DHBT Dersleri-123″Baptistlcr, Anabaptistler”

Sınav Defteri
Haziran 13, 2020

a. Baptist Kilise
Baptizm, ne ortaçağın rafızi hareketlerinden ne de reform döneminin “Yeniden Vaftizcilik” (Anabaptist) akımından gelişmiştir. Baptizm, Anglikan devlet kilisesine karşı Puritan muhalefet bünyesinde
doğmuş ve zamanla kendi seyrinde iki farklı ekole ayrılmıştır. Bunlardan birinci ekol, John Smyth tarafından hayata geçirilmiştir. ]. Smyth,
kendi mensup olduğu Anglikan kilisesinden ayrılarak taraftarlarıyla birlikte devletin baskılarından kurtulmak için Hollanda’ya kaçmış ve orada
kendi kendini ve diğer üyelerini vaftiz etmiştir. Bu olay, 1609 yılının başında Amsterdam’da gerçekleşmiştir. Böylece ilk Baptist cemaati, John Smyht tarafından Hollanda’da kurulmuştur. Daha sonra Smyht, “inanç
vaftizini” yayan Mennonitlerle bağlantı kurunca, kendi ferdi vaftizini
reddetmiş ve onlara bağlanmıştır. Vaftizi de suyu tepeden aşağıya dökmek suretiyle uygulamıştır. Kendisini vaftiz ettiği Thomas Helwys, onu
bu yolda takip etmemiştir. Helwys, inanç yoldaşlarının büyük bir bölümü ile tekrar İngiltere’ye dönmüştür. Çeşitli takibata rağmen orada Baptist cemaatini kurmayı başarmıştır. Bu cemaatlerden ilki Londra yakınlarındaki Spitalfields’dedir. T. Helwys, merhamet, lanet ve kalbin öğretisinin mutlak “takdir-i ilahiciliği”ni reddetmiş ve kurtuluş hususunda insanların genel tercihini kabul etmiştir. Bundan dolayı onun taraftarları,
“Umumi Baptistler” (General Baptists) olarak isimlendirilmiştir; zira onlar, bütün insanların İsa Mesih vasıtasıyla kurtulacağına inanmaktadırlar.
İkinci Baptist ekol, Puritanist pastör Henry Jakob’a bağlı cemaate
dayanmaktadır. Bu cemaat suya daldırma suretiyle vaftizi geçerli kabul etmiştir. Bu Baptist ekoldekiler, Kalvinistlerin “takdiri ilahicilik” öğretisine
sıkı sıkıya bağlanmış ve bu hususta puritenlerden daha fazla başarı elde
etmişlerdir. Çünkü onlar, ebedi kurtuluşa insanların yalnızca bir bölümünün muvaffak olacağı inancını benimsemiştir. Bu nedenle onlara “Muayyen/Partiküler Baptistler” (Particular Baptists) ismi verilmiştir. Yan yana
gelişen bu iki Baptist hareket ilk olarak 189l’de birleşmiştir. Bu grupların
birleşmesinde Oliver Cromwells (1599-1658), etkin bir rol oynamıştır.
19. yüzyılda Baptizm hızla gelişimini sürdürmüş ve kısa zamanda
bütün yüzyılların en büyük vaizi olarak kabul edilen Charles Haddon
Spurgeon ve John Clifford gibi önemli isimlerle en parlak dönemine
ulaşmıştır. “Baptist Dünya Birliği”nin kurulmasında önemli katkısı olan
Clifford, bu önemli hizmeti sebebiyle “Baptist Dünya Birliği”nin ilk başkanı olmuştur.
