DHBT Dersleri-119″Ermenilik – Temel Öğretileri ve Uygulamaları”

Sınav Defteri
Haziran 9, 2020

Etnisite ile dini kimliğin iç içe girdiği bir gelenek olan Ermenilik, soy olarak kendisini ‘Hayk’a’ dayandırır. Böylelikle Ermeniler kendi
soylarını Kitab-ı Mukaddes geleneği bağlamında Nuh’un torunlarına kadar götürmektedir. Bunun için kendileri, Ermeni yerine “Hayk”, Ermenistan yerine ‘Hayıstan’ı kullanmışlardır. Grekçe veya Süryanice olduğu ifade edilen ve “dağlık memleket”
anlamına gelen Ermenistan, tarihte Hıristiyanlığı aynı anda hem resmi
devlet hem de halk dini olarak kabul eden ilk krallıktır. Bununla birlikte
Ermeni Hıristiyanlığının başlangıç dönemi, ilk üç yüzyıla ilişkin kaynak
malzemenin yokluğu ya da azlığı nedeniyle oldukça belirsizdir. Ancak
Ermeniler kiliselerinin ilk havarilere dayanan Apostolik bir niteliğe sahip
olduğunu düşünürler. Bununla birlikte bazı Ermeni yazarlar ilk üç yüzyıldaki Ermeni Hıristiyanlığının Ortodoks veya Apostolik değil, daha çok
Ebiyonit ya da Yahudi bir karaktere sahip olduğunu ifade ederler.
Geleneğe göre Ermeniler, Hıristiyanlıkla ilk olarak 1. yüzyılda tanışmıştır. Buna göre !sa’nın havarilerinden Aziz Tadeos, Aziz Bartolomeos ve takipçilerinin çabaları sayesinde o güne dek putperest olan geniş bir Ermeni topluluğu Hıristiyanlığı kabul etmiştir. İlerleyen dönemde Hıristiyanlık Ermeniler arasında yayılışını sürdürmüş ve nihayet 301
yılında, Aziz Gregorios’un önderliği sonucunda III. Tridates, Hıristiyanlığı Ermeni Krallığı’nın resmi dini olarak kabul etmiştir. Nitekim Gregorios’un başarılı çalışmalarından dolayı bu kiliseye “Gregoryan Kilisesi”
de denir. Kendisi ve piskoposları, kilisenin prensleri ve büyük feodal
beylerdi; çünkü eski pagan hiyerarşinin muazzam mal varlığına el koymuşlardı.
Ermeni Kilisesi, Pers ya da Etiyopya kiliseleri gibi Roma’dan bağımsız olarak gelişti. Ermeni Kilisesine ‘milli’ sıfatı Osmanlı yönetimi tarafından verilmiştir. Eçmiyazin, Ermeniler için en önemli dini merkezdirve Ermeniler arasında özel bir yere sahiptir. Aziz Gregorios’un gördüğü
bir vizyondan dolayı buraya “Tanrı’nın biricik oğlunun indiği yer” anlamına gelen Eçmiyazin denilmiştir. Eçmiyazin’in yüksek otoritesi öncelikle doktriner niteliktedir. Kadıköy Konsili’ne on Ermeni piskoposunun katıldığı söylenir;
ancak bu oldukça tartışmalıdır. 451’de toplanan Kadıköy Konsili’nin kararlarını benimsemeyen ve o tarihten bu yana Hıristiyanlık içerisinde
bağımsız bir kol olarak yaşamayı sürdüren Ermeni Kilisesi, bugün sekiz
milyonu aşkın üyesiyle, dünyada 50 milyondan fazla üyesi bulunan Kadim Ortodoks Kiliseler ailesine mensuptur. Ermeniler Kadıköy Konsili’ni reddedip iskenderiye teolojisinin ilkelerine bağlı kaldıkları için Bizanslılardan da değişik baskılar görmüşlerdir.
4. yüzyılda Kayseri başpiskoposluğundan kopma sonrası kilise,
Antakya, İstanbul ya da Roma’nın güdümüne sokulma gayretlerine direnmiştir. Piskopos seçimlerine cemaatin katılması ve kilisenin bu uygulamayı sürdürmesi, Hıristiyanlığın havarilik döneminin devamı olarak kabul edilebilir. Ermeni kilisesi, bu özelliği sayesinde, zamanla İstanbul ve Roma’da giderek büyüdüğü gözlenen bir teokrasinin kendi
içinde oluşmasını engellemiştir.
Ermeni cemaati ile yakın ilişki içerisinde olan Fatih Sultan Mehmet, Bizans döneminde Batı Anadolu, Trakya ve Balkanlar’daki Ermeniler üzerinde nüfuzu olan ve o tarihe dek Bursa’ da bulunan Ruhani Reislik makamını 1461 yılında Patriklik seviyesine yükseltmiştir. Böylece,
Müslüman bir sultanın bir Hıristiyan Patrikliği’ni tesisi, daha önce benzeri görülmemiş bir olay olarak tarihe geçmiştir. 15. ve 18. yüzyıllarda,
Kırım, Doğu Anadolu, İran ve Kafkasya’dan birçok Ermeni İstanbul’a
göç etmiş ve giderek genişleyen Osmanlı topraklarındaki tüm Ermeni
cemaatleri İstanbul Ermeni Patriği’ni ‘milletbaşı’ olarak tanımıştır.
Ermeni Kilisesi tarihi açısından 18. yüzyılın en önemli gelişmesi,
Fransa ve İstanbul’daki Fransız büyükelçilerinin himayesindeki Katolik
