DHBT Dersleri-109 “İslam’ın İbadet Anlayışı”

Sınav Defteri
Mayıs 30, 2020

İslam ibadeti genelde kişinin bütün yaşantısını kapsayan bir olgu olarak görür. Bu durumda kişinin yemek yemesi, yolda yürümesi, çalışması ve uyumasından düzenli olarak yaptığı şekilsel ibadetlere kadar
her davranışı ibadet olarak değerlendirilir. Örneğin Hz. Muhammed, yolda yürürken insanlara zarar verecek olan bir nesneyi yoldan kaldırmanın, birbirine selam vermenin ve benzeri davranışların ibadet olduğuna işaret etmiştir. Buna göre ibadet, kişinin inançları doğrultusunda yaşamında gerçekleştirdiği tavır ve davranışlarıdır. Kur’an, Allah’ın görünmez varlıkları ve insanları yalnız kendisine ibadet/kulluk etmeleri
için yaratmış olduğunu belirtmektedir (51. Zariyat, 56). Bu durumda tslam’a göre kişi yalnız Allah’a ibadet etmeli yani tavır ve davranışlarını
yalnızca Allah’ın koymuş olduğu sınırlara göre düzenlemelidir. Çünkü Allah her şeyin yaratıcısı (6. En’am, 102), yerin ve göğün sahibi, maliki ve Rabbi (2. Bakara, 107; 3. Al-i İmran, 189; 19. Meryem, 65), insanların
gerçek hükümdarıdır (114. Nas, 2). Allah’a ibadet edilmek, insanlara da
yalnız ona ibadet etmek yaraşır (1. Fatiha, 5; 21. Enbiya, 67; 51. Zariyat,
56); Allah’tan başkasına ibadet etmek cahilliktir (39. Zümer, 64). Kur’an
insanları şeytana ibadet etmemeleri, yalnızca Allah’a ibadet etmeleri konusunda uyarmaktadır:
Ey Ademoğulları, ben size and vermedim mi: “Şeytana ibadet
etmeyin, o sizin apaçık düşmanınızdır; bana ibadet edin, doğru yol budur diye!” (36. Yasin, 60-61).
Burada söz edilen şeytana ibadet, kişinin Allah’ın kendisi için öngörmüş olduğu yaşam tarzının dışında bir yaşam tarzı sürmesi ya da kötülüğü izlemesidir.
Yalnızca Allah’a ibadet etmek yukarıda da üzerinde durduğumuz
gibi, 1slam’a göre tarih boyu her peygamberin insanlara yönelik tebliğinde yer almıştır. “Andolsun ki biz her ümmete, ‘Allah’a ibadet edin,
sahte tanrılardan uzak durun’ diyen bir elçi gönderdik.” (16. Nahl, 36)
mealindeki ayeti bunu açıkça vurgulamaktadır.
Genellikle islam’da ibadetlerin önem bakımından imandan sonra
geldiği kabul edilir. Kur’an’da iyi davranışlar (salih amel) genellikle
imanla bir arada zikredilmektedir. Bu durum, makbul ibadetin imanla bir
arada olmasına işaret etmektedir. Dolayısıyla imansız ibadet, gerçekte
sadece riya ve münafıklıktan doğan bir gösterişten ibarettir (2. Bakara,
264; 4. Nisa, 38, 142; 107. Maun, 5-6). İbadetlerde asıl olan ise imanla birlikte niyet, ihlas, huşu, takva gibi kavramlarla ifade edilen öz ve içeriktir.