Amerika’ya gelen Baptistler, İngiliz devletinin inanç baskısı altında ezilen göçmenlerdir. Koloni ve Rhode Island Devleti’ni kuran Puritanist vaiz Roger Williams, din hürriyetini garanti etmiş ve 1639 yılında ilk
Amerikan Baptist Cemaati’ni kurmuştur. 1 8. yüzyılda Amerikan Baptistleri, jonathan Edwards (1703-1758) vasıtasıyla başlatılan ihya hareketi
sayesinde fevkalade yükselen bir gelişme elde etmiştir. Bağımsızlık savaşından (1775-1783) sonra Baptistler, garanti edilen din hürriyeti kanununu hayata geçirmek için mücadele etmiş olmaları, kilise ve devlet ayrılığını kaideleştirmeleriyle takdir toplamışlardır. Eskiden cemaatten ayrılanların yeniden iştirak etmelerine engel olunmamıştır. Burada “Muayyen Baptizm” hakim konumda kalmış ve bununla birlikte Kalvinist unsurlar da etkisini sürdürmüştür. Bundan sonra farklı Baptist gruplar kendi ülkelerindeki iç misyon görevlerine dönmüştür. Kuzey Amerika’da,
zenci ve köleler arasında da misyonerlik faaliyetleri Baptistler tarafından devam ettirilmiştir. 1814’te iç misyon için anlaşmaya varılmış,
1832’de de ülke misyonu için topluluk kurulmuştur. Köle ve zenci problemleri hususunda Güney ve Kuzey devletlerinin Baptist cemaatleri arasında 1845 yılında bir ayrılık vuku bulmuştur. Bu ayrılık, hububat tarlaları, meyve ve tütün işletmelerinin önemli sayıdaki iş gücünün güney
devletlerinde köleler tarafından yürütülmesi dolayısıyla ve zenci-beyaz
ayrımı yüzünden olmuştur. Güney devletlerindeki Baptistler bunun için
istisna yapmamıştır. Onlar, Kalvinizm’e yönelmiş olan ve yaklaşık on
milyon vaftizli üyesi bulunan “Güney Baptistler Konvansiyonu (İttifakı)” ile bağlantı kurmuştur. Böylece bu ittifak, Kuzey Amerika’nın en
büyük Protestan meclisi olmuştur. Bu oluşum, yalnızca yoğun Hıristiyanlaştırma faaliyetlerine değil, bilgisiz Hıristiyanlara yönelik yoğun İncil vaazlarına da önem vermiştir. Ökümenik hareketini reddeden bu
grup ne Birleşik Devletler’deki Mesih Kilisesinin ulusal meclisine ne de
Dünya Kiliseler Birliği’ne dahil olmuştur.
Çok sayıdaki gruplara ayrılmış olan Kuzey ve Güney devletlerindeki Baptistler, zenci ve beyazlar arasında hiçbir ayrılık gözetmemişlerdir;
dolayısıyla müstakil bir zenci cemaati olmamıştır. Kuzey Amerikalı Baptistler, eğitim kurumları açmaya özel bir önem vermiştir. Bu bağlamda
Chicago’da Baptist Üniversitesi kurulmuştur. Siyasal ve ekonomik alanda
mücadele edilmiş, kölelik sorununun çözülmesi için gayret gösterilmiştir.
Ayrıca dış misyona da büyük önem verilmiştir. 1907’de doğmuş olan “Kuzey Amerika Baptist Konvansiyonu (İttifakı)” 1950’de “Amerikan Baptist
Konvansiyonu (İttifakı)” ismini almıştır. Konvansiyon 1960’lı yıllarda 1.5
milyon civarında üye sayısına ulaşmıştır. Bu birlik, ABD’deki Mesih Kilisesinin ulusal meclis üyeliğinin yanında Dünya Kiliseler Birliği’nin de
üyesidir. Zenci Baptistlerin iki konvensiyonu da aynı organizasyonlara
.dahildir. Dikkat edilecek olursa Amerika’nın huzurlu ve müreffeh ortamı
Baptistleri, “birlikten kuvvet doğar” anlayışına ulaştırmıştır. Onlar bu düşüncelerini kısa bir süre zarfında hayata geçirmeyi başarabilmiştir. Zaman
zaman oluşturulan birlikler arasında ayrılıklar ve kopmalar yaşansa da
bu, ana kütlenin beraberlik ruhunu yok edememiştir.

i. Baptistlerin İnanç Esasları
Genel bir amentüleri olmamakla birlikte erken dönem İngiliz Baptistlerinin belli bir inanç sitemi geliştirmiş oldukları görülmektedir. Pek
çok Baptist tarafından kabul edilmiş inanç, “Philadelphia Confession”
(Philadelphiya İman İkrarı) diye isimlendirilmektedir. Bu, 1658’in “Savoy
Deklarasyonu”nda Kongregasyonalist anlayışındaki bir değişikliği tecrübe etmiştir. Buna Muayyen Baptistler, vaftiz ve cemaat kanunu hakkındaki değişiklikleri de ilave etmiştir. Böylece 1689’da Muayyen Baptistlerin
Londra inancı doğmuştur. Bu inanç, 1742’den beri “Philadelphia iman İkrarı” etiketini taşımaktadır. “Güney Baptist Konvansiyonu” (Southern
Baptist Convention) tarafından 1925’te “ölümden diriliş”, “İsa Mesih’in
tekrar gelişi”, “inanç hürriyeti”, “savaş ve barış ideolojisi”, “cemaatin misyon ve sosyal faaliyeti”ni ihtiva eden ilaveler dizisini vazife edinmiştir.