misyonerlerinin yeniden ortaya çıkmasıdır. Ermeni Kilisesinde 18. yüzyıl ve sonrasında bölünmeler olmuş ve bu bölünmeler Katolik ve Protestan Ermeni kiliselerini meydana getirmiştir. Katolik misyonerleri Ermeni Hıristiyanlara yönelik iki zıt politika izlemiştir. Birincisi baskı politikasıdır. Örneğin Fransız büyükelçisi nüfuzunu kullanarak inatçı Tokat
patriği Avedik’i hapse attırmış, ardından Tenedos adasına sürgün ettirmiştir. Buradan kaçırılan Avedik 1711 yılında Fransa’ da engizisyon tarafından yargılanarak mahkum edilmiştir. İkincisi ise barışçıl bir devşirme
politikasıdır. Bu çerçevede Katolik misyonerler, aydın Ermeni din
adamlarını saflarına çekmeye çalışmışlardır.
19. yüzyıldan itibaren misyoner faaliyetleri sonucunda “Protestan
Ermeni Kilisesi” adıyla bağımsız bir kilise daha ortaya çıktı. 19. yüzyıl Ermeni Kilisesi açısından üç önemli olaya tanık olmuştur. Birincisi, Ermeni
Kilisesinin yönetimine düzenli olarak kilise dışından kişilerin girmesidir.
İkincisi, Osmanlı yönetiminin 1830 yılında yeni bir Roma Katolik Milleti
ihdas etmesine karar vermesidir. Üçüncüsü ise bu gelişmelere paralel
olarak Protestan ülkelerin Ermeniler arasında misyonerlik faaliyetlerine
hız vermeleridir. Bu yarış çerçevesinde “American Board” ve Anglikan
misyonerleri gibi gruplar Ermenileri kendi yanlarına çekmek istemiştir.
Özellikle Amerikan Protestan misyonerleri eğitimden sağlığa kadar
hemen her alanda çok sistemli bir şekilde çalışarak Osmanlı egemenliğindeki birçok bölgede etkili olmuşlardır. Bunların sonucunda 19. yüzyılın
sonlarında Osmanlı topraklarında Protestan misyonerler aracılığıyla yaklaşık altmış bin kadar Ermeni’nin Protestan olduğu söylenmektedir.
1. Temel Öğretileri ve Uygulamaları
Doğu Kiliseleri çatısı altında gösterilmesine rağmen Gregoryan Ermeni Kilisesi, Ortodoks Kilisesinden ayrıdır. Aynı şekilde Katolik Kilisesinden de farklı inanç ve uygulamalara sahiptir. Bununla birlikte diğer kiliselere ve bunların düşünce sistemleriyle doktrinlere karşı hoşgörülüdür.
Geleneksel Gregoryan Kilisesi, Süryani ve Kıpti Kiliseleri gibi monofizit bir kilisedir. Patriklerine ‘katolikos’ unvanı verilir. Ermeniler ilk
üç ökümenik konsilin dogmatik öğretilerini kabul ederler. Ermeni Kilisesinin kutsal litürjisi temelde Grek ritüel ailesine dahildir. tık olarak
Kayseri’deki kilisede mevcut bulunan Aziz Basil litürjisinin Grekçe bir
versiyondan derlendiği tahmin edilmektedir. Kilisenin kurucusu olan Aziz Gregorios, gençliğini Kayseri’de geçirmiş ve Hıristiyan akidesini burada öğrenmiştir. Aynı zamanda Ermeni Kilisesine komşu olan Antakya’ daki Süryani Kilisesinin etkisinde de kalmıştır.
Günümüzde, kabul edilmiş tek bir Ermeni litürjisi mevcuttur ve
bu da esas olarak Grek karakterlidir. Ama karma yapısından dolayı doğu ile batı arasında bir köprü oluşturmaktadır. Bu liturji, pazar günleri
ile büyük şenliklerde, buna ilaveten yeterli cemaat olduğu takdirde cumartesi günleri de icra edilmektedir.
Kadim Doğu Kiliseleri içinde sadece Ermeniler kutsal komünyon
için mayasız hamur kullanır ve şaraba su karıştırmazlar. Bu anlamda Evharist sakramenti sırasında ekmek ve şarabın saf olmasına dikkat edilmekte; ekmeğe maya, şaraba su katılmamaktadır. Ermeniler Komünyon
ayinindeki ekmek ve şarabın lsa’nın etine ve kanına dönüştüğü yönündeki dönüşüm öğretisini ve kilise tarafından günahların bağışlanabileceği düşüncesini de kabul etmezler. İkonların çoğu mihrabın arkasında
yarım daire biçimindeki girintide sergilendiği için, Ermeni Kilisesinde aziz tasvirleri için ayrılmış özel bir bölme yoktur. Ermeniler ikonalara tazimi eski putperest adeti sayarak reddederler ve evlerinde kutsal resimler bulundurmazlar. Ayrıca Kilisede heykel kullanılmasına karşıdırlar.
Ermeni Kilisesinin mimari yapısı kendine özgüdür ve ana kubbesinden
hemen ayırt etmek mümkündür. Ana kubbe, aslında bir kule olup tepesi koni biçiminde bir külahla örtülmüştür.
Ermeni kilisesince altı sakrament kabul edilmektedir; kutsal yağla
yağlama geleneği zamanla terk edilmiştir. Son Yağlama’nın kutsallığı kabul edilse de sakramentler arasında sayılmamaktadır. Bebekler (0-45 günlük iken) yatay olarak ve tüm gövdeleri suya batırılarak vaftiz edilir, ancak