A. Temel İbadetler/İslam’ııı Şartları
İslam’ da belirli şekil ve kurallara bağlanmış olan ibadetler temel ibadetler olarak bilinir. Kelime-i Şahadet’in de eklenmesiyle bu temel ibadetler yaygın şekilde İslam’ın şartları olarak bilinir ki bunlara dinin direkleri de denilir. Temel ibadetler için muayyen şekil ve kuralların belirlenmesinin önemli bir sebebi bunların birer şiar değeri taşıması, yani dıştan
bakıldığında yapılanın İslam’a has bir ibadet olduğunu göstermesidir.
Temel ibadetler arasında Kur’an’ da en fazla vurgulanan namazdır.
Namaz belirli kurallar ve davranışlar dahilinde yapılan bir ibadettir. Namaz, kıyam (kıbleye yönelerek ayakta durmak), kıraat (Kur’an’dan bazı ayetler okumak), rüku (eğilmek), secde (secdeye kapanmak) ve son oturuştan ibaret şekli davranışları içerir. Namazda Allah’a hamd edilir, ona yönelik övgüler yapılır ve ona dua edilir. Namazın her rekatında
Kur’an’ın ilk suresi olan Fatiha okunur:
Alemlerin Rabbi Allah’a hamdolsun.
Rahman’dır, Rahim’dir.
Din gününün (mükafat ve ceza gününün) malikidir.
Ancak sana ibadet/kulluk eder, ancak senden yardım dileriz.
Bizi doğru yola ilet.
Nimet verdiğin kimselerin yoluna; kendilerine gazap edilmiş
olanların ve sapmışların yoluna değil (1. Fatiha, 1-7).
Allah’ın kişiye şah damarından daha yakın olduğunu belirten İslam, namazı kişinin gündelik yaşamında özel bir amaçla Allah’la baş başa
kaldığı bir an olarak değerlendirir ve dolayısıyla Hz. Muhammed’in bir
sözüne yansıdığı şekilde namazı inanan kişinin miracı olarak tanımlar.
Namazın birçok çeşidi olmakla birlikte genel olarak farz (yapılması zorunlu olan) ve nafile (isteğe bağlı olan) şeklinde ikiye ayırmak
mümkündür. Farz namazlar günlük olarak beş vakit namazı içerir. Bunlar sabah gün doğmadan, öğle, ikindi, akşam ve yatsı vakitlerinde kılınır. Günlük vakitlerde namazlar farz ve nafile ya da yaygın olarak adlandırıldığı şekilde sünnet namazlardan oluşur. Namazın kıyam, kıraat, rüku ve secdelerden oluşan her birimine ‘rekat’ adı verilir. Her iki rekat’tan sonra oturulur; her namazın sonunda ise bir son oturuş yer alır.
Namaz sağa ve sola selam verme ile tamamlanır. Vakit namazlarının
toplam rekatları farklı farklıdır. Örneğin sabah namazı iki rekat sünnet
ve iki rekat farz olmak üzere toplam dört rekat olarak kılınır. Öğle namazı ise dört rekat sünnet, dört rekat farz ve iki rekat son sünnet olmak üzere toplam on rekattır. Vakit namazlarının farzları cemaat halinde kılınması daha makbul sayılır. Vakit namazlarının yanı sıra ayrıca cuma
günü öğle vakti cemaat halinde kılınması zorunlu olan cuma namazı
vardır. Cuma namazı öğlen namazı yerine kılınır ve cuma hutbesi denilen hatibin yaptığı bir konuşma ile iki rekatlık cemaatle kılınan bir farz
namazı içerir. Cuma namazının farzından önce ve sonra kılınan nafile
namazlar da vardır. Bunlardan başka Ramazan ve Kurban bayramlarında kılınan vacip hükmündeki cemaatle kılınan namazlar ile korku namazı, şükür namazı ve benzeri namazlar da vardır. Bu arada cenaze için
kılınan rükusuz ve secdesiz cenaze namazı ise aslında cenaze için yapılan bir duadan ibarettir.
Namaz esnasında kıbleye yönelmek gerekir. İslam’ın kıblesi Beytullah olarak da adlandırılan Kabe’dir. Bütün dünya Müslümanları namaz esnasında buraya doğru döner.
tslam’da namaza hazırlık olarak abdest almak şarttır. Abdest, su
ile yapılan bir ibadettir ve manevi bir temizlik olarak düşünülür. Abdest,
sırasıyla ellerin, ağzın, burnun, yüzün, kolların yıkanması, başın ve kulakların mesh edilmesi ve ayakların yıkanmasıdır. Abdest alınacak su
bulunmadığı durumlarda temiz bir toprak üzerinde teyemmüm yapılır.
Teyemmüm de ellerin, yüzün ve kolların mesh edilmesidir. Bundan
başka tslam’da cinsel boşalma, adet kesilmesi, lohusalığın sona ermesi
gibi durumlarda gusül abdesti denilen bir boy abdesti alınır. Ağza ve
burna su verilip bütün vücudun yıkanması ile yapılan gusül abdesti çeşitli ibadetler için gerekli görülür.
Ey İnananlar, namaza kalktığınızda yüzlerinizi, dirseklere kadar ellerinizi, başlarınızı mesh edip topuk kemiklerine kadar
ayaklarınızı yıkayın. Eğer cünüpseniz yıkanıp temizlenin; şayet
hasta veya yolculukta iseniz veya ayakyolundan gelmişseniz