Alman Baptistleri, 1847’de on beş maddeden müteşekkil bir inanç
esasları formülasyonu ortaya koymuştur. Aynı şekilde bir “Baptist Alman
İlmihali” hizmete sunulmuştur. 1944’te inanç esaslarının yeni bir metni,
“Almanya’daki Protestan Bağımsız Kiliseler Birliği İnanç Esası” adıyla yeniden yazılmıştır. Alman Baptistlerince bu, “bütün kardeşler için kusursuz bir muvafakat” çalışması olarak gösterilmiştir. Baptizmin içerisinde
çok sayıda grup ve birliklerdeki büyük derecelendirmeler, önemli öğreti
noktalarında mutabık olmayı da istemektedir. 1944’te kabul edilen Alman Baptistlerinin yeni ‘kredosu’ (amentüsü), 1847 yılında kaleme alınmış olan ve 15 maddeden müteşekkil Alman Baptist ‘Kredosunu’ neshetmiştir. Bu inanışlarıyla Baptistler, ‘Kalvinik kaza kader’ ya da ‘takdir-i ilahicilik’ öğretisinden vazgeçmiş ve Tanrı’nın genel kurtarıcı iradesine
bağlanmıştır. Nitekim Baptist amentüsünde bu konuda şöyle denilmektedir: “Tanrı, bütün insanlara yardım etmek istemektedir. “7
Diğer bağımsız kiliseler gibi Baptistler de Kongregasyonalisttir.
Onlar için devletler üstü hiçbir hiyerarşik kilise yoktur. Onların arasında
cemaat prensipleri geçerlidir. İnananların birlikte bulunduğu cemaat,
İsa’nın mevcut olduğu, öğrettiği ve uygulamada bulunduğu bir yerdir.
Onlara göre bozulmuş bir toplulukta kurtuluş tecrübe edilemez, aksine
inanç kardeşlerinin vasıtasız olarak karşılaştıkları, birbirlerini tanıdıkları, yardım ettikleri, birlikte ilahi söyleyip ibadet ettikleri yerlerde kurtuluş tecrübe edilebilir. Baptistler kilisenin, enstitü ve memuriyetten, litürji ve kanundan ibaret olmadığını, bilakis sevgide birlik ve ölümsüz dünyadaki kurtuluş hizmeti ile alakalı bir oluşum olduğuna inanmaktadır.
Alman Baptistlerinin ‘kredosuna’ göre kurtuluş, Tanrı’nın herkese
emrettiği pişmanlıkla yola koyulmakla başlar. O pişmanlık, günahları
terk etme şuuru ile ilahi yargıya sığınmadır. Bu sığınmanın akabinde
“yeni bir hayata yeniden diriliş” vardır. Yeni bir hayat için diriliş, Kutsal
Ruh’un bir faaliyetidir ve “inancın varlık ve iradesindeki derin bir değişiklik” anlamına gelmektedir.
Baptistlerin kilise hakkındaki öğretileri de dikkat çekicidir. İncil
bilgilerine göre günümüzdeki Kilisenin, Baptist öğretisine muhalefet ettiğine inanılmaktadır. Çünkü Baptistlerin düşüncesine göre günümüzdeki kiliseler, havariler zamanında olmayan bir yapıya bürünmüştür.
Baptistler kurumsal (resmi) kiliseyi tanımamaktadır. Havarilerin
bildirdiğine göre üyeliği bedene dahil etmek gerektiği ve cemaatler arasındaki özellerin de buna boyun eğmesi gerekmektedir. Müstakil cemaatlerin de cemaatin üyesi olması gerektiği düşüncesine bu anlayıştan
hareketle ulaşılmıştır.
Baptistler, kıyametin kopuşunun çok yakın olduğuna ve buna
bağlı olarak da İsa Mesih’in cennetten bulutlarla yeryüzüne gelerek
“Tanrısal Krallığı” kuracağına inanmaktadırlar. Böylece günahkarlar
sonsuz bir cezaya çarptırılırken, kurtuluşa eren Hıristiyanlar ise ebedi
mutluluğa kavuşacaklardır. İsa Mesih yeryüzüne gelince kıyamet kopacak ve kabirdekiler dirilerek Tanrı’nın yargılaması neticesinde cennet
veya cehennem ehilleri, ebedi olarak kalacakları yere gönderileceklerdir. Protestanlar, cehennemin ebedi olmadığına inanmaktadır. Oysa
Baptistlerin bu amentüsü, cehennemin ebedi olduğunu kabul etmektedir. Dolayısıyla onlar, bu noktada Protestanlardan ayrılmaktadırlar.
