DHBT Dersleri-122″Evanjelizm (Evanjelikalizm)”

Sınav Defteri
Haziran 12, 2020

Yunanca’da “iyi haber, müjde, İncil” anlamlarına gelen evangelion terimi ile ilgili ilk referanslara Yeni Ahit metinlerinde rastlanır. Yeni  Ahit’te üç kez, İsa Mesih’in ilah! kurtarıcılık misyonuna dayalı Hıristiyan
inancının temel mesajını vazeden kişiler evanjelist olarak adlandırılır.
Bu bağlamda mevcut kanonik İncillerin yazarları olduklarına inanılan
Matta, Markus, Luka ve Yuhanna evanjelist ismiyle anılmaktadır. Hıristiyan inancının temel mesajı (İncil ya da iyi haber) ise 1 Korintliler’de
(15:1-4) özetle şöyle ifade edilir: Mesih günahlarımız için ölmüş, gömülmüş ve Kitab-ı Mukaddes’in kehanetlerini tamamlamak/yerine getirmek üzere üçüncü günde tekrar dirilmiştir.
Bu anlamın dışında Hıristiyan geleneğinde evanjelik ve evanjelizm terimleri İncil mesajını yayma faaliyeti olarak misyonerlik anlamında da kullanılmaktadır. Bu bağlamda evanjelizm İncil mesajını insanlara
götürme anlamına misyonerlikle evanjelist ise bu işi yapan misyonerle
özdeş anlamda kullanılmaktadır. Evanjelizasyon ise misyonerlik faaliyetleri bağlamında insanları dönüştürme ya da Hıristiyanlaştırma anlamına gelmektedir.
Bunların dışında Evanjelizm terimi tarihsel açıdan iki farklı anlamda daha kullanılmaktadır. Bunlardan ilki, terimin, Hıristiyanlık tarihinde
Katolisizme karşı ortaya çıkan çeşitli reform hareketlerini ifade eden
bağlamda kullanılışıyla ilgilidir. Diğeri ise özellikle 17. yüzyıldan itibaren Amerikan halkının sosyal ve siyasal yapısıyla yakından ilişkili olan
kullanımdır. Bunlara son olarak, il. Dünya Savaşı esnasında Amerika’ da
ortaya çıkan bir koalisyona ilişkin yapılan tanımlamayla ilişkili kullanımı da eklemek gerekir.
a. Reform Döneminde Evanjelizm
Evanjelizm terimi tarihsel olarak, genel anlamda birçok Protestan
grubu bünyesinde barındıran bir harekete verilen ortak ad olarak dikkati çekmektedir. Bu çerçevede Reform döneminde evanjelik terimi önceleri Lutheran Protestanlar için kullanılmış, kısa zamanda hem Lutheranlar hem de diğer reform cemaatleri bu şekilde adlandırılmaya başlanmıştır. Şüphesiz, terimin bu kullanımında reformistlerin dinde temel
referans olarak kiliseyi ya da ruhbanları (rahipler grubunu) değil, kutsal
kitabı ve onda ifadesini bulan mesajı temel alan yaklaşımları önemli rol
oynamıştır. Günümüzde genelde kıta Avrupasında özellikle de Almanya’ da evanjelist (evangelishe) terimi hala Protestan terimiyle adeta özdeş anlamda kullanılmaktadır. Bunun dışında daha özel anlamda evanjelik terimi, Kalvinci Reform Kiliseleri dışında kalan Lutheran Protestanları kasteden bir anlamda da kullanılmaktadır.
Protestanlıkla ilgi bu genel anlamların dışında evanjelizm ya da
evanjelikalizm terimi, özel anlamda Protestan hareket içinde zamanla
gelişen bir dizi teolojik ve eklesiastik anlayışı ifade etmede kullanılmaktadır. Kıta Avrupa’sında ortaya çıkan ve buradan zamanla Amerika’ya
yayılan evanjelik hareketin temel motivasyonu kiliselerin yeniden canlanmasını sağlamak olmuştur. Bu anlamda evanjelik hareketin kökenleri 17. yüzyıl İngiliz ve Amerikan Puritanlarına ve erken dönem Baptistleriyle Nonkonformistlere kadar uzanır. 17. yüzyıl sonlarıyla 18. yüzyılda Almanya’daki evanjelik canlanma hareketinin ana akımı olarak dikkati çeken Pietizmin İngiltere’deki karşılığı Metodizm olmuştur. İngiltere’de John Wesley (1703-1791) ve George Whitefield (171 5-1770) Metodist canlanma/yenilenme hareketinin öncülüğünü yapmışlardır. Ayrıca
18. yüzyıl sonlarıyla 19. yüzyılda İngiliz kilisesinde özellikle William
Wilberforce ve Clapham Sect adıyla bilinen akımın diğer üyeleri, kölelik
karşıtı kampanyalar yürütmüşlerdir. Yine 18. ve 19. yüzyılda İngiltere
merkezli evanjelik hareket, denizaşırı misyonerlik faaliyetleri açısından
da önemli oluşumlar gerçekleştirmiştir. Örneğin bu bağlamda 1798’de
Church Missionary Society, 1803’te ise British Foreign Bible Society
isimli kuruluşlar ortaya çıkmıştır.