yahut kadınlara yaklaşmışsanız ve su bulamamışsanız temiz bir
. toprağa teyemmüm edin, yüzlerinizi, ellerinizi onunla mesh
edin. Allah sizi zorlamak istemez, Allah sizi arıtıp üzerinize
. olan nimetini tamamlamak ister ki şükredesiniz (5.Mfüde, 6).
1slam’ da temel ibadetler arasında bir diğeri oruç tutmaktır.
Kur’an’da “Sizden öncekilere yazıldığı (farz kılındığı) gibi korunasınız
diye sizin üzerinize de oruç yazıldı.” (2. Bakara, 183) denilerek orucun
geçmiş toplumlara olduğu gibi Müslümanlara da farz olduğu belirtilmektedir. Oruç, belirli bir zaman diliminde (sabahtan akşama) bir şey
yememek, içmemek ve cinsel ilişkiden uzak durmak ile yapılan bir ibadettir. Kameri takvime göre hesaplanan ve bazen otuz bazen de yirmi
dokuz gün olan, Ramazan ayında tutulan bir aylık oruç bütün Müslümanlara farzdır. Ancak hastalık, yolculuk gibi özrü nedeniyle bu günlerde oruç tutamayanlar, özürleri sona erdiğinde oruçlarını tutarlar; hastalık ya da yaşlılık nedeniyle tutamayacak durumda olanlar ise yoksulara
fidye verirler (2. Bakara, 184-185).
Oruç, İslam’da yapılması gereken bazı ibadetleri yerine getirme
konusunda imkansızlık yaşayanlar ya da bazı olumsuz davranışlarda bulunanlar için bir fidye olarak da görülür. Örneğin yeminlerini yerine getirmeyenler ya da ihramlı iken av yapanlar için öngörülen fidyeden birisi
de oruç tutmaktır (5. Maide, 89, 95); yine Umre ile ilgili kurban kesme
konusunda bunu bulamayanın oruç tutması istenir (2. Bakara, 196).
Zekat ise Kur’an’ da namazla birlikte sıklıkla vurgulanan ibadetler
arasındadır (ör. 33. Ahzab, 33; 2. Bakara, 43, 83, 1 10, 177; 93. Beyyine,
5; 31. Lokman, 4). Tıpkı oruç ve namaz gibi zekatın da tarih boyu peygamberler aracılığıyla insanlara farz kılındığına işaret edilir; örneğin Hz.
İbrahim, Hz. ishak, Hz. Yakub ve Hz. İsa gibi peygamberlere de bunun
emredildiği hatırlatılır (21. Enbiya, 72-73; 19. Meryem, 31). Belirli bir
zenginliğe sahip olan Müslümanların yapması gereken bir ibadet olan
zekat, malın ya da paranın bir kısmını fakirlere ve diğer ihtiyaç sahiplerine vermekten ibarettir:
Zekatlar, Allah’tan bir farz olarak yoksullara, düşkünlere, onu
toplayan memurlara, kalpleri ısındırılacaklara verilir; kölelerin, borçluların, Allah yolunda olanların ve yolda kalanların
uğrunda sarf edilir. Allah bilendir, hakimdir (9. Tevbe, 60).
İslam’ da bir diğer temel ibadet hacca gitmektir. Zekat vermek gibi hacca gitmek de mali durumu uygun olan Müslümanların yapmaları gereken bir ibadet biçimidir. Belirli aylarda yapılması gereken hac ibadeti
Mekke’de yapılır. Hac için ihrama girmek, Kabe’yi tavaf etmek ve Arafat’ta bir müddet zaman geçirmek (vakfe) gerekir. Ayrıca Safa ile Merve
arasında gidip gelme (sa’y yapma), cemerata taş atma ve kurban kesme gibi ibadetler de hac bağlamında yapılır. Yine hac için ihrama girmiş
olan kimsenin kavga ve sataşma gibi olumsuz davranışlardan daha fazla sakınması ve cinsel ilişkiden uzak durması da gerekir (2. Bakara, 197). Hac, Müslümanların yıllık olarak yaptıkları bir genel toplantı, bir kongre özelliğiyle de dikkati çeker. Dünyanın hemen her tarafından gelerek kutsal topraklarda buluşan Müslümanlar, hac vesilesiyle birbirleriyle kaynaşma, tanışma ve görüşme imkanı da bulur.
Hacca benzeyen ancak yılın herhangi bir zamanında yapılabilen
Umre ise nafile bir ibadet olarak düşünülür.
İslam’ın şartları arasında sayılan kelime-i şahadet, bir bakıma İslam’a giriş anahtarı gibidir. Allah’a ve Resulüne imanın ifadesi olan bu
cümle besmele gibi bir Müslümanın yaşamında en sık tekrarladığı ifadeler arasındadır:
Şahadet ederim ki Allah’tan başka bir ilah yoktur ve şahadet
ederim ki Muhammed onun kulu ve resulüdür.
İslam’ın şartları olarak zikredilen bu temel ibadetlerin dışında
kurban kesmek ve sadaka vermek gibi ibadetler de bir Müslümanın yaşamında oldukça önemlidir. Vacip mi yoksa sünnet mi olduğu konusunda mezhepler arasında bazı farklılıklar olmakla birlikte kurban kesmek,
mali durumu elverişli olan Müslümanların yaptıkları bir ibadettir.
Kur’an’da kurbanların etlerinin ve kanlarının değil kurban kesenlerin
takvasının Allah’a ulaşacağı bildirilmektedir (22. Hac, 37).