Baptistlerin “altı prensip” olarak da bilinen temel inanç esasları
şunlardan oluşmaktadır:
1. Kutsal Kitap, inanç ve imanın yegane temelidir. O, insanlığa
gönderilen gerçek ilahi bir vahiydir ve tıpkı hayatın seyri, yaşam tarzı ve
inancın yegane kuralı ve modeli oluşu gibi, ilahi bilginin de temel kaynağıdır. 2. Baptistlerde üç çeşit vaftiz vurgusu öne çıkmaktadır: i) İnanç
vaftizi, yalnızca yetişkinlere uygulanır. Bundan dolayı çocuk vaftizi geçerli değildir. ii) Vaftizde Mesih’e ait olma ve kendi cemaatine üye olma
şahadeti, vaftiz ve cemaat münasebetini birbirinden ayrılmaz kılmaktadır. iii) Su vaftizi ve ruh vaftizi ise “eski insanın” kabre gömülmesi ve
Kutsal Ruh’un gücünde yeni hayata kavuşmasıdır. Bundan dolayı vaftiz,
suya tamamen daldırmak ve elleri birleştirerek tutmak suretiyle icra
edilmektedir.
3. İnananların kilisesi, İsa Mesih’in otoritesinde birleşen müminlerin oluşturduğu bir cemaattir. Misyon ve evanjelizasyon, yalnızca hayatın ifadesi değil, bilakis hayatın zaruretidir. Keza sınırlandırılmış bir cemaat anlayışı da kabul edilmemektedir.
4. Bütün cemaat üyeleri rahiplikte eşit haklara sahiptir. Hiç kimsenin bir diğerine karşı üstünlüğü ve imtiyazı yoktur. Bütün inananların
genel rahipliği anlayışı korunmaktadır.
5. Mahalli kiliseler bağımsızdır. Her kilise kendi yönetimini ve
ibadetini kendisi ayarlamaktadır.
6. İnanç, vicdan ve toplantı hürriyeti taleplerinden dolayı Baptistler, kilise ve devlet ayrılığını talep etmektedir.
ii. İbadet Anlayışları
Baptizm’de ibadet, cemaat hayatının özüdür. Pazar ibadeti, Protestan-bağımsız kiliselerin çekirdeğini oluşturmaktadır. Düzenli pazar
ayinleri, kürsüsüz, resmi giysisiz, mum ve süssüz, sade odalarda, merasimsiz bir biçimde yapılmaktadır. Baptistler, ibadet için pazar günleri saat lü’da bir araya gelmektedirler. ibadet için belirlenmiş bir liturji olmamakla birlikte genellikle Baptist ibadeti, vaaz, murakabe, ilahi ve duadan oluşmaktadır. Özel bir durumda deruni dua vardır. Ayrıca cemaatin dışında sıkça serbest dua da yapılmaktadır. Duada, cemaat tecrübelerinden cemaatin inşası ve faydalarına yönelik ferdi talepler dile getirilir. ibadetin merkezi ise vaazdır. “Vaftiz” ve “akşam yemeği” de ibadete
dahildir. ilk zamanlarda çocuklar çok özel bir ibadet programına iştirak
edebilmekteydi. Ancak daha sonra onlar “Pazar okullarındaki” çocuk
ibadetine alınmıştır. ibadetten sonra yetişkinler, “kilise kafeteryası”na
vaazı tartışmak için davet edilmektedir. Böylece insanlar burada yüz yüze gelmekte ve vaaz hakkında tartışma şansı bulabilmektedirler. Baptist ibadethaneleri çok sadedir. Oralarda ne kürsü (altar) ne
de Hz. lsa’nın çarmıha gerildiğini temsil eden heykeller vardır. Yalnızca
“akşam yemeği” masası, kürsü ve büyük bir vaftiz havuzu vardır. Alman
Baptistlerinin özel müesseseleri, Pazar okulu ve geniş gençlik faaliyetini
ihtiva eden kurumlardan oluşmaktadır. Bunun için pek çok üyeye yönelik sosyal faaliyet oluşturulmuştur. Ayrıca Baptistler çeşitli hayır müesseseleri de kurmuşlardır.
