yapılan duyuru ile KPSS sonuçlarının açıklanma tarihi netlik kazandı. ÖSYM’nin sınav takvi... Devamı

a) DHBT, çoktan seçmeli test olarak uygulanacaktır. b) DHBT’nin ilk bölümü (DHBT-1) temel din bilgisisorularından oluşacaktır ve tüm öğrenim düzeyler... Devamı

Tüm hepsinde aşağıda verilen şekilde ki gibi olacaktır.   KPSS Genel Yetenek : %15    Dini Haberlerim KPSS Genel Kültür : %15   DHBT 1 : %30   DHBT 2... Devamı