su serpilerek de icra edilmektedir. Onlar, Noel’i 6 Ocak’ta kutlar, Batı Hıristiyan dünyasında yapılan Yılbaşı şenliklerini ve çam süslemelerini bidat sayar ve dindar bir kişinin içki içip eğlenmesi yerine Tanrı’ya dua etmesi gerektiğine inanırlar. Ermeni Kilisesinde oruç ve perhiz uygulaması
vardır. Yılda 157 gün oruç tutulur. Günümüzde oruç, sabahın ilk saatlerinden öğleye kadar, her türlü yiyecekten sakınılarak yerine getirilmektedir. Perhiz veya tövbe ayinleri, etsiz ve yağsız yemekle olmaktadır.
Ermeniler ölüleri için dua etmeleri yönüyle Katoliklerle benzerlik
gösterirken, arafa inanmamalarıyla Katoliklerden ayrılırlar. Kutsal Ruh’un
Baba’dan çıktığına inanmaları ve Filioque (ve Oğul’dan) takısını reddetmeleriyle de Katoliklerden ayrılırlar.
Ademi merkeziyet ilkesi Ermeni Kilisesi tarafından kabul edilmiştir ve her piskopos, dinsel gelenekler çerçevesinde kendi yerel yetkilerini bağımsız olarak kullanır. Ermeni Kilisesi, kendi fıkhının belirlediği
şartlarda boşanmaya izin verir. 4. yüzyılın sonuna kadar kilise evli din adamları tarafından yönetilmiştir. tık dokuz katolikos evliydi ve bu makamı kendi oğullarına bıraktılar. Piskoposlar da aynı uygulamayı yerine
getirdiler. I. Büyük Sahak (öl.439) üst rütbeli din adamlarına evlenmeyi
yasaklayıncaya kadar böyle devam etmiştir. Günümüzde zina dışında
boşanmaya izin verilmemektedir.
Ermeni Kilisesine göre ruhbanlıktaki kutsal rütbeler Havariler ile
başlamıştır. Ermeni Kilisesi hiyerarşisinde sekiz makam bulunmaktadır:
ı. Kilise Katibi, 2. Diyakoz, 3. Papaz, 4. Başpapaz, 5. Doktor, 6. Piskopos, 7. Patrik, 8. Katolikos. Bu arada Ermeni Kilisesinde, diğer kiliselerde pek rastlanmayan bir ‘Vertabetlik’ rütbesi vardır. Bunlar ayrı bir sınıf
teşkil etmekte ve bu unvan gerekli eğitimi almış olan evlenmemiş papazlara verilmektedir. Kilise yönetiminde laikler ya da ruhban sınıfından olmayanlar da yetki sahibidir. Kilise, laikler ve ruhbanlardan oluşan
kurulca idare edilir. Son karar makamı, bu iki sınıftan oluşan bir meclistir. Kilise, Petrus tarafından değil, İsa tarafından gönderilmiş havarilerce
kurulduğu için, bizzat İsa kilisenin kurucusu olarak kabul edilmektedir.
Ermeni Kilisesi de diğer Hıristiyan kiliseler gibi günlük, haftalık
ve yıllık olmak üzere üç kategoride ayinlerini yürütmektedir. Kilisenin
günlük ibadetleri, sabah ve akşam kilisede din adamları önderliğinde
yapılmaktadır. Haftalık ibadet, pazar günü kilisede yapılmaktadır. Yıllık
ibadetler ise yılın belirli günlerinde icra edilen ayinler, törenler, yortular,
oruçlar, perhizler ve dini ziyaret uygulamalarıdır.
Kiliseye girildiğinde haç çıkarılmaktadir. Haç işareti Katolikler gibi soldan sağa doğru yapılır. Diz çökmeler günümüzde basitçe bir eğilme şekline dönüşmüştür.
2. Günümüzde Ermeni Kilisesi
Günümüzde birçok ülkedeki Katolik Ermenilerin bağlı bulunduğu Kilikya Katolik Ermeni Patrikliği Lübnan’dadır. Ayrıca Mısır’da patriklik, Ermenistan’da Doğu Katolik Ermeniler Piskoposluğu, Irak, Suriye
ve Türkiye’de başpiskoposluk, Yunanistan, İran ve İsrail’de piskoposluk düzeyinde kilise merkezleri bulunmaktadır.
Ermenilerin küçük bir bölümü Protestanlığa ve Katolikliğe geçmiş olmakla birlikte, Ermeni halkının ana kitlesi, monofizit karakter taşıyan geleneksel Doğu Kilisesine bağlılığını korumuştur. Dünyadaki bütün Ermenilerin en az dörtte üçünün eski ve yerli Gregoryan Kilisesine
bağlı olduğu tahmin edilmektedir. Ermeni Hıristiyanlığını biçimlendiren
ana çizgilerin, diğer antik doğu kiliseleriyle ve özellikle Mısır’daki Kıpti
Kilisesi ile ortak birçok noktası bulunmaktadır. Bu özellikleri, kilisenin
milli karakteri ve demokratik örgütlenmesi olarak değerlendirmek
mümkündür.
Ermenilerin büyük çoğunluğu (yaklaşık % 90’ı) Gregoryan mezhebindedir. Geri kalan Ermenilerin % 7’si Katolik ve % 3’ü Protestandır.
Türkiye’de kırk beş bin civarında Apostolik Ortodoks Ermeni bulunmaktadır. Bunların çoğunluğu İstanbul’dadır. Türkiye Ermenilerinin çoğunluğu Apostolik Ortodoks olmakla birlikte, Katolik ve Protestan cemaatleri de bulunmaktadır. Bu cemaatlerden Apostolik Ortodoks olanlar İstanbul Ermeni Patrikliği, Katolik olanlar İstanbul Ermeni Katolik
Başpiskoposluğu, Protestan olanlar ise müstakil Protestan kiliseler bünyesinde dini faaliyetlerini sürdürmektedir.