Toplu ibadetlerin yanında, Baptist öğreti ve geleneğine göre aile
fertleri için evde yapacakları ev ibadetleri de mevcuttur. Çünkü onlara
göre ev bir anlamda mabet hükmündedir. Ev ayini, “ev rahibi” yani evin
büyüğü tarafından icra edilir. Ev rahipliğinden cemaat rahipliği doğmuştur. Cemaat rahibi, hayatının seyrinde ve ev rahipliğinde ehliyet ve
liyakatini göstermek zorundadır. Bunlar rahipliğe atanmadan önce papaz okulu öğrenimini tamamlamış olmak zorundadır. Bu atanma, Tanrı’nın ona yetki verdiğinin bir tasdiki anlamına gelmektedir.
1. Vaftiz
Pek çok Protestan kilisesindeki gibi Baptistlerce de iki sakrament
kabul edilmektedir. Ancak onlar “sakrament” ifadesi yerine “nizam” kelimesini tercih etmektedirler. Bu sakramentlerden ilki ‘vaftiz’dir.
Baptistler vaftiz ritüelini suya tamamen daldırmak suretiyle icra
etmektedirler. Vaftiz, lütuf, Tanrı vasıtasıyla kabul ve Kutsal Ruh vasıtasıyla da yenilenmenin alameti olarak algılanmaktadır. Vaftiz sayesinde
birey, İsa Mesih’in bedenine iştirak etmekte ve cemaate üye olarak kabul edilmektedir. Amerikalı Baptistlerin iman esaslarının 14. maddesinde bu husus şöyle izah edilmektedir:
Biz, Hıristiyan vaftizinin inanan kişinin ‘Baba, Oğul ve Kutsal
Ruh’ adıyla suya tamamen daldırılmak suretiyle uygulanacağına inanıyoruz. Böylece bizler inancımızın çarmıhta gerilen,
gömülen ve ölümden dirilen kurtarıcının kendi temizlik gücüyle merhametli ve güzel bir model elde ediyoruz …
Baptistlere göre inanmayanlara yahut reşit olmadıkları için olayın farkında olmayanlara tatbik edilen vaftiz boştur; vaftiz ancak inananlara uygulanır. Çocuk vaftizi geçersizdir; çünkü İncil’ de çocuk vaftizi yoktur. Romalılara Mektup 6:3-6’ya göre vaftiz tamamen suya daldırmak suretiyle yapılmaktadır ve vaftiz, cemaat ibadetinde bir ikrar olarak da kabul edilmektedir. Vaftiz, 1944 Alman amentüsünün söylediği gibi “Birçok şahidin
huzurunda inancının şahadeti ve Tanrı İsa’ya inançlı olabilmek için şahadet edilen” bir uygulamadır.s Bundan dolayı vaftiz, cemaatin önünde
yapılmalıdır.
2. Evharist
Baptistlerin ikinci önemli ibadetleri ise Evharist ya da “Rabbin Akşam Yemeği Ayini”dir. Baptistler her ayın ilk pazarında “Akşam Yemeği
Ayini”ni kutlamaktadırlar. Bu ayinde ekmek ve şarap, İsa Mesih modeline göre dağıtılmaktadır. Bunlar, insanların günahları için kendisini feda
eden Tanrı sevgisinin ve İsa Mesih’e iştirakin alametleri olarak kabul
edilmektedir. Bu kutlama, Tanrı’nın insanlara çok yakın olduğunu ihtiva
etmekle birlikte, aynı zamanda birliğin ve İsa Mesih ile cemaat olmanın
kendi çeşitliliği içindeki ifadesidir. Bundan dolayı Baptistler, Evharisti
büyük bir sevinç ve diğer Hıristiyanlara açık bir şekilde kutlamaktadır.
Baptistlerin Evharist ayinine, Baptist olmayanların da katılabilmesinden
dolayı “Açık Akşam Yemeği” adı verilmektedir. “Akşam Yemeği”, her
ayın ilk pazarında öğleden önce kutlanmaktadır. Yani haftalık ibadetle
birleştirilmektedir. Dolayısıyla diğer kiliselerdeki gibi pazar günleri öğleden sonra toplanılmamaktadır.
Ekmeği yeme ve kadehten içme ile inananlar, cemaatinin Tanrı ile
bütünleştiğine inanmaktadırlar. Nitekim iman ikrarları bu konuyu şöyle
izah etmektedir: “Bundan dolayı … Tanrı’nın masasında hazır bulunulabilir ki bu, onların günahlarının bağışlanmasına vesile olmakta, bir ruh
ve bedende vaftiz oldukları inanç ve gidişe şahadet etmektedir. “9
iii. Cemaat Yapılanması
Baptistlere göre kilise, inananların gönüllü birleşiminden oluşmakta ve varlığını devam ettirmektedir. Keza her cemaat tıpkı her özel inanan
gibi doğrudan Tanrı ve lsa’ya aittir. Cemaatte kilisenin ruhani varlığı vardır. Bundan dolayı ona hiçbir günahkarın dahil olmadığına inanılmaktadır. Kilise, insanların yeni hayata başladıkları ve Tanrı çocuklarının cemaatine katıldıkları yerdedir. Bu düşünceleriyle Baptistlerin, kurtuluşu bir
anlamda cemaate bağlılıkta gördüklerini söylemek mümkündür.