Bu dönemde Avrupa merkezli olarak gelişen evanjelik harekette
özellikle şu temel noktaların ön plana çıkarılmakta olduğu dikkati çeker:
1. Dinde temel kaynak olarak Kutsal Kitap’ın otoriter yapısına
vurgu yapılması.
2. Bireysel dindarlık üzerinde durulması.
3. İncil mesajının yayılmasına ve cemaatin yeniden canlanmasına
özen gösterilmesi.
Avrupa’daki ve Amerika’daki çeşitli evanjelik akımlar 19. yüzyıldan itibaren çeşitli ittifaklar ve birlikler bünyesinde bir araya gelmeye
ve örgütlenmeye önem vermiştir. Avrupa’da evanjelik hareket özellikle
İngiltere’de yoğun taraftar bulmuştur. Bu bağlamda Londra’da 1846’da
The Evangelical Alliance kurulmuştur. Bu ittifakın temel hedefleri arasında dinsel özgürlüğü geliştirmek, misyonerlik faaliyetlerinde daha etkili olmak ve Hıristiyanlar arasındaki birlikteliği vurgulamak önemli yer tutmaktaydı. Almanya, ABD ve diğer birçok ülkede de benzeri evanjelik ittifaklar oluşturulmaya çalışılmıştır. Bu bağlamda 195l’de World Evangelical Fellowship kurulmuştur.
b. Amerika’da Evanjelizm
18. yüzyıl başlarındaki Büyük Uyanış ( Great Awakenin[i) hareketi öncesi dönemde Amerikan halkının gerek büyük oranda bağlı oldukları dinsel yapılanmanın gerekse ulus bilincinin oluşup gelişmesinde evanjelik Hıristiyanlığın önemli bir rol oynadığı görülmektedir. Bu dönemde Amerikalı filozof/ilahiyatçı Jonathan Edwards (1703-1791) gibi
yenilenmeciler, Baptistler ve Metodistlerin, Amerikanın iki büyük dini
akımı olarak, Amerika genelinde etkili olmasına büyük katkıda bulunmuşlardır. Yine bu dönemde çeşitli evanjelik gruplar, kıta genelinde
yaptıkları faaliyetlerle, büyük oranda kıta Avrupası göçmenlerinden
oluşan halk arasında ortak bir Amerikalılık bilincinin oluşumuna ciddi
katkılarda bulunmuştur.
19. yüzyılda evanjelik Protestanlık, Kuzey Amerikanın yaygın dinsel geleneği olarak ön plana çıkmıştır. 1820’lerde evanjelizm, Amerikan
yapılanmasında oldukça etkili konumdadır. Ancak bu konumunu 19.
yüzyıl sonlarında ve 20. yüzyıl başlarında Amerika’ya yapılan yoğun
göçmen dalgasına paralel olarak kaybetmeye başlamıştır. Bu durum,
kabaca ikinci Dünya Savaşı yıllarından itibaren değişmeye başlamış ve
evanjelizm yeniden Amerika’daki etkin konumuna yükselmiştir. Öyle ki
bugüne baktığımızda Amerika’da evanjelik hareketin etkisinin günbegün arttığı görülmektedir. Dış politikadan içe yönelik sosyopolitik alanlara kadar hemen her alanda evanjelikalizm toplum üzerindeki etkisini
artırmaktadır.
Evanjelik hareket bir halk dini ve dindarlığı boyutunda Kuzey Amerika (özellikle ABD) genelinde egemen olmuştur. Bu harekette bireysel dindarlığa ya da din tecrübesine önem verilmekle birlikte ahlaki
bozulma olarak görülen durumlara karşı tutum ve Amerikan merkezli
milli duyguların vurgulanması gibi hususlar ön plana çıkarılmaktadır.
20. yüzyıl başlarında dünya genelinde olduğu gibi ABD’de de oldukça
yaygın olan bir dizi felsefi ve bilimsel anlayış, evanjelik hareketin toplum üzerinde sahip olduğu etkin konumunun gölgelenmesine neden
olmuştur. Bu bağlamda evanjelizmin/evanjelikalizmin geniş halk kitleleri üzerindeki etkisi kırılmaya ve gerilemeye başlamıştır. Öyle ki bir taraftan Darwinizm, Freudcu psikanalizm ve Marxizm gibi ideolojik boyutta etkili olan akımlarla bir tarafta da toplumda gittikçe artan bireyselliğe ve özgürlüğe yönelik taleplerin artışıyla geleneksel evanjelik söylemler sorgulanmaya başlanmıştır. Oldukça etkili olan tarihsel ve literal
metin tenkitçiliği ve bunun uzantısı olarak ortaya çıkan kutsal kitaba yönelik sorgulamalar evanjelizmi iyice köşeye sıkıştırmıştır. Zira dinde ve
sosyal yaşamda kutsal kitabı ve bunda ifade edilen mesajı temel alan evanjelik anlayış, temel referanslarının sorgulanmasıyla kamuoyu üzerindeki etkisini de kaybetmeye başlamıştır.
Bu durum karşısında evanjelizm kendi içerisinde bir yapılanmaya
gitmiş, çeşitli felsefi ve bilimsel bakış açılarına kendisini dayandıran