DHBT
22 Kasım 2020 Pazar
ÜYELİK

Üye OlŞifremi Unuttum

2018 YILI 9500 KUR’AN KURSU ÖĞRETİCİSİ, İMAM HATİP VE MÜEZZİN KAYYIM ALIMI TABAN PUANLARI 2018 Yılı 9500 Kur’an Kursu Öğreticisi, İmam Hatip ve Müezz... Devamı

Tüm hepsinde aşağıda verilen şekilde ki gibi olacaktır.   KPSS Genel Yetenek : %15 KPSS Genel Kültür : %15   DHBT 1 : %30   DHBT 2 : %40   Ortaöğreti... Devamı

Merakla beklenen 2018 DHBT sınavı 09. Aralık Pazar günü Ösym tarafından  belirlenen sınav merkezlerinde gerçekleştirilecek. Sınav sonuçları ise 04.01... Devamı

KPSS SONUÇLARI NE ZAMAN AÇIKLANACAK? ÖSYM tarafından yapılan duyuru ile KPSS sonuçlarının açıklanma tarihi netlik kazandı. ÖSYM’nin sınav takvi... Devamı

a) DHBT, çoktan seçmeli test olarak uygulanacaktır. b) DHBT’nin ilk bölümü (DHBT-1) temel din bilgisisorularından oluşacaktır ve tüm öğrenim düzeyler... Devamı

Tüm hepsinde aşağıda verilen şekilde ki gibi olacaktır.   KPSS Genel Yetenek : %15    Dini Haberlerim KPSS Genel Kültür : %15   DHBT 1 : %30   DHBT 2... Devamı