Baptistler, ilk dönem cemaat hayatını günümüzde yenilemek ve
inşa etmek için yüksek hedefleri ve inancı olan bir gruptur. Onlar Yeni
Ahit’te olduğu gibi bir cemaat modeli oluşturmayı hedeflemektedir.
Baptist mahalli cemaatleri otonomdur ve her cemaat kendi kendini yönetir. Baptistler arasında herhangi bir piskoposluk ya da düzenlenmiş memuriyet bulunmamaktadır. Her toplantı, kendi yönetimini belirlemekte ve bir sonrakine karar vermektedir. Ancak mahalli cemaatlerin
bir Baptist birliğe iştirak etmesinde durum değişmektedir. Mahalli cemaatler, kendi kilise yönetiminde otonomken, birlik içerisinde resmi
emir ve vazifeler içerisinde hizmet etmek durumundadır.
Baptistler, cemaat yönetimini kıdemlilerden ve diyakozlardan
seçmektedirler. Cemaat yönetimi, misyon faaliyetinin finansmanını ve
hayır işlerini idare etmekte ve dini hayatın taleplerine kendini vermektedir. Kıdemliler arasından cemaat yönetiminin oturumlarını ve toplantılarını yöneten ve genel cemaat faaliyetlerini düzenleyen “yönetici kıdemli” seçilmektedir. Kıdemliler, yöneticiye yardım etmektedirler.
Mahalli cemaatler, bölgesel ‘bölümler’ ve ulusal ‘birlikler’i ihtiva
etmektedir. Mesela, “Protestan-Bağımsız Cemaatler Birliği” (Der Bund
Evangelisch-Freikirshlicher Gemeinden =BEFG), Alman Baptistlerinin
birleşerek oluşturdukları bir kurumdur. Bu kurum, devletten kendi bağımsızlığını koruyan açık bir meclistir. Birlikler, ekseriyetle “Baptistler
Dünya Birliği”nin kiliseler dünya konseyi bölümüne dahildir.
Baptistler, kuruluş amaçlarına uygun olarak devletten tamamen
bağımsızdır ve hiçbir şekilde devletin resmi kurum ve kiliseleriyle organik bağları yoktur. Dolayısıyla Baptist kiliseleri devletten hiçbir şekilde
maddi yardım almamaktadır. Onlar kendi giderlerini ve mali durumlarını, taraftarlarının her ay düzenli olarak verdiği aidat, yardım ve bağışlarla
· karşılamaktadır. Taraftarların verecekleri aidatlar, bulundukları ülkelerin
ekonomik şartlarına göre belirlenmektedir. Ancak genel prensip, üyelerin gelirlerinin onda birini her ay düzenli olarak kiliselerine aidat olarak vermesi suretindedir. Ekonomik durumları iyi olan ülkelerdeki üyelerin
bağışları ise bazen oldukça yüksek meblağlara ulaşabilmektedir.
Cemaatin diğer görevlileri ise ‘Kıdemliler’, ‘Diyakozlar’, ‘Gençlik
Rehberleri’ ve ‘Pazar Okulu Öğretmenleri’dir. Bunların hepsi vaizlerle
birlikte cemaatin müşterek çalışma programında faaliyet yürütmektedirler. Pek çok mahalli cemaatte “çocuk faaliyeti”, “gençlik faaliyeti”, “kadınlar ve erkekler faaliyeti” gibi hizmet birimleri de mevcuttur. Cemaat
bir koroya, bir müzik topluluğuna yahut diğer gruplara da sahip olabilir.
Bazı cemaatlerde sıkıntı durumlarında sosyal hizmetler de icra edilmektedir. Yine farklı vazifeler için oluşturulan özel komitelerin hepsi cemaatin uhdesindedir.
Her Baptist misyonerdir düsturu, Baptistleri dünya misyonerliğinde büyük ölçüde motive etmiştir. Onların günümüzde dünya çapında
önemli bir misyon ağına sahip olmalarının gerisinde bireysel evanjelizasyon ruhunun olduğunu söylemek mümkündür. Zira Baptistlerin, ilk
kuruluşlarından günümüze gelinceye kadar hep bu “evanjelik ruhla”
hareket ettikleri görülmektedir.