modern döneme karşı tepki olarak bazı evanjelik gruplar daha muhafazakar bir konum üstlenmiştir. Örneğin bu çerçevede evanjelik akım içerisinde Fundamentalizm olarak bilinen bir ekol ortaya çıkmıştır. 19. yüzyıl sonu ile 20. yüzyıl başlarında Amerikan Protestanlığında modernist
teolojiye ve kutsal kitap eleştirilerine karşı ortaya çıkan ve Pietistik ahlak anlayışını savunan fundamentalistler, modernizme ve modernizmle
ilişkili görülen değer ve anlayışlara karşı ciddi bir mücadele vermişlerdir. Günümüzde Ayrılıkçı Baptistler (Bible Baptists), General Association of Regular Baptist Churches ve Independent Fundamental Churches
of America gibi kilise gruplarını bünyesinde barındıran fundamentalist
hareket, bilim ve modern yaşam karşıtlığıyla şöhret bulmuş bir akım
olarak tanınır.
Fundamentalistlerin modern yaşam ve bilim karşıtı katı tutumları
Amerika’daki çeşitli çevrelerde evanjelik kavramına karşı genel bir karşı
duruş ortaya çıkarmıştır. Öyle ki Amerika’daki liberal Protestanlar kendilerini evanjelik kavramının dışında tutmaya özel bir hassasiyet göstermişlerdir. Zira onlara göre evanjelik terimi zihinde fundamentalistlerin
tutuculuğunu çağrıştırmaktadır.
il. Dünya Savaşı yıllarına geldiğimizde evanjelik hareketin Amerika genelinde yeniden canlanmaya ve yeniden yapılanmaya çalıştığı dikkati çekmektedir. Neo-Evanjelikalizm olarak da adlandırılan yeni bir yapılanma, yaptığı açılımlarla bir yandan fundamentalist tutuculuğun Amerika genelinde evanjelizm aleyhine oluşturduğu olumsuz imajı silmeye ve kendisini fundamentalist hareketten farklı göstermeye çalışırken, bir yandan da Amerikan kamuoyunda hemen her alanda yeniden
etkin ve etkili konuma ulaşma yönünde hızlı adımlar atmıştır. Kendisini tutucu fundamentalist evanjeliklerden ayıran bu yeni oluşum, modern
yaşamın vazgeçilmez araç gereçleri ve yaşam tarzıyla barışık olmaya
özen göstermiştir. Nitekim bu çabalar kısa sayılabilecek bir sürede meyvelerini vermiş ve özellikle 1970’lerden itibaren evanjelizm ABD’de yeniden etkili olmaya başlamış, Amerikan ulusal değerleriyle özdeş bir
“halk dini” olma statüsüne yeniden kavuşmuştur. Şüphesiz bunda iki
önemli durumun da etkisi ve katkısı olmuştur. Bunlardan ilki, 19. yüzyılda ve 20. yüzyıl başlarında özellikle Avrupa ve Amerika’ da etkili olan
pozitivist bakış açısının etkisinin kırılmaya başlamış olmasıdır. Bir diğeri
ise ABD’nin il. Dünya Savaşı’ na aktif bir taraf olarak katılmasıyla Amerikan halkında hızla artan ulusal kimlik bilinci ve hassasiyetidir. Bu iki
durum, Amerikanın ilk oluşum dönemlerinde de halkın ortak paydası
olarak ön plana çıkan evanjelizmin yeniden halkın gündemine girmesi
ve onlar üzerinde etkili olması sonucunu ortaya çıkarmıştır.
c. Yeni Güç Unsuru Olarak Evanjelizm
Günümüzde ABD’ de en etkili dinsel grup olarak bilinen evanjelik
hareket bünyesinde onlarca farklı kilise grubunu barındıran bir akımdır.
Öyle ki evanjelik Hıristiyanlar arasında yalnızca Protestan gelenekten
gelen kiliseler değil evanjelizm şemsiyesi altında görülen çeşitli Katolik
kiliseler de bulunmaktadır. Örneğin ABD’ deki en büyük Protestan akım
olarak bilinen Güney Baptistleri (Southern Baptist Convention) evanjelik özellikler taşımaktadır.4 Ayrıca 1900’lerin başında oluşan ve günümüzde en hızlı gelişen akımlardan birisi olarak görülen Pentekostalizm
de evanjelik akım içerisindedir. Bunlardan başka Arminian-Holiness Kilisesi, Karizmatik Yenilenmeciler, Missouri Sinodu, çeşitli Lutheran, Metodist, Episkopal ve Presbiteryen kiliseler de evanjelik hareket içerisinde yer almaktadır.5
Evanjelik Hıristiyanlar ABD’deki en büyük, güçlü ve etkili Hıristiyan grubunu oluşturur. Öyle ki Gallup tarafından ABD genelinde yapılan araştırmalarda 1976’da halkın %34’ü, 1977-1978’de ise %33’ü kendisini yeniden doğuşçu evanjelik olarak tanımlarken bu oran 1998’de
%47’ye çıkmıştır. 2001 ‘de yapılan bir araştırmada ise bu oranın %40 civarında olduğu görülmüştür. Bugün yapılan kamuoyu tahminlerinde