DHBT
22 Kasım 2020 Pazar
ÜYELİK

Üye OlŞifremi Unuttum

2018 YILI 9500 KUR’AN KURSU ÖĞRETİCİSİ, İMAM HATİP VE MÜEZZİN KAYYIM ALIMI TABAN PUANLARI 2018 Yılı 9500 Kur’an Kursu Öğreticisi, İmam Hatip ve Müezz... Devamı

Tüm hepsinde aşağıda verilen şekilde ki gibi olacaktır.   KPSS Genel Yetenek : %15 KPSS Genel Kültür : %15   DHBT 1 : %30   DHBT 2 : %40   Ortaöğreti... Devamı

Merakla beklenen 2018 DHBT sınavı 09. Aralık Pazar günü Ösym tarafından  belirlenen sınav merkezlerinde gerçekleştirilecek. Sınav sonuçları ise 04.01... Devamı

KPSS SONUÇLARI NE ZAMAN AÇIKLANACAK? ÖSYM tarafından yapılan duyuru ile KPSS sonuçlarının açıklanma tarihi netlik kazandı. ÖSYM’nin sınav takvi... Devamı

a) DHBT, çoktan seçmeli test olarak uygulanacaktır. b) DHBT’nin ilk bölümü (DHBT-1) temel din bilgisisorularından oluşacaktır ve tüm öğrenim düzeyler... Devamı

Tüm hepsinde aşağıda verilen şekilde ki gibi olacaktır.   KPSS Genel Yetenek : %15    Dini Haberlerim KPSS Genel Kültür : %15   DHBT 1 : %30   DHBT 2... Devamı