Bütün Protestan Hıristiyan gruplarda olduğu gibi Baptistlerce de
esas olan nihai kurtuluşun temin edilmesidir. Bu kurtuluşun gerçekleşmesi ise Tanrı oğlu olarak kabul ettikleri İsa Mesih’in ikinci gelişiyle olacaktır. Onun ikinci gelişi “Tanrısal Krallığın” kurulması demektir. Yani 1-
sa Mesih’in ikinci gelişi, kıyametin kopması ve sadece gerçek Hıristiyanların dirilmesi anlamına gelmektedir. Gerçek kurtuluşa ermiş olanlar,
“Bin Yıllık Tanrısal Krallık”ta huzur içerisinde yaşayacaklardır.
iv. Eğitim ve Öğretim Faaliyetleri
Diğer faaliyetlerinde olduğu gibi Baptistler eğitim ve öğretim hususunda da Kutsal Kitap’ı ölçü almaktadır. Dini eğitim Baptistlerin öncelikli işidir ve birinci sırada yer almaktadır. Baptistlerin ilk kurdukları
okullar, insanları dini konularda aydınlatabilecek olan vaizlerin, yani
din adamlarının yetiştirilmesi için kurulan okullardır. Bunların başında
1679 yılında kurulan Bristol Collage gelmektedir. Ayrıca Baptistler, yüze
yakın üniversitesiyle Amerika’da en gelişmiş üniversite ağına sahiptir.
2004 yılı itibarıyla sadece “Association of Southern Baptist Colleges and
Schools (ASBCS)”un (Güney Baptist Kolej ve Okullar Birliği) okul sayısı
elli dörde yükselmiştir. ABD dışında da Baptistlerin çok sayıda üniversitesi ve din okulları bulunmaktadır.Bilhassa “Güney Baptist Konvansiyonu” (Southern Baptist Convention), adı altında toplanmış olan Baptistlerin, Türkiye ve Türk dünyasına yönelik faaliyetlerde çok etkin oldukları görülmektedir. Bütün
Türk Cumhuriyetlerinde kiliseleri ve çok sayıda taraftarı bulunan Baptistlerin Türkiye faaliyeti çok kapalı yürütülmektedir. Baptistlerin Türkiye’deki ilk ve tek kilisesi İzmir’dedir. Bu kilise resmi olarak faaliyetine
2001 yılında başlamıştır ve Avrupa Baptist Federasyonu’na (European
Baptist Federation) bağlı olarak faaliyet göstermektedir.
Ayrıca Asya Baptist Federasyonu (Asian Baptist Federation), kendi misyonerlerini Baptist Dünya Birliği’nin (Baptist World Alliance
=BWA) bir parçası olarak bu bölgede kullanmaktadır.
v. Baptist Dünya Birliği
Baptist Dünya Birliği (Baptist Worl Alliance), 1905 yılında Londra’da
kurulmuştur. Bu kurumun ilk başkanı İngiliz ]ohn Clifford’dur. 1940 yılında bu kurumun merkezi Londra’dan Washington D.C.’ye nakledilmiştir.
Günümüzde Baptist Dünya Birliği, iki yüz bir Baptist Birliği’nden (union)
oluşan ve kırk dört milyon vaftizli üyesi bulunan bir kurumdur. 2000 yılı
Baptist World Alliance istatistiklerine göre Baptistlerin dünyadaki toplam
kilise sayıları 165.264’tür. Toplam taraftar sayıları ise 44.077.715’tir.
Baptist Dünya Birliği Organizasyonunca çeşitli ülkelerde mahalll
birlikler kurulmuştur. 1949 yılında Zurich’te “Avrupa Baptist Federasyonu” (Eurupean Baptist Federation) ve “Avrupa Baptist Misyon Topluluğu” (Eurupean Baptist Missionary Society) hayata geçirilmiştir.
Baptist Dünya Birliği, şu esaslarda faaliyet göstermektedir:
1. Yayın faaliyetleri, habercilik hizmetleri, mektuplaşma ve dünya
birliği elemanlarının ziyaretleri vasıtasıyla Baptistler arasında iletişimi
düzenlemek.
2. Üniversite öğrenimi ve inanç esasları hakkında kardeşlik sohbetleri, cemaat pratikleri ve dünyada çoğalmanın yolları hakkında müzakereler yapmak.
3. Kıtlık zamanlarında hem kendi inananlarına hem de diğer insanlara yardım ulaştırmada işbirliği aracı olmak.
4. İnanç hürriyeti ve Tanrı’nın vermiş olduğu diğer hakları korumada uyanık bir güç olmak.