ABD’de 100 milyonun üzerinde evanjelik Hıristiyan’ın yaşamakta olduğu tahmin edilmektedir ki bu rakam ABD geneli dikkate alındığında oldukça çarpıcıdır.
Evanjelizmin temel özellikleri arasında şu dört husus dikkati çekmektedir.
1. Bunlardan ilki yeniden doğuş öğretisidir. Her evanjelik, evanjelik hareketin öğretilerini kabul etmekle kendisinin yeniden doğmuş6 bir
Hıristiyan olduğunu kabul etmekte ve bu çerçevede diğer bütün Hıristiyanlardan farklı bir konumda olduğunu kabul etmektedir. Yeniden doğmuş olmak nihai kurtuluş için olmazsa olmaz bir şarttır. Bu inanışa göre
evanjelik olmayan diğer Hıristiyanlar da tam olarak kurtuluş yolunda
olanlar olarak kabul edilmezler. Yeniden doğuş inancı bireysel dindarlığa ve ruhsal tecrübeye dayalı bir din anlayışına sahip olmakla ilişkilidir.
2. Evanjelikler dinde kutsal kitabı temel referans olarak kabul etmektedirler. Kutsal kitap okumalarında evanjelikler büyük ölçüde literalisttirler; dolayısıyla kutsal metinlerin alegorik anlaşılmasına mesafeli
durmaktadırlar.
3. Evanjelikler arasında İsa Mesih’in yeryüzüne ikinci gelişi olarak
bilinen Paraousia inancı oldukça etkilidir. Gerçi bu inanç bütün Hıristiyanlarda temel bir kredo (inanç esası) olarak kabul edilmektedir. Ancak
evanjeliklerin yaşamında bu inanç doğrultusundaki mesianik ve milenyarist eskatolojik beklentiler çok daha merkezi bir yer tutmakta ve kutsal kitapta bu inanç etrafında olacağı öngörülen olayların birebir olması
beklenmektedir.
4. Evanjelikler temsil ettikleri Hıristiyan mesajının yayılmasına büyük önem vermekte ve misyonerliği, İsa’nın yeryüzüne ikinci gelişi öncesi mutlaka yapılması gereken küresel bir evanjelizm görevi olarak
görmektedirler. Bu bağlamda oluşturdukları birçok kuruluş vasıtasıyla
faaliyetlerini yürütmeye çalışmaktadırlar. Bunlar arasında Christ for All
Nations, Jesus to the World Mission, Youth with a Mission, Campus Crusade for Christ ve International Fellowship of Evangelical Students gibi
kuruluşlar sayılabilir. Amerika’nın oluşumu dönemlerinde bir “halk dini” şeklinde yayılan ve Amerikan ulusal bilincinin oluşmasına önemli katkıda bulunan evanjelizm bugün de bu özelliğini sürdürüyor görünmektedir. Özellikle
1970’lerde Billy Graham öncülüğündeki evanjelik liderlerin faaliyetleriyle toplumda eski itibarını hızla yeniden elde etmeye çalışan evanjelikler,
ABD genelinde medyadan sinemaya ve sosyal hayattan politikaya kadar
hemen her alanda yürüttükleri faaliyetleriyle etkili olmaktadırlar.
Her ne kadar evanjeliklerin çoğunluğu, kendilerini fundamentalist evanjeliklerin 20. yüzyıl başlarında toplum genelinde oluşturdukları olumsuz imajdan uzak tutmaya çalışsalar ve bu çerçevede modern
yaşamla barışık olmaya özen gösterseler de modernizmden kaynaklandığını düşündükleri çeşitli durumlara karşı mücadele etmekten de
geri durmamaktadırlar. Örneğin kürtaj, doğum kontrolü, eşcinsel ilişkiler, kadın hakları tartışmaları bağlamında dile getirilen ve kadına daha fazla özgürlük öneren talepler ve sosyal hayatta ve birey yaşantısında gittikçe artan sektiler yaklaşımlar evanjelikleri oldukça rahatsız
eden hususlar arasındadır. 20. yüzyılın son çeyreğinden itibaren Moral
Majority ve Concerned Women for America gibi çeşitli teşkilatlar, ahlaki ve dinsel kırılma olarak görülen bu durumlara karşı mücadele etmek amacıyla evanjeliklerce kurulmuştur. Yine okullardaki din eğitimine getirilen kısıtlamalara karşı yoğun kampanyalar oluşturulmuştur.
Evanjelik rahip Pat Robertson tarafından kurulan Christian Coalition
1 995 verilerine göre 1600 şubesi, yaklaşık iki milyon kayıtlı üyesi ve
yirmi beş milyon dolar bütçesi olan dev bir organizasyon olarak ciddi
bir faaliyet yürütmektedir.
ABD’de evanjelistlerin medya ile ilişkileri de oldukça dikkat çekicidir. Bugün televanjelistler ya da görsel medya evanjelistleri olarak adlandırılan evanjelik vaizler/rahipler birçok ulusal TV ve yüzlerce radyo
kanalı aracılığıyla her gün on milyonlarca Amerikalıya ulaşmaktadır.