5. Özel alanlarda kongre ve geniş katılımlı konferanslar tertiplemek ve topluluğun dünya çapında güçlendirilmesiyle İncil’in yayılmasını sağlamak.
Baptist Dünya Birliği, okullar, yetimhaneler ya da hastaneler gibi
yardım hizmetleriyle yahut eğitim gibi tanzimlerle doğrudan kendisi ilgilenmemekte ve misyonerlerin gönderilmesiyle meşgul olmamaktadır.
Bu tanzimler, Dünya Birliği’nin mahiyetinde olan ‘birlik’ (union) ve
‘konvansiyonlar’ın (convention) yetkisinde bulunmaktadır. Baptist
Dünya Birliği’nin en mühim faaliyeti, otonom cemaatlere dahil olan
Baptistleri, hiçbir kilise otoritesi olmaksızın dünya birliğiyle birlikte çalışmasında gönüllü olarak bağlanmalarını sağlamaktır.
Baptistlerin dünya çapındaki genel nüfuslarının yüz milyon civarında olduğu tahmin edilmektedir. Bu birliğe dahil olmayan Baptistlerden yalnızca ABD ve Kanada’ da yerleşik olanların sayıları ise 2004 yılına ait bazı raporlara göre otuz üç milyona ulaşmaktadır.
b. Anabaptistler
Anabaptistler (Yeniden Vaftizciler), 16. yüzyılın radikal reformcularıdır. tık Anabaptist lider Michael Sattler’dir (1490-1 527). Freiburg şehrinde dünyaya gelen Sattler, Freiburg Üniversitesi’nde tahsil görmüş ve
1 525 yılında Zürich cemaatini kurmuştur. 1 527’de sapıklıkla itham edilerek öldürülmüş olan Sattler, ilk Anabaptist şehit olarak tarihe geçmiştir. Felix Manz, Konrad Grebel ve Jacob Hutter de bu dönemin öncü Anabaptistlerindendir.
Anabaptistlerin en dikkat çeken özelliği çocuk vaftizini reddedişleridir. Yalnızca yetişkinlerin vaftiz olması gerektiğine inanan Yeniden
Vaftizciler, inancın göstergesi olarak yetişkinlerin vaftizi sürekli tekrarlayabileceklerine inanmaktadır. Ayrıca devlet ve kilisenin birbirinden ayrılması, onların en temel düşüncelerindendir. Onlar, ortaya çıktıkları dönemde hem Katoliklerce hem de Protestanlarca dışlanmış, baskı ve takibata uğramışlardır.
Orta çağda Anabaptist olarak kabul edilen gruplar, Thomas Münzer ve Zwickau Hareketi, İsviçreli Kardeşler, Huttariler ve Hoffmanilerdir. Günümüzde ise Anabaptist olarak kabul edilen gruplar arasında
Mennonitler, Huttariler, Bretren (Kardeşler) ve Amishler sayılabilir.

DHBT
22 Kasım 2020 Pazar
ÜYELİK

Üye OlŞifremi Unuttum

2018 YILI 9500 KUR’AN KURSU ÖĞRETİCİSİ, İMAM HATİP VE MÜEZZİN KAYYIM ALIMI TABAN PUANLARI 2018 Yılı 9500 Kur’an Kursu Öğreticisi, İmam Hatip ve Müezz... Devamı

Tüm hepsinde aşağıda verilen şekilde ki gibi olacaktır.   KPSS Genel Yetenek : %15 KPSS Genel Kültür : %15   DHBT 1 : %30   DHBT 2 : %40   Ortaöğreti... Devamı

Merakla beklenen 2018 DHBT sınavı 09. Aralık Pazar günü Ösym tarafından  belirlenen sınav merkezlerinde gerçekleştirilecek. Sınav sonuçları ise 04.01... Devamı

KPSS SONUÇLARI NE ZAMAN AÇIKLANACAK? ÖSYM tarafından yapılan duyuru ile KPSS sonuçlarının açıklanma tarihi netlik kazandı. ÖSYM’nin sınav takvi... Devamı

a) DHBT, çoktan seçmeli test olarak uygulanacaktır. b) DHBT’nin ilk bölümü (DHBT-1) temel din bilgisisorularından oluşacaktır ve tüm öğrenim düzeyler... Devamı

Tüm hepsinde aşağıda verilen şekilde ki gibi olacaktır.   KPSS Genel Yetenek : %15    Dini Haberlerim KPSS Genel Kültür : %15   DHBT 1 : %30   DHBT 2... Devamı