d. Evanjelizmin Mesianik Beklentileri
Mesih’in ikinci gelişine dair beklentiler ve bu beklentiler doğrultusunda gelişen düşünceler/aktiviteler, evanjeliklerin en çarpıcı karakteristik özelliklerinden birisini oluşturmaktadır. Bu konuda özellikle
Dispansasyonalizm diye bilinen anlayış gelecek döneme ilişkin çarpıcı
yaklaşımlarıyla dikkati çekmektedir.Evanjelikler genelde Yeni Ahit metinlerinde özelde ise Yuhanna’ya atfedilen vahiyde anlatılan olayların birebir gerçekleşeceğine
inanmaktadırlar. Olması beklenen bu olaylar bağlamında yaşanmakta
olan ve yaşanacak zamanı çeşitli periodlara ayırmaktadırlar. Buna göre
yaşanan/yaşanacak olan hadiseleri iki ana döneme ayırmak mümkündür. Bunlardan birinci dönem Mesih’in ikinci kez yeryüzüne gelmesine
uygun ortamın hazırlanmasına yönelik hadiseleri kapsamaktadır. Bunlar arasında Ortadoğu merkezli büyük bir tribulansın ya da kaos ve şiddetin yaşanması, Kudüste mabedin üçüncü kez inşası, gökten ateş ve
kükürt yağması, oluk oluk kan akması gibi hadiseler ve iyilerle kötüler
arasında yaşanacak olan son savaş (Armegedon) gibi olaylar sayılabilir.
İkinci dönem ise İsa Mesih’in gökten inerek yeryüzündeki olaylara müdahale etmesi, insanları yargılaması ve bin yıl sürecek olan altın çağı
içermektedir. Dispansasyonalist evanjelikler, İsa’nın inişi öncesi yaşanacak ve kutsal metnin ifadesiyle atların gemlerine kadar oluk oluk kanın
akacağı bu büyük türbülansı kendilerinin yaşamayacağını; zira kendilerinin bu esnada ölümsüzlük elbiselerine bürünmüş olarak ilahi aleme
yükselip buradan aşağıda olup bitenleri izleyeceklerini düşünmektedirler. Buna göre onlar, yeryüzünde yaşanacak olan kaos ve şiddetten etkilenmeyecek olan seçilmişlerdir.

DHBT
22 Kasım 2020 Pazar
ÜYELİK

Üye OlŞifremi Unuttum

2018 YILI 9500 KUR’AN KURSU ÖĞRETİCİSİ, İMAM HATİP VE MÜEZZİN KAYYIM ALIMI TABAN PUANLARI 2018 Yılı 9500 Kur’an Kursu Öğreticisi, İmam Hatip ve Müezz... Devamı

Tüm hepsinde aşağıda verilen şekilde ki gibi olacaktır.   KPSS Genel Yetenek : %15 KPSS Genel Kültür : %15   DHBT 1 : %30   DHBT 2 : %40   Ortaöğreti... Devamı

Merakla beklenen 2018 DHBT sınavı 09. Aralık Pazar günü Ösym tarafından  belirlenen sınav merkezlerinde gerçekleştirilecek. Sınav sonuçları ise 04.01... Devamı

KPSS SONUÇLARI NE ZAMAN AÇIKLANACAK? ÖSYM tarafından yapılan duyuru ile KPSS sonuçlarının açıklanma tarihi netlik kazandı. ÖSYM’nin sınav takvi... Devamı

a) DHBT, çoktan seçmeli test olarak uygulanacaktır. b) DHBT’nin ilk bölümü (DHBT-1) temel din bilgisisorularından oluşacaktır ve tüm öğrenim düzeyler... Devamı

Tüm hepsinde aşağıda verilen şekilde ki gibi olacaktır.   KPSS Genel Yetenek : %15    Dini Haberlerim KPSS Genel Kültür : %15   DHBT 1 : %30   DHBT 2... Devamı